Berlin'de Troya'ya Ait Bir Sikke Bulundu

Berlin'in Spandau semtinde yürüyüşe çıkan 13 yaşındaki bir çocuk, Troya'ya ait nadir bir antik tunç sikke buldu. MÖ 281 ile 261 yılları arasında, Ilion'daki darphane tarafından basılmıştı. Şu anda PETRI Müzesi'nde sergilenen sikke, Berlin şehir sınırları içinde bugüne kadar keşfedilen ilk Troya antik eseri olma özelliğini taşıyor.

Ilion’da darp edilmiş Hellenistik dönem sikke MÖ 281 – 261 ©Ulrike Scheiben, Museum of Prehistory and Early History

Bu sikkenin basıldığı dönemde Ilion kenti, arkeologlar tarafından kazı katmanlarına dayalı bir numaralandırma sistemi uyarınca “Troya VIII” olarak bilinmektedir. Kent, Hitit dönemine ait Tunç Çağı Troya VI kalesinin (MÖ 1500 civarı) ayakta kalan surları içinde inşa edilmiştir. MÖ 700'deki kuruluşundan itibaren Troya VIII, refah ve büyüme dönemine girmiştir. Athena Ilias tapınağı, bölgenin önemli bir dini merkeziydi ve Homeros efsanelerindeki kahramanların mezarlarına saygılarını sunmak için klasik dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri çekiyordu. Büyük İskender bile tapınağı ziyaret etmiş ve mezarlara kurban sunmuştur.

Hellenistik dönemde, kentin her yıl düzenlenen Panathenaia festivali çok sayıda hacı çekiyordu ve festivalin bir parçası olan pazarda ticaret oldukça canlıydı. Bu durum, MÖ 278’de Galyalılar’ın Yunanistan ve Balkanlar’ı işgal etmelerinde kenti bir hedef haline getirdi; MÖ 1500’lü yıllarda Troya VI’nın kuzey Anadolu’dan gelen sakinleri tarafından inşa edilen ve o zamana kadar yıkılmaya yüz tutmuş surları da bu duruma katkıda bulundu. Galyalılar şehri yağmaladılar, ancak şehir MÖ 85'te Gaius Marius ve Lucius Cornelius Sulla'nın yandaşları arasındaki iç savaş sırasında Romalı general Gaius Flavius Fimbria tarafından kuşatılıp yıkılana kadar ayakta kaldı.

Madeni paranın her iki yüzünde de Ilion'un koruyucu tanrısı yer almaktadır. Ön yüzünde, tanrıça Athena'nın en karakteristik özelliklerinden biri olan Korint miğferini takmış haldeki profil portresi bulunmaktadır. Arka yüzünde ise Athena Ilias, kalathos (başlık) takmış, sağ elinde mızrağı, sol elinde ise iğ tutarken gösterilmektedir. Çapı 12 mm ve ağırlığı 7 gramdır.

Arkeologlar ilk başta madalyonun “modern bir kayıp” olup olmadığını merak ettiler; belki de son yıllarda bir koleksiyoncu tarafından düşürülmüştü. Ancak, buluntu alanında yapılan profesyonel kazı çalışmaları çok daha derin bir bağlantıya işaret ediyor.

Bu alanın, Tunç Çağı ve Demir Çağı mezar kalıntıları, Roma dönemi eserleri ve hatta bir ortaçağ Slav bıçağı parçası içeren, çok katmanlı bir tarihi alan olduğu ortaya çıktı. Bu “arkeolojik bağlam”, madalyonun geçen hafta birinin cebinden düşmüş olmaktan ziyade, yüzyıllar önce bu bölgeye ulaşmış olabileceğini düşündürüyor.

Kuzey Avrupa’da bir Troya sikkesinin bulunması, büyüleyici bir bilmece oluşturuyor. Tarihçiler, sikkenin muhtemelen antik ticaret yolları üzerinden buraya ulaştığına inanıyor. Akdeniz ve Baltık bölgeleri, güneyli tüccarların mallarını kuzeydeki değerli kehribar ile takas ettikleri Kehribar Yolu ile birbirine bağlanıyordu.

İlginç bir şekilde, sikke altın veya gümüşten değil tunçtan yapıldığı için maddi değeri çok düşüktü. Bu da sikkenin büyük bir ticari işlemde kullanılmadığını düşündürüyor. Bunun yerine, mezar kalıntılarının yakınında bulunması, sikkenin sembolik veya ritüel bir amaçla kullanıldığını akla getiriyor; belki de bir tılsım, uzun bir yolculuğun hatırası veya ölüler için bir adak olarak saklanmış olabilir.

Kaynak: The History Blog

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER