Denizli Ekşi Höyük'te 8200 Yıllık İplik Atölyesi Bulundu

Denizli'nin Çal ilçesinde yer alan Ekşi Höyük'te 8200 yıllık bir iplik eğirme atölyesi tespit edildi. Arkeologlar, bir fırının yakınında, üzerlerinde kurutuldukları saman hasırın izlerini taşıyan örnekler de dahil olmak üzere, tamamlanmamış kil iplik eğirme aletleri buldular.

Ekşi Höyük'ten iğ ve dokuma tezgahı ağırlıklarına ait örnekler. ©Höyük Türk Tarih Kurumu

Höyük'te yayınlanan bir makalede, arkeologlar Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Bora Temür, yaklaşık MÖ 6200-6000/5900 yıllarına tarihlenen bir döneme ait tekstil ile ilgili buluntuları incelediler. Çalışmaları, aletlerin nerede yapıldığını ve tekstil işinin yerleşimdeki haneler arasında nasıl yayıldığını göstermektedir.

Ekşi Höyük'ün Batı Anadolu'daki konumu. ©Höyük Türk Tarih Kurumu

9 numaralı binada yapılan kazılarda, diğer kil objeler arasında altı adet pişirilmemiş iplik eğirme aleti bulundu. Bazılarının yüzeylerinde, zemine temas etmiş olan hasırın izleri kalmıştı. Araştırmacılar, iplik eğirme aletlerinin pişirilmeden önce kuruması için orada bırakıldığını öne sürüyor; kazılan diğer binalarda bu üretim aşamasına dair benzer bir kanıt henüz bulunamadı.

Makalede bahsedilen 4. Faz yapıları. ©Höyük Türk Tarih Kurumu

İplik eğirme ağırlığı, liflerin ipliğe bükülmesine yardımcı olmak için iğ ucuna takılan bir ağırlıktır. Bu yerleşim evresinde yapılan kazılarda 57 adet kil iplik eğirme ağırlığı bulunmuştur. Dedeoğlu ve Temür, bunların yerlerini haritalandırarak, özellikle yuvarlak uçlu apsidal yapılarda yoğunlaştıklarını tespit etmişlerdir.

9 No'lu Binadan yerinde bulunan buluntular (e), saman hasır izleri taşıyan pişmemiş iğ iplikleri (c, d), 5 No'lu Binada ortaya çıkarılan "dokuma mekiği" (a), 4. Aşamadan ip izleri taşıyan bir iğne örneği (b) ©Höyük Türk Tarih Kurumu

9 numaralı bina, aletlerin yapımına dair en güçlü kanıtı sunmaktadır. Diğer evlerden elde edilen buluntular, orada tekstil işlerinin yapıldığına işaret etmektedir: 5 numaralı binada iğ uçları, iki kemik bız ve dokuma mekiği olarak kullanılmış olabilecek oluklu bir kemik obje bulunmuştur. İğneler ve iki kil ağırlık da kanıtları desteklemektedir, ancak araştırmacılar Ekşi Höyük'te bir dokuma tezgahı bulduklarını iddia etmemektedirler.

Buluntulardan biri, yerleşim yerindeki tekstil ürünlerine farklı bir bakış açısı sunuyor. Kilden yapılmış bir figür, kırmızı ve bej renkli haç desenli bir giysi giymiş bir üst bedeni tasvir ediyor. Bu, giysilerin nasıl temsil edilebileceğini gösteriyor, ancak arkeologlara Ekşi Höyük halkının tam olarak hangi kumaştan giysiler giydiği konusunda bilgi vermiyor.

Kırmızı ve bej renkli haç desenli bir giysi giymiş kil figürin. ©Höyük Türk Tarih Kurumu

Çalışmada incelenen döneme ait hiçbir tekstil ürünü günümüze ulaşmamıştır, bu nedenle iplik yapımında kullanılan lifler bilinmemektedir. Bölgede koyun kemikleri bulunmuştur, ancak bunların varlığı tek başına bölge sakinlerinin yün ipliği ürettiğini kanıtlamaz.

Denizli'nin başka bir yerinde, Beycesultan'da arkeologlar, Tunç Çağına ait tekstil parçalarının yanı sıra tekstil üretimiyle ilişkili aletler de buldular.

Buluntular, Neolitik bir topluluğun tekstil işçiliğini evlerinde yaptığını ortaya koyuyor; bir binada ise nadir bir alet üretim izi korunmuş durumda. Ekşi Höyük'te, tamamlanmamış bir iplik eğirme aletinin altındaki hasır izi, bitmiş kumaşın kaybolduğu bir sürecin küçük bir aşamasını ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor.

Kaynak: Anatolian Archaeology

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER