DNA Analizine Göre Lovell Şamanı Bir Kadındı
DNA analizi, Tunç Çağı bireyinin erkek olduğu yönündeki önceki varsayımı alt üst eden 'kesin kanıtlar' sunuyor.
- Yazar : Aktüel Arkeoloji
- Tarih : 2026-07-16 08:50:15
Görsel yapay zeka ile oluşturulmuştur.
Müzelerde sakallı bir ruhani lider ve metal işçisi olarak tasvir edilen Tunç Çağına ait Upton Lovell Şamanı'nın, yapılan DNA analizleri sonucunda, aslında bir kadın olduğu anlaşıldı.
Mezarda bulunan 4.000 yıllık iskelet, kapsamlı taş balta koleksiyonu, metal işleme aletleri ve özenle yapılmış bir tören pelerininin kalıntılarıyla birlikte, Britanya'daki en önemli Tunç Çağı mezarları arasında kabul ediliyor.
Eserler yaklaşık MÖ 1800 yılına tarihleniyor; bu dönemde metal işçilerinin kaya parçalarını erimiş metale dönüştürme yeteneği onlara toplumda özel, hatta belki de manevi bir konum kazandırmış olmalıydı. Birçok kişi bu tür rollerin erkeklere özgü olduğunu varsaymıştı, ancak son analizler bu algıyı tamamen değiştirdi.
Kalıntıları elinde bulunduran Wiltshire Müzesi'nin direktörü David Dawson, "Bu, önceki varsayımları tamamen alt üst ediyor. Kadınların toplumdaki konumuna dair muhteşem bir ifşaat. Erkeklerin her şeyi yaptığı, erkeklerin lider olduğu, erkeklerin metal işçisi olduğu varsayımına çok alışkınız. Burada, bir kadın metal işçisine dair kesin kanıtımız var. Ve metal işçiliği, o dönemin uzay bilimiydi."
Mezarda bulunan objeler. ©Wiltshire Museum
İlk olarak 1801'de Stonehenge'in yaklaşık 16 kilometre batısındaki Upton Lovell köyünde keşfedilen mezarda, neredeyse tamamen korunmuş bir iskeletin yanı sıra, boyun ve bacakların etrafına yerleştirilmiş, törensel bir pelerin ve muhtemelen bir kemik kolyeyi düşündüren, delik deşik edilmiş hayvan kemikleri bulunmuştur.
İskeletin yanında, metal işçiliğiyle ilgili çeşitli eşyalar bulundu; bunlar arasında yaban domuzu dişleriyle süslenmiş bir kesenin kalıntıları, fincan şeklinde oyulmuş dört fosil sünger, çakmak taşları, metal işleme kalemleri ve metalin kalitesini değerlendirmek için kullanılabilen koyu renkli bir taş olan bir ölçü taşı yer alıyordu.
Dawson, "Bu, onun mesleğine olan derin anlayışını gösteriyor," dedi. "Geride bıraktığı insanlar, alet çantasını öbür dünyaya da götürmesini istediler."
Daha önceki bir analiz, taşların yüzeylerinde altın izlerine rastlandığını ortaya koymuştu; bu da kişinin kemik, ahşap veya bakırdan yapılmış bir "çekirdek" içeren ve ince bir altın tabakasıyla kaplanmış tokalar gibi süs eşyaları üretmiş olabileceğini düşündürmektedir.
Mezarda bulunan balta başlığı. ©Wiltshire Museum
Mezarda ayrıca Cornwall'dan getirilen yeşil taştan yapılmış, savaş baltası olarak tanımlanan bir alet de bulundu. Dawson, "Bunun savaşmak için mi yoksa domuz kızartması yapmadan önce bir hayvanı sersemletmek için mi kullanıldığından emin olamıyoruz" dedi.
Dik oturur pozisyonda bir iskelet içeren ikinci bir mezarın daha önce şamanın karısına ait olduğu varsayılıyordu, ancak bu iskelet kaybolmuştur.
Bulgular, Londra'daki Francis Crick Enstitüsü'nde açılacak olan ve genetik tekniklerin eski insanların hareketleri ve yaşamları hakkında nasıl yeni bilgiler sağladığını inceleyen yeni bir antik DNA sergisinde ortaya konuyor.
Upton Lovell iskeleti, Britanya'da kalay ve bakırın (tunç yapımında kullanılan) alışılmadık derecede değerli bir kombinasyonunun bulunduğu bir dönemde yaşamış olan bireyin soyunu daha iyi belirlemek amacıyla başlangıçta DNA analizine gönderildi. Bu analizin tüm ayrıntıları henüz açıklanmadı, ancak şamanın o dönemde Britanya'da yaygın olan Çömlekçi Kültürü (Beaker) soyundan geldiği anlaşılıyor. Bununla birlikte, iskeletin biyolojik cinsiyeti sürpriz oldu.
Mezarda bulunan taş eserler. ©Wiltshire Museum
Crick Enstitüsü'ndeki antik genomik laboratuvarının kıdemli grup lideri Pontus Skoglund, "Antik DNA alanı son yirmi yılda teknik kapasite açısından büyük ilerleme kaydetti ve artık daha önce erişilemeyen sorulara cevaplar veriyor. Bunu arkeologlara sunmak gerçekten çok güzel bir duygu."
Ekip daha sonra bir diş ve bir ayak parmağı olmak üzere iki kemiği daha inceledi ve tutarlı sonuçlar elde etti; mezarda birden fazla iskelet olduğuna dair hiçbir kanıt bulunamadı.
Kemiklerin detaylı analizi, bireyin Tunç Çağı kadını için uzun boylu (165 cm) ve sağlam yapılı olduğunu gösterdi. Ayrıca sağ bileğinde (sol bilekte değil) artrit belirtileri vardı; bu da hayatının büyük bir bölümünde birlikte gömüldüğü metal işleme aletlerini tekrar tekrar kullandığını düşündürmektedir.
Serginin yönetim kurulu üyesi olan klasik bilimci ve yayıncı Profesör Mary Beard, antik DNA'nın geçmişe dair anlayışımızın bazı önemli kısımlarını dönüştürme potansiyeli taşıdığını söyledi. "Çoğu zaman, antik bir iskeletin cinsiyetini kısmen cinsiyet ve toplumsal cinsiyet rolleri hakkındaki kendi varsayımlarımıza dayanarak belirledik; eğer kılıçla gömülmüşse erkek, kolyeyle gömülmüşse kadındır," dedi. "Upton Lovell şamanında olduğu gibi, DNA analizi bu varsayımları düzeltmemize ve geçmişteki erkek ve kadın rollerini -ve belki de kendi dünyamızdaki rolleri de- daha derinlemesine düşünmemize yardımcı olabilir."
Kaynak: The Guardian
EN ÇOK OKUNANLAR
Altınlarla Donatılmış Trakyalı Savaşçı Mezarı Bulundu
Arkeologlardan oluşan bir ekip, Bulgaristan'ın Topolovgrad kenti yakınlarındaki Kapitan Petko Voyvoda köyünde çok heyecan verici bir keşifte bulunarak, Trakyalı bir savaşçının mezarını ve altından oluşan pek çok eseri ortaya çıkardı.
- Trakyalı
- Trak
- Savaşçı
- Süvari
- Mezar
- Altın
- Yüzük
- Hançer
- Zırh
- Hazine
- At
- Bulgaristan
- Thracian
- Thracian
- Warrior
- Cavalry
- Tomb
- Gold
- Ring
- Dagger
- Armour
- Treasure
- Horse
- Bulgaria
- Arkeoloji
- Tarih
- Sanat
- Sanat Tarihi
- Antik
- Kültür
- Medeniyet
- Archaeology
- Archaeological
- History
- Art
- Art History
- Heritage
- Culture
- Civilization
- Haber
- Gündem
- Güncel
- Aktüel
- Arkeolojik Haber
- Archa
Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu
Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.


