Karaman’da Eski Türk İşaretlerine Benzeyen Kaya Oymaları Keşfedildi

Karaman’ın, Binbir Kilise arkeolojik bölgesinde, ortaçağ kilisesinin yakınlarında Eski Türkçe harflere ve tamga sembollerine benzeyen kaya oymaları keşfedildi.

Araştırmacılar, köşeli işaretlerin Orta Çağda Karadağ bölgesinde aktif olan Türk topluluklarıyla bağlantılı olabileceğine inanıyor. Ancak henüz kesin bir okuma veya kesin bir tarih belirlenemedi.

Oymalar, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu'nun önderliğinde yapılan arkeolojik yüzey araştırması sırasında kaydedildi.

Bu işaretler, ortaçağ kilisesinin yakınındaki büyük bir kayanın üzerinde bulundu. Düz ve köşeli biçimleri, daha önce bölgede belgelenen grafitilerin çoğundan farklılık gösteriyor.

Ön gözlemler, işaretlerin bazılarının Eski Türkçedeki runik yazı karakterlerine benzediğini göstermektedir. Diğerleri ise Türk topluluklarının aileleri, klanları veya kabile gruplarını tanımlamak için kullandığı amblem benzeri işaretler olan tamgalar olabilir.

Bu ayrım önemini koruyor. Bir tamga mutlaka yazılı bir metnin parçası olmak zorunda değildir ve benzer geometrik işaretler, tarihlerine ve arkeolojik bağlamlarına bağlı olarak farklı anlamlara sahip olabilir.

Binbir Kilise, Karaman'ın kuzeyinde, Karadağ volkanik kütlesinin üzerinde ve çevresinde yer almaktadır. Bu isim, 1001 kilisenin kesin sayısını değil, bir zamanlar bölgeye yayılmış olan çok sayıda dini yapıyı ifade etmektedir. Bölgede Bizans kiliseleri, şapelleri, manastırları, mezarları, evleri, sarnıçları ve sur yapıları bulunmaktadır. Önemli arkeolojik alanlar arasında Madenşehir, Değil ve Başdağ yer almaktadır.

Günümüze ulaşan Hristiyan anıtlarının çoğu, Karadağ'ın Orta Anadolu'da önemli bir dini ve yerleşim bölgesi haline geldiği Bizans dönemine aittir. Bu bölge, Bizans döneminden çok önce ve sonra da kullanılmıştır. Aynı bölgede Hitit yazıtları, Roma kalıntıları, Orta Çağ Hristiyan yapıları ve daha sonraki Türk dönemine ait izler günümüze kadar ulaşmıştır.

Eski Türkçe, Göktürk veya Orhun yazısı olarak da bilinir ve bir Türk dilini kaydetmek için kullanılan bilinen en eski yazı sistemidir. En bilinen örnekleri, İkinci Türk Kağanlığı döneminde, günümüz Moğolistan'ında bulunan sekizinci yüzyıla ait Orhun yazıtlarıdır.

Bu yazı sistemi, karakterlerinin çoğunun düz çizgilerden ve keskin açılardan oluşması nedeniyle sıklıkla "runiform" olarak tanımlanır. Bu görünüm, işaretleri taş veya ahşap üzerine oymaya oldukça uygun hale getirmiştir.

Görsel benzerliğe rağmen, Eski Türk yazısı, Kuzey Avrupa'da kullanılan Cermen runik yazısıyla doğrudan ilişkili değildir.

Eski Türk yazıtları Moğolistan, güney Sibirya ve Orta Asya'nın bazı bölgelerinde belgelenmiştir. Bölgesel farklılıklar genellikle Orhun ve Yenisey gelenekleri altında gruplandırılır.

Binbir Kilise oymalarının niteliğini belirlemek daha yakından inceleme gerektirecektir.

Araştırmacıların, işaretlerin yönünü, sırasını ve yönelimini incelemeleri ve bunları güvenilir bir şekilde belgelenmiş Eski Türkçe yazıtlar ve Orta Çağ tamgalarıyla karşılaştırmaları gerekecektir.

Oyulmuş yüzeylerin yüksek çözünürlüklü fotoğrafçılığı, fotogrametrisi ve mikroskobik analizi de işaretlerin aynı anda oluşturulup oluşturulmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Arkeolojik bağlam da aynı derecede önemli olacaktır. Güvenilir tarihleme kanıtı olmadan, oymalar henüz belirli bir Türk grubu veya tarihi olayla kesin olarak ilişkilendirilemez.

Araştırmacılar, sembollerin Orta Anadolu'nun ortaçağ döneminde yeni bir siyasi ve kültürel aşamaya girmesinin ardından bölgede aktif olan topluluklara ait olup olamayacağını inceliyor.

Şimdilik, bu oymalar kesin bir yazıt olmaktan ziyade, eski Türkî işaretler veya kabile tamgaları olarak tanımlanabilir.

Daha ileri çalışmalar, bunların okunabilir bir metin oluşturup oluşturmadığını, çeşitli grup kimliklerini temsil edip etmediğini veya tamamen farklı bir geleneğe ait olup olmadığını belirleyebilir.

Bu ön aşamada bile, keşif, Hitit döneminden Bizans ve Türk dönemlerine kadar çeşitli topluluklar tarafından şekillendirilen Binbir Kilise'nin uzun tarihine yeni bir boyut katıyor.

Kaynak: Anatolian Archaeology

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER

Kredi kartı ödeme bilgilendirmesi