A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Akmoneia Mozaikleri » Aktüel Arkeoloji

Akmoneia Mozaikleri

Gymnasiarkhosluk veya gymnasiarkheslik gymnasionlardaki eğitim öğretim faaliyetlerinin ve özellikle de agonların yani spor müsabakalarının yöneticiliği anlamına gelmektedir. Akmoneia’daki gymnasion yapısında ortaya çıkan mozaik döşeme üzerinde iki yanda simetrik iki kadın figürü (Gymnasiarkhia) ve aralarında karşılıklı spor yapan altı çıplak genç ile çeşitli figürler olduğu tespit edilmiştir.

Akmoneia (Ahatköy) Gymnasion’unda bulunan taban mozaikleri

 

2000 yılı Mayıs ayı başında Uşak ili, Banaz ilçesi, Ahat köyü yakınlarında yer alan Akmoneia antik kentinde kaçak bir kazı sonucunda ortaya çıkan bir mozaik ile ilgili olarak Uşak Müzesi bir kurtarma kazısı başlatmıştır. Müze müdürü Kazım Akbıyıkoğlu’nun yürüttüğü kurtarma çalışmalarında Roma Dönemine tarihlenen bir gymnasion ortaya çıkarılmıştır.  Güney-kuzey istikametinde uzanan bu yapının apsis kısmının tabanında ortaya çıkarılan mozaik döşeme üzerinde iki yanda simetrik iki kadın figürü (Gymnasiarkhia) ve aralarında karşılıklı spor yapan altı çıplak genç ile çeşitli figürler olduğu tespit edilmiştir.

Gymnasiarkhosluk veya gymnasiarkheslik, gymnasionlardaki eğitim öğretim faaliyetlerinin ve özellikle de agonların yani spor müsabakalarının yöneticiliği anlamına gelmektedir. Buradaki mozaikte bu eylem bir kadın figürü olarak kişileştirilmiş (personifikasyon) ve bu, mozaik üzerinde yer alan bir yazıtla da belirtilmiştir. Mozaik üzerindeki diğer yazıtlardan Akmoneia’da yapılan bir festivaldeki yarışmalar için İskenderiye kentinden sporcuların geldiği de anlaşılmıştır. Mozaik üzerinde betimlenen sahnelerde ise güreş, voleybol ve boks müsabakalarının canlandırıldığı görülmektedir. Apsis kısmı da dahil olmak üzere 32 metre uzanan salonda lacivert ve beyaz mozaiklerden oluşan taban mozaiği yer almaktadır.

6 işçi, Ege Üniversitesinden gönüllü 2 öğrenci ile çok zor şartlar altında yürütülen, toplam 200 m2’yi  aşan taban mozaiklerinin kazı çalışmaları, o dönemde Arkeoloji ve Sanat Yayınları ile Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları A.Ş. tarafından sağlanan destekle devam ettirilmiştir. Yapının taban altında 1 metre yüksekliğinde ve 75 cm genişliğinde bir kanal bulunmuş ve kanalın temizliği yapılmıştır.

Aynı noktalarda tahminen MS 1. veya 2. yüzyıllara, Roma Dönemine tarihlenen bir erkek heykeli çıkmıştır. Yapı içerisinde bulunan heykel bugüne kadar burada bulunan üçüncü heykeldir. İlk iki heykel 1954 yılında aynı yerde ele geçmiş ve Afyon Müzesine götürülmüştür.

Ancak 30 Temmuz 2000, Pazar gecesi gelen tarihi eser hırsızları apsisteki taban mozaiğinin figürlerinden birini kesip kazının yakınındaki bağ evinden söktükleri kapının üzerinde taşıyarak götürmüşlerdir. Uşak Müzesi Müdürü Kazım Akbıyıkoğlu ve Banaz Kaymakamı Cumhur Taşbaşı’nın girişimleriyle yakalanan bu tarihi miras düşmanları ne yazık ki çıkarıldıkları mahkemede serbest bırakılmışlardır.

Ahat köylüleri de ülke turizminde kendilerinin de yeni bir ziyaret merkezi olmasını sağlayacak bu mozaiğin yitirilmesinden büyük üzüntü duymuşlardır. Çalınan ve daha sonra bulunan mozaikte “Othesia” adı altında yapılan müsabakaların (agon) kişileştirilmesini gösteren kadın figürü yer almaktadır.

Dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın “tarihi eserlerin ortaya çıkarılıp perişan olacağına toprak altında kalmasının daha uygun olduğunu” açıklaması üzerine Tykhe mozaiğinin de çalınmayan bölümleri naylonla kapatılmış  üzeri de kumla örtülmüştür. Ancak mozaikler, uzun süre naylon altında kalınca büyük ölçüde deforme olarak özgün niteliklerinin çoğunu yitirmiş, daha sonra açıldığında 240 metrekarelik bu eşsiz eserin göz göre göre büyük bölümünün tahrip olduğu anlaşılmıştır.

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız