Denizli Hisar (Attouda) Mahallesi Somut Olmayan Kültürel Miras Belgeleme Çalışmaları

Denizli İli, Sarayköy İlçesi’nin Hisar Mahallesi’nde bulunanAttouda, antik dönemde Karia ve Phrygia bölgeleri arasındaki sınırı oluşturan önemli bir dağ kentidir. Meter Adrastos ve Men Karou gibi önemli kültlere sahip bu kutsal yerleşim, Salbakos (Babadağ) Dağı’nın kuzeyindeki doğal bir tepe üzerinde konumlandırılmıştır. Kentle ilişkili epigrafik veriler, Attouda’nın MÖ 2. yüzyılda ön plana çıktığını ve Pergamon Krallığı ile bağlantılı olduğunu göstermiştir.

  • Yazar : Bilge Yılmaz Kolancı - Gürkan Semiz - Mustafa Ekmekci
  • Tarih : 3 ay önce

MÖ 1. yüzyılda kendi adıyla gümüş ve bronz sikke basmaya başlayan kent, Roma İmparatorluk Döneminden itibaren hızlı bir gelişim atağı yakalamıştır. Attoudalı ünlü Carminii ailesinin Küçük Asya’da ve bölgede önemli siyasi görevlerde bulunmaları kentin Roma İmparatorluk Döneminde yakaladığı gelişime önemli bir katkı sağlamıştır. Attouda’nın, söz konusu dönemde yakın komşusu Trapezopolis kentiyle birlikte önce bir Karia Birliği olan Alabanda Conventusu’na, daha sonra ise Aphrodisias Conventusu’na bağlandığı bilinmektedir. Diokletianus Dönemi ve sonrasında yapılan düzenlemelerle birlikte Phrygia Conventusu içine dâhil edilen Attouda bölgedeki diğer kentlerde olduğu gibi özellikle MS 6. yüzyıldan sonra zayıflamaya başlamış ve Bizans Döneminde eski önemini kaybetmiştir. 

Attouda antik kentinin üzerine kurulan Hisarköy, Osmanlı Döneminde Lazıkıyye (Denizli) kazasına bağlı önemli köylerden biridir. Türk fetihleri sırasında Attouda kenti hakkında bilgi sahibi olunmamakla birlikte o tarihlerde yerleşim biriminin kent özelliğini kaybettiği ancak 13. yüzyılda bölgenin bugünkü etnik yapısını kazandığı düşünülmektedir. Hisarköy’ün içinde bulunduğu bölge 1429 yılında Osmanlı topraklarına katılmış, fetih usullerine göre üç sancağa ayrılmış olup Hisarköy Kütahya Sancağı’na bağlanmıştır. 

16. yüzyıla ait Tahrir defterlerinde Lazıkıyye’nin 4 nahiyesinden biri olan İbsili’nin merkezi Hisarköy’dür. 1844-1845 yıllarına ait Temettuat defterine göre Hisarköy’de 139 hanede 695 nüfus yaşamakta olup bu sayının tamamı Müslüman Türk vatandaşlardan oluşmaktadır. 1890 yılında bu sayının 893’e, 1940 yılında 945, 1945 yılında ise 1008 kişiye ulaştığı görülmektedir. Attouda antik kenti üzerinde günümüzde varlığını  devam ettiren Hisarköy yerleşimi sahip olduğu kültürel dokusu ile çok katmanlı ve eşsiz bir kimlik kazanmıştır. Bu nedenle, ilk olarak İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla 1988 yılında “I. Derece arkeolojik sit alanı” ilan edilmiştir. Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2009 yılında aldığı karara göre Hisarköy yerleşimine ait 143 adet tescilli yapı bulunmaktadır. 2013 yılında ise Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararıyla “kentsel arkeolojik sit alanı” ilan edilmiştir. Burada yaşayan vatandaşların büyük bölümü Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kararıyla Çamlar Mevkii olarak isimlendirilen ve Hisarköy’e 2 kilometre mesafedeki toplu konut projesiyle yapılan yeni yerleşime taşınmıştır. Zamanında alınan sit kararları, Hisarköy’deki kırsal dokunun ve sivil mimarinin aynı şekilde bozulmadan günümüze gelmesini sağlamıştır. Ancak vatandaşların yeni yerleşime taşınmasıyla birlikte terkedilen ve birçoğu tescilli olan eski köy evleri bakımsızlık ve doğal etmenler sebebiyle hızlı bir bozulma sürecine girmiştir. 

 

Evlerin birçoğunda yapısal problemler oluşmuş, bir kısmı ise tamamen yıkılmıştır. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve dokumacılığa dayanan Hisarköy hem bu taşınma hem de kısıtlı ekonomik ve sosyal imkândan dolayı çok fazla göç vermiş, günümüz basınında “hayalet köy” olarak isimlendirilmiştir. Bugün eski yerleşimde yaşayan ve ekonomik nedenlerle yeni alana taşınmayı kabul etmeyen yaklaşık 25 kişi bulunmaktadır. Hisarköy’de yaşanan bu süreç, burada yaklaşık olarak 2.200 yıldır neredeyse kesintisiz devam eden kültürel dokunun hızlı bir şekilde tahrip olmasına da sebep olmuştur. 1945 yılı kayıtlarında 1008 kişi olan nüfusun günümüzde yaklaşık olarak 25 kişiye düşmesi, yerleşimde yaşanan bu kültürel tahribatın bir an önce kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara bilimsel verilerle aktarılması konusunu gündeme getirmiştir. Pamukkale Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen ve tarafımızdan yürütülen 2020BSP001 numaralı “Denizli Hisar (Attouda) Mahallesi Somut Olmayan Kültürel Miras Belgeleme Çalışması” isimli proje ile eski yerleşimde yaşayan ve ortalama yaşları 65 üstü olan bireylerden oluşan Hisarköylü vatandaşlarla görüşülmesi ve bu yerleşime ait gelenek, görenek ve bilgilerin kayıt altına alınması amaçlanmıştır.

Bu kapsamda, bireylerin sözel belleğinden yararlandığımız projede; geçim kaynakları, geleneksel el sanatları, tekstil ürünleri, tıbbi bitkiler, gıda bitkileri, inançlar, yöresel oyunlar, cenaze törenleri, düğün törenleri ile adetleri, bayram kutlamaları, şarkılar, şiirler, maniler, geleneksel yemekler gibi çeşitli konularla alakalı çerçeve sorular hazırlanmış ve görüşmelere başlanmıştır. Elde edilecek veriler doğrultusunda MÖ 2. yüzyıldan günümüze neredeyse kesintisiz bir yerleşimin devam ettiği Attouda/Hisarköy’ün muhtemel son sakinlerinin kayıtlı olmayan kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması ve ilerleyen dönemlerde gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalar adına önemli bir altlık oluşturulması hedeflenmektedir.

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Fotoğraf Yarışması

Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 3. Ulusal Fotoğraf Yarışması başlıyor. Fotoğraf arkeoloji biliminin en sevdiği yol arkadaşıdır. Arkeolojinin kendini anlatamadığı noktada fotoğraf en büyük yardımcıdır. Sadece Fotoğraf Sanatçıları arkeolojiyi sevmez aynı zamanda arkeologlarda iyi birer fotoğrafcıdır. Fotoğraf Yarışması ile uygarlıkları, kentleri ve geçmişi birbirine bağlayan yolların izinde arkeolojinin hikayesini arıyoruz.

SON İÇERİKLER

Erdem Denk

1975 doğumlu Erdem Denk, lisans ve yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ulusla...

Cities and Urban Life in the Hittite World – a Trail Search

Hittite civilisation doubtless was urban civilisation. In the Late Bronze Age world of the Hittites, cities formed a ground pil...

Kanlıgeçit Yerleşimi ve Trakya’da İlk Tunç Çağı

Kırklareli il merkezinin hemen güneybatısında yer alan Kanlıgeçit, Mehmet Özdoğan’ın bölgede ger&cc...