Eski Önasya’da Büyü Ritüelleri

Eski toplumlar kendilerini kirlilik, şiddet, korku, doğal afetler, doğaüstü varlıklar ve hastalıklar gibi kötü olaylardan korumak için tanrılarla iletişim kurmaya yönelik ritüeller uygular. Önceden belirlenmiş kurallara göre yapılan uygulamalar çivi yazılı tabletlerde de anlatılır. 

Salat Tepe (Diyarbakır/Bismil) MÖ 17. Yüzyıl yerleşiminde depremle yıkılan yapının enkazı üzerine baş aşağı yerleştirilen çanak içerisinde kırılmış pişmiş toprak figür. ©Salat Tepe kazı arşivi.

Hititler, hastalıklardan korunmak için “Bu hastalığı getiren öfkeli tanrı! Bak, ben bu koçları bağladım. Bunlarla hiddetini yatıştır.” demiştir. Kizzuwatna ülkesinin Hurrili büyücüsü Maštikka, insanlar arasındaki anlaşmazlıkları gidermek için birbirine kötü söz söyleyenlerin bir koyunun ağzına tükürmelerini ister, sonra koyunu keserek çukura gömer. Hastalık gibi kötü olayları insanlardan uzaklaştırmak için kötülükleri sembolik olarak bir keçiye veya koyuna yükleyip hayvanı yerleşim alanından uzaklaştırır veya parçalayıp yakarak gömer. Günah keçisi olarak adlandırılan bu ritüel Yakın Çağa kadar uygulanmıştır.

Bunun taklit uyarlaması, kötü olayın pişmiş toprak figürlere yüklenerek kırılıp atılması ya da gömülmesini içerir. Hitit metinlerinde Nakušši ritüeli “bu çömlek senin başının vekilidir … ve yaşlı kadın çömleği kırar” şeklinde bir tarif yer alır.

Salat Tepe (Diyarbakır/Bismil) MÖ 18. yüzyıl yerleşiminde büyü törenleri sırasında kırılıp toprağa gömülen pişmiş toprak figürler. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Yukarı Dicle havzasındaki Salat Tepe’de bir yapının temelinde ele geçen, pişmiş topraktan üretilmiş figür grubu, bir büyü ritüelinin arkeolojik kanıtıdır. Bu figürin grubunda bulunan birer kadın ve erkek figürü aileyi simgeler. Bunlarla birlikte bulunan makara biçimli sunak modeli, tasvirli eserlerde betimlenen yiyecek sunaklarına benzemekte olup, içerisine en fazla yarım çay bardağı sıvı alabilecek minyatür çanak da libasyon sunağı modelidir. Gedikli Karahöyük’te MÖ 2400 yıllarına tarihlendirilen “Dinsel Tören Alanı”nda ele geçen pişmiş toprak insan ve hayvan figürinleri ile minyatür çanaklara benzerlik gösteren bu grup, büyük olasılıkla o yapıda yaşayacak çiftin tanrılara sürekli yiyecek ve içecek sunuşunu taklit ederek ailenin bereketli, huzurlu ve mutlu olmasını sağlamaya yönelik bir büyüdür.

Salat Tepe (Diyarbakır/ Bismil) MÖ 19. Yüzyıl yerleşiminde bir yapının duvar temeline yerleştirilen pişmiş toprak figür grubu. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Salat Tepe (Diyarbakır/Bismil) MÖ 22. yüzyıl yerleşiminde bir yapının kapatılan kapısının eşik taşı üzerine yerleştirilen sığır parçaları. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Eski insanlar, şifa bulma, koruma, kötülüğü ve kirliliği uzaklaştırmaya yönelik olarak yapı temellerine ve evlere kazılan çukurlara kurbanlar bırakarak, bu şekilde burada yaşayan insanların sağlıklı ve bereketli bir yaşam sürmesini sağlamaya çalışmıştır. Boğazköy’de ele geçen MÖ 15. yüzyıla tarihlendirilen bir Orta Hitit Dönemi metninde, kral ve kraliçenin tapınak inşası sırasında temellere adak eşyaları ve tunç figürler bıraktığı yazmaktadır.

Salat Tepe (Diyarbakır/Bismil) MÖ 20. yüzyıl yerleşiminde bir yapının duvar temeline yerleştirilen yeni doğmuş domuz yavrusu. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Salat Tepe Orta Tunç Çağı yerleşiminde, yapıların temellerine çanak içerisinde veya çıplak olarak bırakılan yeni doğmuş domuzlar, Hitit ve Hurri geleneğine uygun olarak bereketi sağlamak amacıyla Toprağın Güneş Tanrıçasına adanmıştır. Salat Tepe’liler deprem ve yangınla yıkılmış yapıların enkazına, ters olarak kapattıkları çanak içerisine yerleştirilmiş domuz yavrusu bırakmış, enkaza açılan çukurlara ve kapatılan kapı eşiklerine ise kurban edilen hayvanın bir parçası ile kırılmış pişmiş toprak figürler bırakmıştır. Bu uygulamalar ile, bu yıkıma neden olan lanetin kapatılması ve üzerine inşa edilecek yapının kötü etkilerden korunması hedeflenmiştir.

Salat Tepe (Diyarbakır/ Bismil) MÖ 19. Yüzyıl yerleşiminde bir yapının duvar temeline yerleştirilen pişmiş toprak figür grubu. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Arkeolojik kazılarda açığa çıkan bulguların yorumlanması için etnolojik ve filolojik belgelerden elde edilen verilerin kullanılması önemlidir. Aksi halde bu bulguların kullanım amaçları yanlış yorumlanabileceği gibi, eski insanların bunlara yüklediği anlamlar da yitip gidecektir.

Salat Tepe (Diyarbakır/Bismil) MÖ 21. yüzyıl yerleşiminde bir yapının duvar temeline açılan çukura bırakılan geyik parçaları. ©Salat Tepe Kazı Arşivi.

Aktüel Arkeoloji Dergisi 62. Sayı "İnanç ve Ritüeller"

EN ÇOK OKUNANLAR

Macaristan’da Zırhı, Silahları ve Atı İle Gömülmüş Avar Savaşçısı Bulundu

Déri Müzesi'nden arkeologlar, Macaristan'ın kuzeydoğusunda, Ebes yakınlarındaki bir Erken Avar mezarında eksiksiz bir lamel zırh seti ortaya çıkardılar. Bu eser 7. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir ve şimdiye kadar büyük ölçüde sağlam ve orijinal konumunda keşfedilen ikinci Panoniyen Avar lamel zırhıdır. İlki 2017 yılında Ebes'in sadece 16 kilometre güneyindeki Derecske'de bulunmuştu.

Türk Topraklarında 3400 Yıllık Piramit Bulundu

Bu yılın başlarında bilim insanları Kazakistan'da 4 bin yıllık sofistike bir bozkır piramidinin keşfedildiğini bildirmişti. Arkeologlar şimdi de Karaganda bölgesinin Shet ilçesine bağlı Taldy köyünün 13 km doğusunda, Taldy-Nura Nehri'nin yanındaki bir tepede başka bir piramit buldular.

SON İÇERİKLER