Hitit Arşivlerinde Akıl Hastalıklarına Dair Bazı Gözlemler

Akıl ve ruh sağlığının yerinde olması tam anlamıyla sağlıklı olabilmenin en temel unsurlarındandır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre ruh sağlığı “bireyin kendi yeteneklerinin farkına vardığı, yaşamın normal gerginlikleriyle başa çıkabildiği, üretken, verimli bir şekilde çalışabildiği ve içinde yaşadığı topluma katkıda bulunabildiği bir iyilik hali”dir.

Bu tanımdan anlaşılacağı üzere bir birey her ne kadar fiziksel açıdan sağlıklı olsa da ruh sağlığından mahrum kalması sonucunda topluma uyum sağlayamaz hale gelmekte, dışlanmakta ve hayatına büyük bir zorlukla devam etmeye çalışmaktadır.

MÖ 2. binyılda Anadolu’da hüküm sürmüş Hititlerin oldukça zengin Hitit çivi yazılı arşivleri olsa da ne yazık ki “tıp” kelimesinin karşılığı henüz tespit edilememiştir. Çoktanrılı bir inanca sahip olan Hititlerde hastalık sebepleri tanrılara mal edilmiştir. Hitit kaynaklarından öğrenildiğine göre tanrıları ihmal etmek, onları öfkelendirmek, kara büyü, dini ve bedeni kirlilik gibi öğeler bireyin hastalığa yakalanmasına sebep olan örnekler arasında yerini almaktadır.

Hititçe kaynaklarda akıl ve ruh sağlığını direkt tanımlayan bir kelime bulunmasa da psikolojik rahatsızlıkları dolaylı yollardan tanımlayan bazı Hititçe kelimeler mevcuttur:

  • ahrama(n)-: hastalık, hoş olmayan bir durum, bir ruh hastalığı
  • aimpa-/impa-: yük, ağırlık, zihin yorgunluğu
  • hazzizzi- hazzizzit-, hazzizizu-: anlayış, anlama gücü, zeka, kavrama
  • hultaramma-/hu(wa)ltaramma-: bir çeşit baş rahatsızlığı
  • inan-: ruhsal bir hastalık.
Hitit ciğer falı. ©Çorum Müzesi Arşivi

Hititçe kaynaklardan öğrendiğimiz Tunnawiya ritüelinin konusu kara büyü sonucunda oluşan bir kirlilik durumudur. Bu kirlilik, bir kadının ölü çocuk doğurmasına ve cinsel fonksiyonların sekteye uğramasına sebebiyet vermiştir. Kirlilik sonucu üreme yeteneğini kaybeden kadına tekrar doğurganlık kazandırmak amacıyla uygulanan bu ritüelde başın hultaramma- hastalığı (SAG. DU-aš hultaramman) ve kafanın ahrama(n)- hastalığı (tarnaššan ahraman) ifadeleri geçmektedir. Bu ritüelde söz konusu kirlilikten arınmanın yolu birtakım majik ve dini yollarla yapılan tedavilerle sağlanmıştır. Ancak başın hultaramma- hastalığı, kafanın ahrama(n)- hastalığı kelimeleri kişinin üreyememe durumuna biyolojik etkenlerin dışında psikolojik durumun da etki ettiğini göstermektedir. Çünkü metinde sözü edilen bu iki kelimeden sonra gelen “ruhun yükü (ištanzanaš impa)” ile çocuk sahibi olamayan kadının depresyon içinde olduğunu ve kendisini ruhen kirli hissettiğini böylece işin temelinde psikolojik bir rahatsızlık olduğunu görmekteyiz.

Devamı; Aktüel Arkeoloji Dergisi 93. “Tarihte Akıl Hastalıkları”

EN ÇOK OKUNANLAR

Macaristan’da Zırhı, Silahları ve Atı İle Gömülmüş Avar Savaşçısı Bulundu

Déri Müzesi'nden arkeologlar, Macaristan'ın kuzeydoğusunda, Ebes yakınlarındaki bir Erken Avar mezarında eksiksiz bir lamel zırh seti ortaya çıkardılar. Bu eser 7. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir ve şimdiye kadar büyük ölçüde sağlam ve orijinal konumunda keşfedilen ikinci Panoniyen Avar lamel zırhıdır. İlki 2017 yılında Ebes'in sadece 16 kilometre güneyindeki Derecske'de bulunmuştu.

Türk Topraklarında 3400 Yıllık Piramit Bulundu

Bu yılın başlarında bilim insanları Kazakistan'da 4 bin yıllık sofistike bir bozkır piramidinin keşfedildiğini bildirmişti. Arkeologlar şimdi de Karaganda bölgesinin Shet ilçesine bağlı Taldy köyünün 13 km doğusunda, Taldy-Nura Nehri'nin yanındaki bir tepede başka bir piramit buldular.

SON İÇERİKLER