Malazgirt Ziyaret Tepe Kazıları

Muş Malazgirt ilçesinin Örenşar köyünde Muş-Ağrı il sınırında, deniz seviyesinden yaklaşık 1750 metre yükseklikte yer alan Ziyaret Tepe, Malazgirt ilçe merkezine kuş uçumu 13 kilometre mesafededir.

  • Yazar : İlayda Ürün, Muhammed Dolmuş, Ali Metin Büyükkarakaya
  • Tarih : 2021-11-29 17:17:06

Ziyaret Tepe’nin güneydoğudan görünümü

Ziyaret Tepe’nin Özellikleri

Malazgirt ve Patnos Ovalarına tamamen hakim bir noktada yer alan Ziyaret Tepe, halk arasında “Gre Bido” ve “Türbe Tepe” gibi isimlerle de bilinmektedir. Tepe’nin kuzey eteklerinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta yörenin önemli su kaynaklarından olan “Bağdişan” çayı bulunmaktadır. Volkanik bir dağ olan Süphan’ın patlaması sonucu Ziyaret Tepe’nin de içinde olduğu, söz konusu bölgenin toprak yüzeyi bazalt taşlar ile kaplanmıştır. Bahsi geçen bazalt taş ve kayalardan ötürü, Ziyaret Tepe’de toprak derinliği yaklaşık yarım ile 1 metre arasında bitmekte ve floral açıdan da oldukça fakir bir görünüm vermektedir.

Ziyaret Tepe’nin Keşfi

“Malazgirt Savaş Alanı Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırması” projesi kapsamında alanında uzman araştırmacıların 2020 yılında gerçekleştirdiği yüzey araştırmaları esnasında tespit edilen Ziyaret Tepe’nin yüzeyinde çeşitli yapılara ait kalıntılarla ve mezar olduğu düşünülen unsurlarla karşılaşılmıştır. Bu alanda yürütülen sonraki çalışmalarda, görülen çok sayıda işlenmemiş taşlardan oluşturulmuş ayak-baş şahidelerinin varlığı ve daha önce kaçakçılar tarafından tahrip edilmiş çukurlarda insan kemikleriyle karşılaşılması ilk etapta Ziyaret Tepe’nin bir mezarlık alanı olduğunu düşündürmüştür. Ziyaret Tepe’nin hakim bir noktada olması, en yakın su kaynağına 1 kilometre uzaklıkta olması ve tepenin farklı dönemlerde mezarlık alanı olarak kullanılması, buranın kutsal bir alan olup olmadığı sorusunu akıllara getirmiştir.

Yerel halkla yapılan görüşmelerde tepenin, bölgede yaşayan insanlar için kutsal sayıldığı ve yakın tarihe kadar insanların bu tepede kurban kestiği ve dilek ağacına bez bağlama gibi çeşitli ritüeller yaptığı öğrenilmiştir. Bu durum Ziyaret Tepe’nin yerel halkın kültürel belleğinde önemli bir yeri olduğunu göstermektedir.

Tarihi kaynaklar açısından da tepenin önemine dair bilgiler elde edilmiştir. Kaynaklarda Ziyaret Tepe, “Sultan Mut” ismiyle karşımıza çıkmakta ve rivayete göre Malazgirt Savaşı’nda Sultan Alparslan’ın kız kardeşi veya yeğeninin gömüldüğüne inanılan yer olarak geçmektedir.

 Ziyaret Tepe’nin konumu

Ziyaret Tepe’nin yüzeyinde yapılan araştırmaların yanı sıra, tarihi kaynaklar ve halk hafızasında yer edinmiş hikayeler, proje ekibinin ilgisini çekmiş ve tepede bilimsel çalışmaların detaylandırılması adına Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne kazılar için başvuruda bulunulmuştur.

Kazı Çalışmaları

Gerekli izinlerin alınmasının ardından, Ahlat Müzesi başkanlığında, Prof. Dr. Adnan Çevik’in Bilimsel danışmanlığında, Doç. Dr. Ali Metin Büyükkarakaya’nın alan sorumluluğunda Ziyaret Tepe kazıları başlatılmıştır. 2020 ve 2021 yıllarında, kısa kazı dönemlerinde, arkeolog, antropolog, tarihçi ve coğrafyacı gibi farklı disiplinlerden bir araya gelen bilim insanları tarafından başlatılan kazı çalışmaları yürütülmüştür.

Öncelikle mezarlık alanın sınırlarının nerelere ulaştığını belirleyebilmek adına Ziyaret Tepe’nin farklı noktalarda sondaj kazıları yapılmıştır. Sondaj çalışmalarına mezar yapısı olduğu düşünülen taş dizileri (olası baş-ayak şahideleri, yönleri ve taş sıraları) dikkate alınarak, mezar yapısına işaret edebilecek alanların tespitiyle başlanmıştır. Yapılan sondaj çalışmalarının neticesinde mezarların, Tepe’nin zirvesine yakın noktada yoğunlaştığı anlaşılmış ve kazı çalışmaları bu bölgeye kaydırılmıştır.

 Ziyaret Tepe çalışmaları

Tepe’nin zirvesinde, kısa sürelerde olmak üzere iki kazı sezonu sürdürülen çalışmalarda anakayaya oyulmuş ve çeşitli boyutlarda taş bloklarının kullanılmasıyla inşa edilmiş mezar yapılarından 7 tanesi ortaya çıkarılmıştır. Buna ilaveten kaçak kazı nedeniyle tahrip edilmiş 2 adet mezar üzerinde de çalışma yürütülmüştür.

Mezarlar

Ziyaret Tepe’de tespit edilen, kaçak kazılarla tahrip edilmiş mezarları da içeren, söz konusu 9 mezar M1’den M9’a kadar isimlendirilmiştir. Mezarlar genel olarak batı-doğu aksında bir yön birliği göstermekle birlikte, bazı mezarlarda küçük sapmaların olduğu görülmektedir. Bu sapmalar, mevsimsel güneş döngüsündeki sapmalardan ötürü, olasılıkla mezarlara farklı zamanlarda gömü yapılmasıyla ilişkili olmalıdır.

M2 numaralı mezarın farklı aşamalar için çizimleri

Mezarlar inşa tekniği açısından benzer özellikler göstermektedir. Tamamında anakayanın sığ bir şekilde oyulmasıyla bireyin yatırılacağı alan oluşturmuş ve mezar çukurunun kenarları çeşitli boyutlarla çevrelenmiştir. Defin işlemi gerçekleştirildikten sonra yine çeşitli boyutlarda ancak daha düzgün taş plakalar mezar kapakları olarak kullanılarak örtü sistemi oluşturulmuştur. Sonrasında toprakla kapatılmış mezarların üzerine oval bir yapı oluşturacak şekilde yine düzenli bir taş çevriği inşa edilmiştir. Ayrıca bazı mezarlarda baş ve ayak kısımlarına dikey taşlar yerleştirilmiş olduğu da gözlemlenmiştir. Mezar kapak sayılarındaki ya da mezar boyutlarındaki değişim mezarın içerisindeki bireyin yetişkin veya çocuk olmasından kaynaklıdır. Örneğin şimdiye kadar açığa çıkarılmış en küçük bireye ait (4-5 yaş) M6 no.lu mezarda 3 blok taş kullanılmıştır. Dolayısıyla mezar yapısının oluşumunda gerek mezarın uzunluğu gerek kullanılan taşlar bireye göre seçilmiş ve uygulanmıştır.

M2 numaralı mezar kapak taşları

Mezarlarla ilgili yürütülen çalışmalarda ölüm uygulamalarının tespiti paleodemografik yapının ve paleopatolojik unsurların belirlenmesi, antik DNA çalışmaları ve C-14 yaş tespitinin yapılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda mezarlardan ele geçen iskelet kalıntılarına ait bazı numuneler radyokarbon (C-14) tarihlemeleri ve antik DNA analizlerinde kullanılmak üzere alınmıştır. Örnekler alınırken, tek kullanımlık giysiler, steril eldivenler, kaplar ve yardımcı aletlerin kullanılmasına özen gösterilmiştir. Kazı sezonlarını takiben insan iskelet kalıntılarının; paleopatolojik, paleodeografik ve fiziki incelemelerinin yapılması adına, Hacettepe Üniversitesi İnsan Davranışsal Ekolojisi ve Arkeometri laboratuvarına (İDEA lab) gönderilmiştir.

Kemiklerden örnek alınırken

Mezarlar içinde tespit edilmiş bireylerin çoğu mezarlara sırtüstü yerleştirilmiştir. Yapılan çalışmalarda mezar içindeki bireylere ait kemiklerin önemli bir kısmının hayvan aktiviteleri nedeniyle yer değiştirmiş olduğu yani orijinal/in situ pozisyonlarını korumadıkları gözlemlenmiştir. Laboratuvar incelemeleri sonucunda mezarlara gömülen bireyler arasında 4,5 ve 6 yaşlarında iki çocuğun, genç erişkin ve erişkin erkeklerin ve bir yaşlı kadının olduğu anlaşılmıştır.

M1 numaralı mezar 3D modeli

Mezarlar içerisinden ele geçen bireylere ait kemikler üzerindeki morfolojik analizlerde, travma izi görülmese de bazı kemik rahatsızlıklarının olduğu anlaşılmıştır. Örneğin 50 yaş üzeri bir kadına ait olduğu tespit edilen M2’nin, bireye ait alt ve üst çenelerde tüm dişlerin ölüm öncesinde kaybedilmiş olduğu belirlenmiş, omurlarda ise dejeneratif eklem rahatsızlığı izlerine (osteofitlere) rastlanılmıştır.

M2 numaralı birey omurunda osteofitler

M2 numaralı bireye ait kafatası

Bu durum, halk arasında kireçlenme olarak bilinen lezyonların ilerlemesi ve artması harekette ciddi kabiliyet kaybıyla ilişkilidir. Ayrıca, bireyin sol uyluk kemiğin baş kısmında (caput femoris) yassılaşma da (mantar biçimi alma) gözlemlenmiştir, bu da sol kalça ekleminin düzgün çalışmasını engellemiş olmalıdır.

M2 numaralı birey uyluk kemiği başında dejenerasyon

M8 numaralı mezardan gün ışığına çıkarılan 40-45 yaşlarındaki kadına ait kemiklerde de özellikle bel omurlarında dejeneratif eklem rahatsızlıklarının izleri tespit edilmiştir. Çocuk yaştaki bireylerde ise kaval kemiklerinde enfeksiyon izlerine (periostitis) rastlanmıştır.

M8 numaralı birey bel omurlarında dejeneratif değişimler

Ziyaret Tepe kazı çalışmalarında 2020 ve 2021 yıllarında açığa çıkarılan M1, M2, M3, M8 ve M9 numaralı mezarlardaki insan kalıntılarından kesin tarihlendirmenin yapılabilmesi adına Kocaeli Gebze’de yerleşik TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi laboratuvarına gönderilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, söz konusu mezarlar 12-16. yüzyıllar aralığına tarihlendirilmiştir.

Şimdiye kadar yürütülen çalışmalarda tespit edilen mezarlığın tüm yaş grupları için kullanıldığı anlaşılmıştır. Mezarda açığa çıkarılan bireylerin erkek, kadın ve çocuklardan oluşması buranın halka ait bir gömü alanı olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki yıllarda, alanda sürdürülecek kazı çalışmaları ile Ziyaret Tepe’deki mezarlık alanının niteliğinin ve Malazgirt tarihindeki yerinin daha fazla veri ile ortaya çıkarılması hedeflenmektedir.

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Roma’da Kölelik

“Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir” olarak tanımlanan “köle” kelimesi, Latince’de ise servus kelimesine karşılık gelmektedir. Romalılar insanları özgürler (liberi) ve köleler (servi) olarak ikiye ayırmışlardır. Ancak Roma hukukunda özgürler de kendi içinde ingenui (doğuştan özgür olanlar) ve libertini (azatlılar) olarak ikiye ayrılmaktadır.

SON İÇERİKLER

1. Arkeoloji Şûrası İlk Kez Ankara'da Toplanacak

Gaziantep’te kurulan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, 15 – 17 Haziran günleri...

Yedi Uyurlar Efsanesi Hakkında Bir Sentez Denemesi

Yedi Uyurlar Mağarası Kur’an’da 18. Kehf (=Mağara) Sûresi’nin 17. âyetinde geçer. Burada bahi...

“Kültürel Miras ve Arkeoloji, Polonya - Türkiye Arasında Yeni İşbirliği Platformu” Konferansı

Polonya ve Türkiye’den değerli bilim insanları son yılların en büyük arkeolojik keşiflerini gerçekleşt...