Tios’ta Bir Roma Eyalet Valisi: Caecilius Aristo

Zonguldak’ın Filyos Beldesi’nde bulunan Tios antik kenti sahip olduğu zengin arkeolojik mirasıyla Türkiye’nin Karadeniz kıyılarındaki günümüze kadar en iyi korunabilmiş antik yerleşimi olma özelliğine sahiptir.

Tios Antik Kenti

Bu kentteki arkeolojik kazılar 2007 senesinden beri Karadeniz Ereğli Müzesi adına, sırasıyla Prof. Dr. Sümer Atasoy ve Doç. Dr. Şahin Yıldırım’ın bilimsel danışmanlıklarıyla akropolis, antik liman, tiyatro ve nekropolis alanlarında yürütülmüş ve bölge tarihinin güncellenmesine olanak veren önemli buluşlara sahne olmuştur. Arkeolojik çalışmalara paralel olarak yürütülen epigrafik araştırmalar da kentten günümüze ulaşmış Hellenistik ve Roma dönemlerine ait mezar taşlarını, onurlandırma heykel kaidelerini, adakları, miltaşlarını, ticari ağırlıklarını ve diğer türlerdeki yazıtlı buluntuları gün yüzüne çıkarmıştır.

Bu buluntular arasından beyaz mermerden silindir bir onurlandırma heykel kaidesinin üzerindeki yazıtının ise sadece bu kentin değil aynı zamanda Anadolu’nun Roma tarihi açısından önem arz ettiği anlaşılmıştır. Zira antik literatürde sadece ünlü yazar Nikaialı Cassius Dio’nun (MS yak. 150-235) Roma tarihini kaleme aldığı eserinde (Rhomaika, 79.39.5) adı geçen Roma İmparatorluğu’nun Pontus-Bithynia Eyaleti Valisi Caecilius Aristo, bu unvanıyla ilk defa bu yazıtta belgelenmiş oldu. Yazıtın çevirisi şöyledir:

Tiosluların pek görkemli/gösterişli kenti, legatus Augusti propraetore (imparatorun praetor mertebesindeki elçisi) Caecilius Aristo’nun yönetim döneminde... (şu kişi/kişileri onurlandırdı.)

Üzerinde onurlandırma yazıtının yer aldığı silindirik heykel kaidesi.

Bilinen tarihe göre, Roma İmparatorluğu’nun iç savaşlarla çalkalandığı bir dönemde Roma İmparatoru Caracalla’yı, kendisinin tertiplediği bir suikastla (MS 08.04.217) öldürtmeyi başaran Macrinus imparator olmayı başarmıştı. Ancak bu kez kendisi Iulia Maesa’nın himayesinde olan torunu Varius Avitus’a yani namı diğer Elagabalus’a karşı Antiokheia’daki savaşı kaybetmiştir. Bir seneden biraz fazla tahtta kalabilmiş devrik imparator Macrinus bunun üzerine gizli bir şekilde Roma’ya gitmeye ve Senato ile halkı ikna ederek iktidarını yeniden elde etmeyi amaçlamıştır. Böylece kılık değiştirerek Kilikia, Kappadokia, Galatia ve Bithynia bölgeleri üzerinden Eribolon’daki (İhsaniye) limana ulaşmış buradan Kalkhedon’a varmıştır. İşte Cassius Dio tam da bu noktada Macrinus’un, Vali Caecilius Aristo’nun korkusundan (Eyalet Başkenti) Nikomedeia’ya girmeye çekindiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, Dio’nun MS 08.06.218’den kısa bir süre sonrasını kayda geçen bu cümlesi, bugüne kadar Aristo’nun o dönemde bölge valisi olduğunun dolaylı yoldan belgesiydi. Ancak şimdi Tios’ta ortaya çıkan bu yazıtla, önceki kariyerinin ufak bir kısmı Roma’daki birkaç belgeden tanınan Caecilius Aristo’nun hem adı hem de eyalet valiliği doğrulanmış oldu. Peki kimdi bu Tios kentinde heykeli dikilecek ve yazıtıyla onurlandırılacak kadar önemli kişi?

Üzerinde onurlandırma yazıtının yer aldığı silindirik heykel kaidesi.

Heykelin kendisi ve yazıtın kırık üst kısmı henüz bulunamadığı için bunu belirlemek şu aşamada imkânsızdır. Ancak valinin adının geçtiği ve böylesi iç karışıklıkların olduğu bir dönemde kentlerinin geleceğini garanti altına almak isteyen Tiosluların mevcut bir imparatoru heykeliyle onurlandırmak istemiş olabilecekleri düşünülebilir. Eğer öyle idiyse, işin içinde Macrinus’un korktuğu bir eyalet valisi olduğunu göz önünde bulundurursak ya Caracalla ya da yeni imparator Elagabalus onurlandırılmış olabilir. Caecilius Aristo’nun bu eyaletin valiliğine ne zaman ve hangi imparator tarafından atandığını kesin olarak bilmiyoruz. Ancak Caecilius Aristo'yu, Roma’da Caracalla’ya sunduğu MS 214 yılına ait bir adak yazıtında clarissimus vir (pek parlak kişi) ve curator operum publicorum (kamu işleri sorumlusu) unvanlarıyla görüyor; buradan da kariyer basamaklarını Caracalla’nın himayesinde tırmandığını ve olasılıkla valiliği yine onun döneminde aldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla ona karşı olan sadakati ve bağlılığı hem Caracalla’yı öldürtmüş olan Macrinus’un haklı korkusuna yol açmış hem de muhtemel maddi yardımlarına karşılık bu heykelin dikilmesine vesile olmuş olabilir. Aynı şekilde yeni imparator Elagabalus’un imparatorluğunu selamlamak ve/veya yardımlarına mazhar olabilmek adına da bu heykel dikilmiş olabilir. Zira Elagabalus’un Nikomedeia’ya giderken yakın bölgeden geçtiği bilinmekte - dir. Yine o dönemin imparator ailesinden bir kadın veya Tios kentine maddi yardımlarda bulunmuş veya önemli görevler üstlenmiş başkaca bir kişinin de onurlandırılmış olabileceği aşikârdır. Şüphesiz bunlar sadece varsayımlar olarak kalacaktır. Ancak şu gerçekler hiçbir zaman değişmeyecektir: İlki, MS 2. yüzyıldan itibaren Roma yönetimi tarafından ihya edilen Tios kentinin Caecilius Aristo’nun valilik döneminde de, yine ilk kez belgelendiği üzere pek/oldukça görkemli kenti (lamprotate polis) sıfatıyla bölgenin önemli bir siyasi güçlerinden biri olduğu; bir diğeri ise Macrinus’un Aristo korkusunun, belki de onun Kalkhedon’da yakalanmasına yol açtığı ve Elagabalus’a götürülürken Kappadokia’da trajik bir sonla öldürülmüş olduğu gerçeğidir.

Tios Antik Kenti

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

İskit Savaşçı Mezarından Önemli Buluntu

Rusya, Voronezh, Ostrogozhsky bölgesinde bir savaşçı mezarını kazan arkeologlar İskit eserleri keşfettiler. İskitler, ...

41500 Yıllık Mamut Dişinden Yapılmış Kolye Ucu

Mamut Dişinden Yapılmış Kolye Ucu Avrasya’da Bulunan En Erken Süslemeli Takı Örneği Olabilir. Kolye, güney Kr...

Malazgit’te Türk Devri Eserleri

Müslüman Türklerin Anadolu’yla ilk tanışmalarının genellikle 9. yüzyılda Abbasilerin yaptığı seferler sı...