Kültepe’de Bulunan Büyü Metinleri

Kültepe’de ele geçirilen az sayıdaki bu büyü uygulamalarının hiçbirinin, Eski Babil kaynaklarında veya sonraki Hitit metinlerinde örneklerini gördüğümüz, bağlama büyüsü ya da kara büyü gibi kötü niyetlerle yapılan büyüler olmadığı görülmektedir. Bunlar daha çok hastalıklara ve kötü cine karşı koruma amaçlı yapılmış pozitif büyülerdir.

Yazılı belge bakımından bütün Yakın Doğu’nun en zengin sit alanları içinde gösterilen Kültepe’de, bugüne kadar 23 bine yakın çivi yazılı tablet bulunmuştur. Ancak bu belgelerin çok azı tüccarların ticarî aktiviteleri dışındaki konularda yazılmıştır. Anlaşma metinleri, līmum listeleri, vasiyetnameler ve okul metinleri gibi, herhangi bir ticarî amaca hizmet etmeyen az sayıdaki tablet gruplarından birisi de büyü metinleridir. “Büyü” anlamındaki Akadca šiptum kelimesi (Sümerce ÉN), bütün Kültepe tabletleri içinde sadece dört büyü metninde, “büyü benim değil; büyülerin efendisi Ea’nın/Nikkilil’in büyüsüdür” ifadesi içinde geçmektedir.

Kültepe’de bugüne kadar, biri henüz yayınlanmamış 7 büyü metni bulunmuştur. Resmî kazılardan önce keşfedilen (BIN 4, 126) ve 1994 yılı kazılarında çıkartılan (Kt. 94/k 821 numaralı) belgeler, başlıca kurbanları henüz doğmamış ya da yeni doğmuş bebekler olan, Lamaštum adlı kadın ifrite karşı yapılmış büyüleri içermektedir. 1948 yılı kazılarında ele geçirilen tabletlerden biri (Kt. a/k 611), muhtemelen ana kervandan ayrılmış küçük kervandaki insanları bir kara köpeğe karşı korumak için yapılmış büyüyü; oldukça kötü korunmuş bir diğer tablet ise (Kt. a/k 302) içeriği tam olarak anlaşılamayan, kamış ile ilgili bir büyüyü içermektedir. Bir diğer belgede (Kt. 90/k 178 numaralı) iki adet büyü kayıtlıdır. Bunlardan ilki, ay tanrısı Sin’in ineğine benzetilen, doğum aşamasındaki bir anneye yardımcı olmak amacıyla; diğeri de yeni doğan bebeklerin yakalandığı sarık hastalığına karşı yapılmıştır. Başka bir belgenin (Kt. 94/k 520 numaralı) konusu ise “kötü göz”e karşı yapılmış bir büyüdür. Son olarak, henüz yayınlanmamış (Kt. 91/k 502) olan metinde konusu bakımından diğer büyü uygulamalarından farklı iki ayrı büyü kayıtlıdır. Bunlardan ilki bir tencere, diğeri ise “kalp” diye adlandırılan bir eşya ile ilgilidir.

Büyü metinlerinin neredeyse tamamı şiirsel bir üslupla kaleme alınmıştır. Büyülerin özellikle başlangıç satırlarında, birbirine ses bakımından benzer kelimelerin ya da tek bir kelimeye ait farklı formların tekrar edilmesiyle kafiye oluşturulmuştur. Örneğin Kt. 94/k 520 numaralı belge şu satırlarla başlar: ēnu-mi ēnum ēnum alušitum kīša birrum lamnum kīša šittum ābiktum tirrum … “Ey göz, göz! alušitu-göz! Gerçekten kötü bir illet! Gerçekten alıp götürülmüş uyku! Titreme! …” Üzerinde iki adet büyünün kayıtlı olduğunu söylediğimiz belgenin (Kt. 90/k 178) ilk satırları ise şöyledir: arhum arah arahtum arhat arhiš tarri arhiš tullad arhiš illikū mā’ū ippîša … “İnek, o bir inek. arahtum, o bir arahtum. Çabucak hamile kalır, çabucak doğurur. Su, onun ağzından çabucak dökülür …”. BIN 4, 126 numaralı belgede 1-7 satırları arasında da şunları okuyoruz: išteat ellat appulat muštabbabbat utukkat lamnat buntu īlim martu AnimO tektir, o bağımsızdır, o geç doğmuştur, o devamlı yanar, o ölünün ruhudur, o kötüdür, o tanrının kızıdır, o tanrı Anum’un kızıdır. …”

Bazı araştırmacılar, Kültepe’de bulunan bu büyü metinlerinin “okul belgeleri” olduğunu ifade etmişlerdir. 1948 yılında bulunan metinlerin (Kt. a/k 302 ve 611 numaralı) okuma-yazma pratiğinde kullanılan örnekler olması muhtemeldir. Ancak, metinlerin çoğunun profesyonel kâtiplerin elinden çıktığı ve amacına uygun olarak kullanıldığı da anlaşılmaktadır.

Kültepe’de ele geçirilen az sayıdaki bu büyü uygulamalarının hiçbirinin, Eski Babil kaynaklarında veya sonraki Hitit metinlerinde örneklerini gördüğümüz, bağlama büyüsü ya da kara büyü gibi kötü niyetlerle yapılan büyüler olmadığı görülmektedir. Bunlar daha çok hastalıklara ve kötü cine karşı koruma amaçlı yapılmış pozitif büyülerdir. Bu bakımdan, Kültepe’deki büyü metinleri, insanları hastalıklardan, zararlı dış etkilerden, kötü ruh veya cinlerden korumak ya da hastalıkları tedavi etmek amacıyla yazılan kâğıtların içine konulduğu, günümüzde kullanımı halen devam eden “muska” denilen nesnelerle karşılaştırılabilir. Yukarıda bahsettiğimiz büyü metinlerinden biri (Kt. 94/k 821), biçim olarak da günümüzdeki muskalara benzer bir şekle sahiptir. Üst kısmında delikli bir çıkıntı bulunan tablet, hastanın iyileşmesine yardımcı olması amacıyla veya evdeki kötü ruhu kovmak için odanın duvarına asılmış olmalıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Kaçakçılık Operasyonu

 İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Tarihinin en büyük eser kaçakçılığı operasyonu gerçekleştirilmiş, 65 bin 511 adet tarihi eser yakalanmıştır. 

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

SON İÇERİKLER

Ayasofya'nın "Halk Bilimi"

Ayasofya bir harikadır! Güzelliği ve boyutu büyülüyor ve bir açıklama bekliyor. Nasıl tasarlandı ve nasıl ...

Ayasofya'nın mozaikleri: Propagandif Sanat

Ayasofya’nın mozaikleri son günlerde yine çok gündeme geldi. Aslında son günlerde Ayasofya’nın ...

Ayasofya'da Fossati Kardeşlerin Onarımları ve Yeni Eklemeler

Mimar kardeşler Gaspare (1809-1883) ve Giuseppe (1822-1891) Fossati’nin İstanbul’a yollarının düşmesi, R...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız