A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Sirkeli Höyük » Aktüel Arkeoloji

Sirkeli Höyük

Güneydoğu Aşağı Şehirdeki Çalışmalar

Bu değişimler kazı sezonunda ulaşılan derinliğe kadar beş ayrı evre olarak nitelendirilmiştir. Sur duvarın en geç evresinin Orta Demir Çağına ait olduğu ve höyüğün en geç tabakası olan Hellenistik Dönemin güneydoğu aşağı şehirde temsil edilmediği anlaşılmaktadır.

Fenike boncuğu (Foto: Laura Simons)

Çukurova’daki en büyük höyüklerden biri olan Sirkeli Höyük’te kazılar 2006 yılında Tübingen/Bern ve Çanakkale Üniversiteleri tarafından yeniden başlatıldı. Bu tarihten önce yürütülen eski dönem kazılarında Sirkeli’de sadece höyükte arkeolojik çalışmalar yapılmıştır. Yeni dönem kazılarında ise Sirkeli Höyük yerleşiminin tepe ile sınırlı kalmadığı, hem kuzeyde ve hem de güneydoğuda devam ettiği anlaşılmıştır. Kuzey ve güneydoğu aşağı şehirleri farklı yöntemler kullanarak araştırılmaktadır. Höyüğün çevresindeki jeomanyetik, jeoelektrik ve jeoradar ölçümleri toprak altındaki mimari kalıntıların varlığını kanıtlamaktadır. Yüzeyden toplanan çanak çömlek ile ise aşağı şehirlerin tarihlenmesine çalışılmıştır. Kuzey aşağı şehirde Tunç ve Demir Çağları ile Helenistik Döneme ait çanak çömlek bulunmasına rağmen ancak güneydoğu aşağı şehirde nehir dolgusu tarafından örtülen kültür tabakalarına ait çok az buluntu bulunmuştur. Ancak, bu alandaki kazılar bunun tersini göstermiştir.

Güneydoğu Aşağı Şehir sur duvarı (Foto: Laura Simons)

Burada yürütülen jeomanyetik ve jeoelektrik ölçümlerde güneydoğu aşağı şehirde yoğun bir yapılaşmaya rastlandı ve bu alanda yerleşimin en azından 275m uzunluğunda ve 100m genişliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, ölçümlerde güneydoğu aşağı şehrin birbirine paralel, birbirinden yaklaşık 8m mesafede iki sur duvarı tarafından çevrelendiği ve şehre girişi sağlayan kapının yeri yerleşimin doğusunda tespit edildi. Çift duvarlı savunma sistemi Zincirli Höyük yerleşiminin aşağı şehrinde de görülmektedir. Sirkeli’de çift duvarlı savunma sisteminin ise bir hendekle çevrelendiği gözlemlenmiştir. Bu yapıları tarihlemek amacıyla iç sur duvarının ve kent kapısının bulunduğu alanda 2013 yılında kazılara başlandı. Sirkeli Höyük’te jeoelektrik ölçümlerde duvarın üst sırasının yüzeyin 80 cm altında olduğu anlaşıldı ve kazılarda bu dolgu toprak kaldırıldıktan sonra duvara ulaşıldı. Kazılarda 4m genişliğinde bir sur duvarı ile karşılaştık. Duvarın kazılan yüksekliği 1.30 olmasına rağmen, 2013 yılında duvarın alt sırasına ulaşılamadı. Duvarın zaman içerisinde değişikliklere uğradığı, ona eklemeler yapıldığı görülmektedir. Bu değişimler kazı sezonunda ulaşılan derinliğe kadar beş ayrı evre olarak nitelendirilmiştir. Sur duvarın en geç evresinin Orta Demir Çağına ait olduğu ve höyüğün en geç tabakası olan Hellenistik Dönemin güneydoğu aşağı şehirde temsil edilmediği anlaşılmaktadır.

Orta Demir Çağında iki taban ve bu tabanlara ait tüme yakın çanak çömlek ortaya çıkarılmıştır. Black-on-Red testi, White Painted derin kase, pişirme kabı ve kırmızı astarlı bir sığ kase üçüncü evreye ait taban üzerinde toplu olarak bulundu ve M.Ö. 9./8. yüzyıla tarihlenmektedirler. Bu çanak çömlek topluluğu Kıbrıs ile kültürel ilişkilere işaret etmektedir. Burada bulunan sarı renkli halkalarla bezeli siyah cam benzeri bir malzemeden üretilmiş bir Fenike boncuğu ise aynı dönemde Levant Bölgesine uzanan bağların bir kanıtıdır.

Orta Demir Çağı dolgusu içindeki Geç Tunç Çağı çanak çömleği daha derindeki tabakaların Geç Tunç Çağına ait olabileceğini göstermektedir. Nitekim höyükteki kazılarda Orta Demir Çağı’nın altında hem kuzeybatı terasta, hem de höyüğün en yüksek alanında iki Geç Tunç Çağı yapısı tespit edilmiştir.

Yüzey taramaları, toplamaları ve kazılar Sirkeli’nin büyüklüğü, kronolojisi, şehircilik anlamında gelişimi konusunda önemli bulgular kazandırmıştır. Çalışmaların devamında Orta Demir Çağından daha erken tabakalara yönelik bilgilere ulaşmayı hedeflemekteyiz.

Sirkeli Höyük ekibi desteklerinden dolayı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Adana Valiliği’ne, Adana Müzesi’ne, İsviçre Milli Fonuna (SNF), Fritz Thyssen Vakfına, İskenderun Enerji Firmasına teşekkür eder.

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız