Tharse (Turuş) Nekropol Alanında Temizlik ve Kurtarma Kazısı Başladı

Roma yol haritaları olan Peutinger Tablosu’nda ve Itiner Antonini’de, Komagene Krallığının başkenti Samasota'ya giden yol güzergahı üzerinde bulunduğu ifade edilen alanın, Turuş olduğu düşünülmektedir. Bu günkü ismi Kuyulu Köyü olan alan Adıyaman merkeze bağlı olup, merkeze yaklaşık 40 km mesafede ve Adıyaman-Şanlıurfa yolu üzerinde yer almaktadır.

Nekropol alanına yakın mesafede Turuş Büyük ve Turuş Küçük Höyük olarak isimlendirilen iki höyük yer almakta ve bu alanlarda yapılan incelemelerde MÖ 4. bin yıldan itibaren yerleşimin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca var olan nekropol alanına yaklaşık 1 km mesafede kaya mezarları tespit edilmiştir.

Çalışmaların gerçekleştirildiği alan çevresine göre yaklaşık 20 metre yükseklikte ve geniş alana yayılmış bir tepede bulunmaktadır. Temizlik çalışmaları ve kazılar mezar yapılarının yoğun olarak bulunduğu tepenin doğu yakasında gerçekleştirilmekte ve diğer yakalara doğru ilerletilmektedir.  Nekropol alanında 1999 yılında kısa süreliğine kazı ve temizlik çalışmaları gerçekleştirilmiş ve uzun yıllar sonra bu çalışmalar 13 Eylül 2021’de Adıyaman Müzesi tarafından tekrar başlatılmıştır. Yapılan yeni çalışmalarla birlikte alanda 79 adet kaya mezarının yer aldığı tespit edilmiştir. Tespiti daha önce yapılan kaya mezarları temizlenmiş ve yeni alanlarda kazı çalışmalarına başlanmıştır.

Tamamı ana kayaya oyularak yapılmıştır. Bazı mezar yapılarında, yağmur sularının mezar içine girişini engellemek adına suyolu yapılmıştır. Çoğunlukla Doğu-Batı yönlü olan Kaya mezarlarına 8 ve 9 basamaklı bir dromos ile ulaşılmakta ve girişler genellikle yuvarlak kemer formlu kapı ile sağlanmaktadır. Genel olarak doğudan girişi sağlanan mezarlardan bazılarının kapı girişleri dikdörtgen kapak ile muhafaza edilmiş bazı girişler ise yuvarlak teker formlu bir kapak ile muhafaza edilmiştir.  Mezar odasına giriş esnasında yuvarlak kapağın kenara alınması için sol tarafta alan oluşturulmuştur.  Günümüzde alanda sadece bir adet dikdörtgen kapak yer almakta, diğerleri ise kullanılmak üzere sonraki dönemlerde kapı girişlerinden alınmıştır.  Bölgede yer alan Kaya Mezarlarını mimari olarak iki ana grupta incelemek mümkündür. Birinci grup mezar yapılarında, girişten sonra kare formda bir alan bizi karşılamakta ve bu kare alanın sağında solunda ve karşıda olmak üzere üç mezar odası yer almaktadır. Kare veya yuvarlak kemer formlu girişlerle geçilen bu mezar odalarının her birinin sağında solunda ve yine karşıda üç adet Arcosolium (mezar yatağı) yer almaktadır. Söz konusu birinci grup mezar yapılarında toplamda dokuz adet ölü gömülebilmektedir ki bu da bizlere bu grup yapıların kalabalık ailelere ait olduğunu göstermektedir. İkinci grup yapılarda ise girişten sonra bizi tek oda karşılamakta ve bu odada sağda solda ve karşıda olmak üzere üç adet Arcosolium ve toplamda üç mezar yatağı yer almaktadır.  Açılan 15 nolu mezar odasının sol tarafında yer alan Arcosolium’un dibinde Roma dönemine ait ve biri iki parçalı, biri sağlam halde iki adet kandil bulunmuştur. Mezar yataklarının çoğunda ölünün başının konması için yükselti bırakılmış ve bu yükselti yastık görevi görmektedir.

Mezar yapılarında var olan süslemeler ağırlıklı olarak Helenistik dönemde karşımıza çıkan Bukranion, girland, kartal bezemeleri ve testi kabartmalarıdır. Bazı mezar odalarında sağ ve solda olmak üzere hemen kapı girişine işlenmiş aslan ayağı ve pençesi yer almaktadır. Kapı girişinin üst kısmında ise yine sağ ve solda Bukranion kabartması ve iki kabartma arasında uzanan girland bezemesi mevcuttur.  Bazı mezar yapılarında ise var olan girland bezemesinin hemen üstünde güneş bezemesi de yer almaktadır. 1 nolu mezar yapısında yan odalara geçişi sağlayan dikdörtgen kapılı girişlerin çevresi silmeler ile bezenmiştir. Ana duvara işlenen süslemeler ağırlıklı olmak üzere klinelerde de bezemeler ile karşılaşmak mümkündür. Bunlardan biri sunak şeklinde oluşturulmuş kare gövdeli iken bir diğer klinede ise iki ayaklı bir sehpa yer almakta ve bu sehpanın ayakları aslan pençesini andırmaktadır. Sehpanın iki tarafında ise geniş gövdeli birer testi yer almaktadır. Yine 2 nolu mezar odasının kare mekan duvarında kartal, insan, yılan, sütun, bukranion betimleri ile karşılaşılmaktadır. İnsan betimi bir sütun üzerinde hareketli bir şekilde verilmiş ve ayaklarının dibinden geriye doğru kıvrımlarla hareket verilen bir yılan yer almaktadır.

Sonuç olarak çalışmaların gerçekleştirildiği bölgede tespiti yapılan ve birbirine çok yakın olan iki adet höyük üç adet nekropol alanı ve bu nekropol alanlarının yakınında bulunan antik dönem taş ocaklarından anlaşılmaktadır ki, Turuş köyü ve civarı uzun dönemler boyunca kullanılmış ve kendi döneminde cazip ve kalabalık bir merkez konumuna erişmiştir.

 

Kaynak: Adıyaman Müzesi Müdürlüğü

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

8000 Yıllık Spatula

Yeşilova Höyüğü Neolitik Dönemine ait IV. Tabakada ele geçen yaklaşık 15 cm. uzunluğundaki spatula, &nb...

Urartu Kralı II. Rusa’nın Kalesi “Kef Kalesi”

Kef Kalesi, Bitlis ili, Adilcevaz İlçesi, Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında yer almaktadır. Kale,  ...

İsrail Kıyılarında 900 Yıllık Haçlı Kılıcı Bulundu

İsrail’in batısındaki Carmel kıyılarında dalış yapan Shlomi Katzin isimli bir dalgıç, deniz kabuklarıyla kaplı bü...