Akhisar Müzesi

Arkeolojik seksiyonda, 18-11 milyon yaşlarında fosiller, idoller, el aletleri, MÖ 6000-3000 yıllarına tarihlenen Yortan seramikleri, MÖ700-500 yıllarına ait seramik, gümüş kap ve altın buzağı, Hellenistik Dönem seramikleri, MÖ 500 - MS 200 tarihleri arasına ait figürinler, yağ kandilleri, mezar stelleri ve cam eserler sergilenmektedir. MÖ 500'lere tarihlenen lir çalan Eros, aslan başlı küpe, Herakles mührü, altın yüzük, kolye, iğne, Hıristiyanlık Dönemine ait günlük alet ve eşyalarda bu bölümde yerini almıştır.

Batı Anadolu’nun en eski şehirlerinden biri olan Akhisar, beş bin yıllık yerleşim alanı ve en çok bilinen ismi Thyateira ile geçmiş kadim medeniyetlerin en güzel kentlerinden biridir.

Adnan Menderes Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Akdeniz’in yürüttüğü yüzey araştırmalarında Akhisar ve civarında Prehistorik ve sonraki dönemlere ait 24 yerleşim yeri tespit edilmiştir. Bu yerleşim yerlerinden elde edilen seramik, idol, el aleti, av aleti ve benzeri buluntularla birlikte Akhisar ve civarında insan konuşlanmasının ve kentin geçmişinin MÖ 7000 yıllarına dayandığı bilimsel olarak ispat edilmiştir.

Akhisar Kulaksızlar Köyü'nde yapılan ve hala dünya müzelerinde yer alan idoller, Anadolu’daki ana tanrıça inancı ve heykelcikleri ile yakın tarihlidir: İdol kültürü ve üretiminin ilk merkezi Akhisar olmuştur.

Yine Akhisar’a 13 kilometre mesafedeki Karakurt kasabası, Bostancı Köyü arazilerinde yer alan Yortan medeniyeti ve bu medeniyetin o günün şartlarında oluşturduğu kültür, ürettikleri seramik eserler, aynı dönemde Anadolu’da yaşamış olan diğer medeniyetlerden özgünlükleri ile ayrılmışlardır.

Akhisar Müzesi şahsımın uzun yıllar çabası sonucu kurulmuştur. Akhisar ve civarından elde edilen eserlerin özgünlüğü ve çokluğu, Manisa Müzesinin bu eserleri sergileyememesi ve kapalı olması, Akhisar’da devam eden arkeolojik kazıların uzun soluklu devam edecek olması ve elde ilen eserlerin sergilenme ve depolanma ihtiyaçları Akhisar'da bir müze kurulma ihtiyacını beraberinde taşıyordu. İstanbul-İzmir, Bergama-Denizli arasındaki turizm hareketliliği ve Akhisar’ın tam ortada kalması, İncil’de geçen yedi kutsal kiliseden en önemlisinin Akhisar’da olması ve bunun sonucunda inanç turizminin Akhisar’da yoğun yaşanması bir müzeyi daha da gerekli kılıyordu. Şahsım tarafından hazırlanan bir dosya ve dönemin Kültür Bakanı Sayın Atilla Koç’un oluru ile 04.07.2006 tarihinde müzenin kuruluşuna karar verildi.

Kültür Bakanlığı uzmanları tarafından Thyateira Antik kentinin hemen yanında yer alan, 1932 yılında yapılmış, bir kısmı öğretmenevi olarak kullanılan iki katlı binanın müze yapılmasına karar verildi. Binanın olduğu yerin sit alanı olması nedeniyle izinlerin alınması, binanın röleve ve restorasyonunun yapılması ve müzenin tamamlanması 5 yıl 11 ay 29 gün sürdü. Müze, 2012 yılının Ağustos ayında Sayın Ertuğrul Günay’ın katılımı ile açıldı.

Müze 11 bölümde 1451 eserin sergilendiği arkeoloji ve etnografik eserlerden oluşmaktadır.

Arkeolojik seksiyonda, 18-11 milyon yaşlarında fosiller, idoller, el aletleri, MÖ 6000-3000 yıllarına tarihlenen Yortan seramikleri, MÖ700-500 yıllarına ait seramik, gümüş kap ve altın buzağı, Hellenistik Dönem seramikleri, MÖ 500 - MS 200 tarihleri arasına ait figürinler, yağ kandilleri, mezar stelleri ve cam eserler sergilenmektedir. MÖ 500'lere tarihlenen lir çalan Eros, aslan başlı küpe, Herakles mührü, altın yüzük, kolye, iğne, Hıristiyanlık Dönemine ait günlük alet ve eşyalarda bu bölümde yerini almıştır.

Müzenin en nadide eseri MÖ 550 yılına tarihlenen Lidya-Pers kültürünün özgün eseri olan heykeldir. Gözleri ve dudakları hala kırmızı boya ile boyanmış sağ elinde gül goncası, sol elinde kuş tutmakta; kıvırcık saçları güçlü pazıları kadınları hatırlatan göğüs ve kalça yapısı, üzerindeki tuniği, ayağındaki sandaleti, çene gamzesi, hayret uyandıran gülümsemesi, güzel gözleri ile hiçbir müzede olmayan bir eserdir.

Ayrıca zengin bir sikke koleksiyonu da bu seksiyonda ziyaretçilere sunulmuştur.

Etnografik eserler bölümünde; Selçuklu ve Osmanlı Dönemi zengin para koleksiyonu, nadide el yazması 18. yüzyıl Kuran’ı Kerim, padişah fermanları, çini hat sanatı eseri, kılıç, tabanca, Osmanlı Dönemi Akhisar Belediyesi mühürleri, Çanakkale seramikleri, erkek ve kadınlara ait kıyafetler, nadide halı örnekleri, kaftanlar ve mutfak kültürünü ortaya çıkaran eserler yer almaktadır.

Arasta bölümünde, Akhisar’ın kadim dönemlerinden beri var olan Lonca ve Arasta kültürü geniş ve ayrıntılı bir şekilde sergilenmektedir. Bu salonda; tütün, tütün işçiliği, malzemesinin yer aldığı bölüm; at ve binek hayvan koşumları, saraççılık ve malzemeleri bölümü; keçe, keçecilik ve keçe imalatı ve malzemesi bölümü; at arabası üretimi, malzemesi, üretimde kullanılan alet ve ekipmanlar bölümü; semer üretimi, malzeme, donanım bölümü; Arasta kahvehanesi ve Osmanlı Dönemi kahvehane malzemelerinin olduğu bölüm ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Müzenin giriş kapısının sol tarafında yer alan “kehanet taşı”, üzerinde bir iyi bir de kötü kehaneti taşımaktadır. Thyateira antik kentinden Didim kehanet merkezine gönderilip üzerine kahinler tarafından kehanet yazıldığı bilinen mermer blok, Prof. Dr. Hasan Malay tarafından incelenmiştir.

 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

Lucien Arkas ile Röportaj

1750 yıllarında Marsilya’dan Türkiye’ye gelen bir Fransız ailenin oğlu olan Lucien Arkas, 1945 yılında İzmir&rsqu...

Klaros Kutsal Alanı

İzmir İli, Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros, İonia’nın en önemli kutsal alanlarından biri aynı zaman...

Büyük İskender Sonrasında Smyrna (İzmir)

İzmir Körfezi’nin doğu derinliğinde uygun yerleşim koşulları nedeniyle İzmir Neolitik Çağdan itibaren kesintisiz...