Firavunların Altın Geçidi

Mısır'da organize edilen görkemli törenle, 18 kral ve 4 kraliçe mumyası , Neo-Klasik Kahire Müzesinden 5 kilometre ötedeki yeni dinlenme yerlerine taşındılar. 17. Hanedan firavunlarından II. Seqenenre Taa’dan MÖ 12. yüzyılda hüküm sürmüş IX. Ramses’e kadar hükümdarlıklarının kronolojik sırasına göre muhteşem bir törenle Kahire sokaklarından geçtiler.

Organizasyonda dikkatleri en çok üzerine çeken mumya, 67 yıl hüküm sürmüş ve tarihin bilinen ilk yazılı anlaşmasını imzalamasıyla bilinen ünlü firavun II. Ramses’ti. Bir diğer önemli hükümdar ise, yaşadığı dönemin gelenekleri kadınların firavun olmasına izin vermese bile lider olmayı başarmış “Asil kadınların en önemlisi” Kraliçe Hatshepsut’ oldu.

Krallar Vadisi

Mısırlı yetkililer bu ay ziyarete açılacak olan yeni müzenin, ülkenin önemli döviz geliri kaynağı olan turizmi tekrardan canlandırmasını ummakta. Son on yılda endüstri politik dengesizlikler ve yakın zamanda pandemi nedeniyle zarar görmüştü. "Firavunların Altın Geçidi" organizasyonu ile taşınan mumyalar, bundan sonra Mumyaların Kraliyet Salonu’nda yerini alacak ve 18 Nisan’dan itibaren ziyaretçilere kapılar açılacak. Salon, gelen ziyaretçilerin kendilerini Luksor’daki Krallar Vadisi’nde olduklarını hissettirecek bir şekilde tasarlanmış.

Bundan bağımsız olarak, meşhur Tutankhamun koleksiyonuna ev sahipliği yapacak olan yeni Büyük Mısır Müzesi, Piramitlere yakın bir alanda Gize’de önümüzdeki sene ziyarete açılacak.

“Firavunların laneti”

Her ne kadar bu organizasyon muhteşem ve hatta eğlenceli olarak tanımlansa da, Mısır’ın mumyaları tarih boyunca batıl inanç ve uğursuzluklarla bağlantılı görülmüşlerdir. Yakın zamanda Mısır’da bir dizi felaket meydana geldi. Sadece geçen hafta, düzinelerce insan Sohag’da meydana gelen bir tren kazası sonucu hayatını kaybederken, Kahire’de bir binanın çökmesi sonucu 18 kişi can verdi. Mumyaları taşımak için bütün hazırlıklar yapılırken, Süveyş kanalı MS Ever Given kargo gemisi tarafından neredeyse bir hafta geçişe kapandı. Sosyal medya kullanıcılarının aklına bu olayların nedeninin “firavunların laneti efsanesi” olup olmadığı sorusu geldi.

Antik Mısır mumyalarının sergilenmesinin etik olup olmadığı çok uzun bir süredir ülkede tartışılmakta. Birçok İslam âlimi ölülere saygılı ve onurlu davranılması gerektiğine, meraklı ziyaretçilere sergilenmelerinin yanlış olduğuna inanmaktadır.

1980 yılında, Başkan Enver Sedat, Mısır Müzesindeki Kraliyet Mumya Odası’nın kapatılmasını emretmiş, bu durumun ölülerin kutsallığına bir hakaret olduğu görüşünü dile getirmiştir. Bunun yerine mumyaların tekrar gömülmesini istese de bu dileği gerçekleştirilmemiştir.

Her bir mumya süslenmiş, darbe karşıtı modifiyeli özel araçlar, replika atların çektiği savaş arabaları ve motorlu konvoyla yeni yerlerine taşındılar. Antik mumyalama yöntemleri sayesinde her ne kadar korunuyor olsalar da bu yolculukta onları dış etkenlerden koruyabilmek için özel yapılmış nitrojen dolu kutulara yerleştirildiler. Aynı zamanda üzerinden geçecekleri bütün caddeler yolculuklarını rahat bir şekilde sarsıntısız tamamlamaları için düzenlendi.

Kahire Amerikan Üniversitesi Mısır bilimci Prof. Salima İkram'ın açıklamasına göre Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı, mumyaların sarsılmaması için sabitlenmesi, korunması ve ortam sıcaklığı kontrol altına alınarak hazırlanıp taşınabilmesi için elinden gelenin en iyisini yaptı.

Mumyalar 1881 ve 1898 yılları arasında, Mısır’ın antik başkenti Teb (günümüz Yukarı Mısır Luksor) kalıntıları arasında iki ayrı yerde bulunmuştu. Antik dönem firavunları kalıntılarının bir kısmı Luksor’dan Kahire’ye Nil Nehri üzerinden gemilerle taşınırken, bazıları birinci sınıf tren vagonlarında geldiler. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca meşhur Kahire Mısır Müzesinde sergilenmekte ve dünyanın her yerinden turistlerce ziyaret edilmekteydiler.

 

Metin ve Fotoğraflar Kaynak: BBC News

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Fotoğraf Yarışması

Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 3. Ulusal Fotoğraf Yarışması başlıyor. Fotoğraf arkeoloji biliminin en sevdiği yol arkadaşıdır. Arkeolojinin kendini anlatamadığı noktada fotoğraf en büyük yardımcıdır. Sadece Fotoğraf Sanatçıları arkeolojiyi sevmez aynı zamanda arkeologlarda iyi birer fotoğrafcıdır. Fotoğraf Yarışması ile uygarlıkları, kentleri ve geçmişi birbirine bağlayan yolların izinde arkeolojinin hikayesini arıyoruz.

SON İÇERİKLER

Doğan Kuban Hocamızı Kaybettik

Türkiye'nin önemli mimarlık tarihçilerinden, mimar ve akademisyen Prof. Dr. Doğan Kuban 95 yaşında hayatını kaybe...

Türkiye, Taş Tepeler ile Neolitik Çağ’ı aydınlatıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtım Ajansı (TGA), Taş Tepeler programı ile Şanl...

Tharse (Turuş) Nekropol Alanında Temizlik ve Kurtarma Kazısı Başladı

Roma yol haritaları olan Peutinger Tablosu’nda ve Itiner Antonini’de, Komagene Krallığının başkenti Samasota'ya giden ...