Etrüsk Sanatında Troya’dan Bir Sahne

Homeros'un "İlyada" ve "Odyssey" destanları, yazılmalarından bu yana geçen yaklaşık üç bin yılda sayısız kitaba, filme ve sanat eserine ilham kaynağı olmuştur. Bir zamanlar eski bir kutuya (cista) bağlı olan bu küçük tunç heykel, Yunan destanlarının gizemli Etrüsklerin estetiğini nasıl etkilediğini göstermektedir.

Antik çağın iki tanrısı Uyku ve Ölüm'ün, Truva Savaşı'nda ölen Sarpedon'un cesedini tutarken tasvir edildiği bir cista sapı, MÖ 400 - 375. ©Alamy

Cleveland Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan Uyku ve Ölüm figürlerinin işlendiği cista sapı, antik Mısır, Yunanistan, Roma ve İtalya'nın merkezindeki antik bir bölge olan Etruria'da (İtalya) bulundu.

Sap yaklaşık 18,5 x 18,3 santimetre uzunluğunda ve 18 santimetre yüksekliğindedir. Figürler, efsanevi Troya Savaşı'nda savaşan Zeus'un oğullarından biri olan Sarpedon'un cesedini kaldırmak için eğilen Hipnos (Yunan uyku tanrısı) ve Thanatos'u (Yunan şiddetsiz ölüm tanrısı) temsil etmektedir. Eser MÖ 400 – 375 yıllarına tarihlenmektedir.

Tunç cista örneği MÖ 325 300 ©metmuseum

İlyada'nın XVI. Kitabına göre, Sarpedon Troya tarafında savaştı ve adamlarını güçlü Yunanlılara karşı savaşa götürdü. Yunan kahramanı Patroklos, Troyalıları en büyük Yunan savaşçısının savaşa katıldığına inandırmak ve korkutmak için Achilleus'un zırhını giyerek savaşa katıldı. Sarpedon, savaş alanında Patroklos ile karşılaştı ve Zeus oğlunu kurtarmak istese de Sarpedon ölümcül şekilde yaralandı. Yunanlılar Sarpedon'un zırhını çıkardılar, ancak Zeus, Apollo'ya cesedi alıp "insanları hızla taşıyan" ikiz kardeşler Hypnos ve Thanatos'a teslim etmesini emretti (çeviri: AS Kline).

Cleveland Sanat Müzesi'nde Yunan ve Roma sanatı eski küratörü Michael Bennett, açıklamasında bu eserin antik heykeltıraşının "Homeros'un 'İlyada'sından bir sahnedeki acıyı ve duyguyu mükemmel bir şekilde yakalamayı başardığını" söyledi . Teknik açıdan ise eser, tipik bir Etrüsk sapından çok daha detaylı; Bennett'e göre, Sarpedon'un sarkık saçları parmak tutacağı olarak kullanılabildiğinden, neredeyse ergonomik olarak tasarlanmış gibi görünüyor.

Ancak Etrüsklerin Homeros destanının görsel estetiğini heykeller ve duvar resimleri gibi birçok sanat eserine uyarlamalarının nedeni hala belirsizliğini koruyor.

Etrüsk dilinin yalnızca kısmen anlaşıldığı göz önüne alındığında, MÖ 900 civarında ortaya çıkan bu uygarlık hakkındaki bilgilerin çoğu, birkaç yüzyıl sonra yazan Yunan tarihçi Herodot gibi dış kaynaklardan gelmektedir. Herodot, Etrüsklerin Troya'nın çok güneyinde olmayan Küçük Asya'daki Lydia'dan geldiğine inanıyordu. Troya kahramanı Aeneas'ın savaştan sonra İtalya'ya gidip Roma'nın kurulmasına yardım ettiğine dair daha sonraki efsaneyle birlikte, dilbilimci Robert Beekes gibi bazı uzmanlar, Etrüsklerin Troyalılardan veya Troya tarafında savaşan gruplardan türemiş olabileceğine inanmaktadır. Bununla birlikte, 2021 yılında yapılan bir genetik çalışma, Etrüsklerin yerel olabileceğini ortaya koymuştur.

Etrüskler, "İlyada"daki baş kahramanlarla bir yakınlık hissettikleri için Troya Savaşı'ndan sahneleri vazolarını ve tunç kutularını süslemek için kullanmış olabilirler. Ancak Troya Savaşı'nın o dönemde Yunan sanatında popüler bir tema olması ve bu tarzda dekore edilmiş vazoların ve diğer eserlerin geniş ticaret ağları aracılığıyla Etrüsklere ulaşması nedeniyle de bu estetiği benimsemiş olabilirler. Klasik arkeolog Larissa Bonfante, "Etrüsk Mitleri" ( 2006, British Museum Press) adlı eserinde, Etrüsklerin daha sonra Troya Savaşı öykülerine kendi yorumlarını kattıklarını ve özellikle ölüm ve vahşet sahnelerine odaklandıklarını savunmaktadır.

Kaynak: Live Science

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER