Sırbistan'daki Kömür Madeninde Antik Roma Gemisi Bulundu

Kömür madencileri, muhtemelen antik bir sınır şehrini ve askeri karargâhı besleyen bir Roma gemisinin kalıntılarını buldu.

Arkeologlar, 2 Ağustos'ta bulunan eski bir Roma gemisinin ahşap kalıntılarını özenle fırçalıyorlar. Gemi, Drmno madeninde bir kazı ekibi tarafından bulundu.

Sırbistan'daki kömür madencileri, Romalılar tarafından imparatorluğun sınırındaki yakın bir kente ve askeri karargâha ikmal yapmak için kullanılmış olması muhtemel büyük bir ahşap geminin kalıntılarını keşfetti.

Arkeologlar düz tabanlı geminin bir zamanlar Tuna Nehri ile Roma şehri Viminacium arasındaki su yollarında yük taşıdığını düşünüyor. ©Institute of Archaeology, Belgrade


Arkeologlar kalıntıların radyokarbon tarihlerini bekliyorlar, ancak MS 3. veya 4. yüzyıllara ait olabileceğini düşünüyorlar. Antik geminin Tuna Nehri ile MS 1. yüzyılın başlarında kurulan yaklaşık 1,6 kilometre uzaklıktaki Roma şehri Viminacium arasındaki küçük nehirler boyunca malzeme taşıdığını öne sürüyorlar.

Bir arkeolog ekibi, kömür madeninin dev makineleri yakınlarda çalışırken antik geminin kalıntılarını kazıyor. ©Institute of Archaeology, Belgrade



Antik enkaz, Temmuz ayı sonlarında Belgrad'ın yaklaşık 50 km doğusunda, Kostolac yakınlarındaki Drmno yüzey kömür madeninde ortaya çıkarıldı.

Ahşap kalıntılar yüzeyin yaklaşık 8 metre altındaki bir alüvyon tabakasına gömülmüştü. Madendeki kömür damarına, üst toprağın mekanik bir kazıcı ile kesilmesiyle ulaşıldı ve enkaz, kesimin duvarında bulundu.

Geminin yaşını ortaya çıkarmak için radyokarbon tarihleme çalışmaları yürütülüyor, ancak arkeologlar teknenin MS üçüncü ya da dördüncü yüzyıla ait olduğunu düşünüyor. ©Institute of Archaeology, Belgrade

Bunu bulan madenciler daha sonra Belgrad merkezli Arkeoloji Enstitüsü tarafından işletilen yakındaki Viminacium arkeoloji alanındaki arkeologlarla temasa geçti.

Enstitü sözcüsü yaptığı açıklamada, ahşap gibi organik malzemelerin genellikle havaya maruz kaldıklarında çürüdüğünü, ancak ahşap tahtaların ve üzerlerindeki kumun nemli olduğunu, dolayısıyla nemin antik geminin korunmasına yardımcı olmuş gibi göründüğünü söyledi.

Yakınlarda benzer gemilerin kalıntılarının bulunması, tüm bölgenin bir zamanlar Tuna'nın gezilebilir bir durgun suyu olduğunu göstermektedir. ©Institute of Archaeology, Belgrade


Ancak enkaz ortaya çıkarıldıktan sonra, "en büyük tehlikenin gemiyi çok çabuk kurutmakla tehdit eden parlak güneş olduğunu" belirten sözcü, bu nedenle arkeologların enkazı kazarken kalıntıları suyla ıslattıklarını belirtti.

Yeni keşfedilen gemide çalışan ekipte yer alan Mladen Jovicic, 13 metrelik gövdeyi kırmadan hareket ettirmenin zor olacağını söyledi.
Mühendis arkadaşlarımız... Vinçle kaldırılacak özel bir yapı hazırlayacaklar ve... Ardından tüm aşama aşama konservasyon süreci başlayacak" dedi. ©Zorana Jevtic (Reuters)

 

Gemi orijinal olarak yaklaşık 20 metre uzunluğunda ve yaklaşık 3,5 metre genişliğindeydi. Bir mavna gibi düz tabanlıdır ve arkeologlar Tuna ile Viminacium arasında yük taşımak için kullanıldığını düşünmektedir.

Arkeologlar, eski bir Roma düz gövdeli nehir gemisi olan ahşap bir geminin gövdesini kazıyorlar. ©Reuters


Arkeologlar, "Mavnanın kıyıdan çekilmesi ya da küreklerle yürütülmesi muhtemeldir ve uygun durumlarda gemi, yardımcı bir yelken kullanarak hareket etmek için rüzgârı da kullanabilirdi" dediler.

Enkaz, yakınlarda ortaya çıkarılan ilk antik gemi değil: Bölgede 2020 yılında da benzer teknelerin kalıntıları bulunmuş, bu da bölgenin bir zamanlar yakındaki Tuna nehrinin gezilebilir bir durgun suyu olduğunu göstermişti.

©Reuters


Viminacium birleşik bir Roma yerleşimi ve askeri kaleydi ve MS 87'den sonra Roma İmparatorluğu'nun Yukarı Moesia (Moesia Superior) sınır eyaletinin başkentiydi.

Önemli bir ticaret merkezi ve Roma kültürünün bölgesel bir merkeziydi. Arkeologlar, Viminacium'un 45 bin kişilik bir nüfusa sahip olduğunu ve o dönemde Balkanlar'daki en büyük yerleşim yerlerinden biri olduğunu tahmin etmektedir.

Birkaç Roma lejyonu buradaki kalede üslenmişti ve kuzeydeki halk Romalılara karşı kavgacı olarak ün salmıştı.

Ancak şehir ve kale 411 yılında Avrupa'nın büyük bölümünde Roma egemenliğine son veren Hunlar tarafından yıkıldı. Viminacium 6. yüzyılın başlarında Bizans imparatoru Büyük Justinianus tarafından yeniden inşa edilmiş, ancak 582 yılında Avrasya bozkırlarından gelen Avarlar tarafından tekrar yıkılmıştır.

Ahşap kalıntılar ve üzerlerindeki kum katmanları nemliydi; bu da enkazın havadan gelen nemle korunduğunu göstermektedir. ©Institute of Archaeology, Belgrade


Viminacium'un kalıntıları 19. yüzyılda keşfedilmiştir ve şu anda Sırbistan'ın en önemli Roma alanlarından biridir, ancak sadece küçük bir yüzdesinin kazıldığı tahmin edilmektedir.

Arkeologlar burada yüzlercesi gümüş ve altından yapılmış on binlerce eserin yanı sıra zengin bir şekilde dekore edilmiş mezarlar, antik atölyeler, saraylar, tapınaklar, sokaklar, plazalar ve surlar; Roma hamamları; yarış arabaları için bir pist ve 12 bin kişilik bir amfitiyatro ortaya çıkarmıştır.

Kostolac'taki müzede bulunan antik Viminacium kentinin bir maketi. ©Marko Djurica (Reuters)


2021 yılında amfitiyatro kalıntılarında kurban edilmiş olabilecekleri düşünülen en az 13 köpeğin kalıntıları keşfedilmiştir.

Kaynak: Live Science

EN ÇOK OKUNANLAR

Macaristan’da Zırhı, Silahları ve Atı İle Gömülmüş Avar Savaşçısı Bulundu

Déri Müzesi'nden arkeologlar, Macaristan'ın kuzeydoğusunda, Ebes yakınlarındaki bir Erken Avar mezarında eksiksiz bir lamel zırh seti ortaya çıkardılar. Bu eser 7. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir ve şimdiye kadar büyük ölçüde sağlam ve orijinal konumunda keşfedilen ikinci Panoniyen Avar lamel zırhıdır. İlki 2017 yılında Ebes'in sadece 16 kilometre güneyindeki Derecske'de bulunmuştu.

Türk Topraklarında 3400 Yıllık Piramit Bulundu

Bu yılın başlarında bilim insanları Kazakistan'da 4 bin yıllık sofistike bir bozkır piramidinin keşfedildiğini bildirmişti. Arkeologlar şimdi de Karaganda bölgesinin Shet ilçesine bağlı Taldy köyünün 13 km doğusunda, Taldy-Nura Nehri'nin yanındaki bir tepede başka bir piramit buldular.

SON İÇERİKLER