Hakemi Use: Diyarbakır'da Bir Geç Assur ve Hassuna/Samarra Yerleşimi

Yerel halk tarafından “Yusuf’un Höyüğü” anlamında “Haremi Usey” olarak adlandırılan höyük, 1980’lerin sonlarında resmi kayıtlara “Hakemi Use” şeklinde tescil edilmiştir. Diyarbakır’ın Bismil ilçesi, Tepe beldesi sınırları içinde yer alan Hakemi Use, Dicle’nin akış yönüne göre sağ kıyısında konumlanmış yan yana iki höyükten oluşmaktadır.

Bunlardan boyutları itibariyle büyük (1,5 hektar) ve batı kesimde yer alan Hakemi Use I höyüğü, Geç Neolitik ve Geç Assur olmak üzere iki dönemi içermektedir. Doğudaki yayvan ve günümüzde yükseltisi tarla düzlüğüne inmiş olan Hakemi Use II höyüğü (0,5 hektar) ise Orta Çağ’da (MÖ14-13. yy.) kısa süreli iskân edilmiştir. Orta Çağ sakinleri ölülerini batıdaki Hakemi Use I höyüğüne defnetmiştir.  Kazılarda gün yüzüne çıkarılan mezarlardan hareketle, Orta Çağ köy yerleşiminde çoğunluğu İslami bireylerin oluşturduğu, yanı sıra az sayıda Gayrimüslimin de birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır.

Hakemi Use’de arkeolojik kazılar Ilısu Projesi kapsamında DSİ Genel Müdürlüğü’nün maddi katkıları, Diyarbakır Müze Müdürlüğü başkanlığında, Hacettepe Üniversitesi’ne mensup ekip tarafından 2001-2013 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Arazi çalışmaları 2012’de son kez gerçekleştirilmiş olup, kazı sezonu sonunda açılmış tüm alanlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın direktifleriyle tamamen kapatılmış, 2013’de de sadece kazı evinde belgelemeye dönük çalışma yürütülmüştür.  

Hakemi Use I yerleşimi yaklaşık 120 metre çapında, daireye yakın görünümlü ve dört metre civarında kültür dolgusuna sahiptir. Mevcut dolgunun yaklaşık 3,5 metrelik bölümü Geç Neolitik döneme aittir. Höyük üzerinde uzun süredir zirai makineler ile tarım yapılıyor olması nedeniyle yüzeyde ciddi bir kültür dolgusu kaybı yaşanmıştır. Üstteki Geç Assur dönemi kültür dolgusunun gerçekte ne kadar olduğunu saptamak güç olsa da İslami mezarların mevcut höyük yüzeyinin hemen 50 santimetre altında geliyor olması Assur dolgusunun 2 metre civarında olduğu anlaşılmaktadır. Bütün bunlar dikkate alındığında Hakemi Use I höyüğünün yaklaşık 6 metre kültür dolgusuna sahip olduğu varsayılabilir.

Geç Assur Yerleşimi

Yukarı Dicle Vadisi, özellikle Orta Demir Çağı boyunca, güneydeki Assur İmparatorluğu tarafından sürekli kontrol altında tutulmak istenmiştir. Hakemi Use’nin de içinde olduğu Bismil Ovası’ndaki irili ufaklı pek çok yerleşim bunun kanıtıdır. Başta eyalet merkezi olan Tuşan (Ziyaret Tepe) olmak üzere yörede zorunlu göç ile oluşturulan diğer küçük boyutlu köy yerleşimleri, Assur’un tarımsal etkinliklerinin sürekli ve güvenli biçimde yürütülmesini sağlamıştır. 

Hakemi Use Geç Assur seramiği.

Hakemi Use I höyüğündeki kazılarda üstteki Geç Assur döneminin iki yapı katıyla temsil edildiği saptanmıştır. Her iki yapı katı ana hatlarıyla benzerlik gösterse de hem mimari hem de yerleşimin niteliğinde farklılıklar gözlenmektedir. Alttaki 2. Yapı Katı’nın Assur’un güçlü kralları II. Assurnasirpal ve III. Salmanassar zamanında iskân edildiği, üstteki 1. Yapı Katı’nın ise imparatorluğun son dönemini temsil ettiğini söylemek mümkündür.

Hakemi Use Geç Assur seramiği.

Geç Assur döneminde Hakemi Use’nin eyalet merkezi Tuşan’ın yakınında ve merkezi otoriteye son derece bağlı geniş bir aile tarafından iskân edildiği, başarılı tarımsal etkinliklerinin yönetim tarafından ödüllendirildiği, mezar buluntularından anlaşılmaktadır. Kazılarda gün ışığına çıkarılan basit toprak ve sanduka mezarlarda bulunan küçük buluntular, küçük bir mezra niteliğindeki yerleşimin sakinlerinden çok başkent düzeyinde işçiliğe sahiptir. Yerleşimin Assur döneminde etrafının yaklaşık iki metre taş temelli bir çevre duvarıyla çevrelendiği saptanmıştır. Orta Çağ mezar çukurlarının açılışı zamanında tahrip olmasından dolayı bu duvarın boyutları ve kapı geçidi tespit edilememiştir. Yerleşimin niteliği ve eyalet merkezi Tuşan’a yakınlığı (3km) dikkate alındığında bu duvara bir sur demek pek mümkün değildir; yerleşimin sınırlarını göstermek için yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir.

Hakemi Use Geç Assur silindir mühür ve baskısı.

Geç Assur dönemi arkeolojik bulgular çoğunlukla mezarlardan ele geçmiştir. Oldukça kaliteli çark yapımı Assur Saray Seramiğinin yanı sıra, metal ve kemik süs eşyası ile serpantinden yapılmış silindir mühürler dikkat çekicidir.

Hakemi Use Geç Assur kandil.

Hakemi Use’de Assur iskanı yanı başındaki eyalet merkezi Tuşan’ın terk edilmesiyle son bulmuştur. Assur’un Yukarı Dicle’de otoritesinin önce sarsılması, ardından ortadan kalkması sonucu, zorla yöreye getirilen insanların farklı yerlere göç ettikleri hem yazılı belgelerde hem de arkeolojik verilerle bilinmektedir. Assurlu olmadıkları ve yöreye zorunlu göçle başka yerlerden getirildiği aşikâr olan Hakemi Use sakinlerinin de her ne kadar yörede uzun süre iskân etmiş olsa da burayı benimsemedikleri ve ana yurtlarına dönmüş olmaları büyük olasıdır.

Geç Neolitik Yerleşimi

Yerleşimin ana kültür dolgusu Geç Neolitik dönemini kapsamaktadır. Yerleşimin ilk sakinleri yaklaşık MÖ 6.100 civarında Dicle kıyısına yerleşmiştir. Kazılarda yaklaşık 150 yıl süresince aynı yerde yaşayan bu köy topluluğuna ait beş yapı katı saptanmıştır. Gerek mimari gerekse materyal kültür bu beş yapı katında ana hatlarıyla benzer olsa da üstteki ilk iki yapı katı alttaki üç yapı katından bazı farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar genel olarak çanak-çömlekte belirgindir. Hakemi Use’nin Geç Neolitik dönemi Mezopotamya’nın geleneksel kronolojisinde Hassuna/Samarra olarak bilinen ve çoğunlukla kilden çanak-çömlekle tanınan zaman dilimini kapsamaktadır.

Hakemi Use Geç Neolitik dönem mimarisi.

Yukarı Mezopotamya’nın Geç Neolitik dönemi genel olarak Hassuna/Samarra olarak bilinmektedir. Mezopotamya arkeolojisinde bir dönemin ismi literatüre ilk kez geçtiği yerleşim ile anılması geleneğinden hareketle 20. yy. araştırmacıları çanak-çömleğin ilk kullanılmaya başlandığı Geç Neolitik dönemi, günümüzde Musul’un güneyindeki Tell Hassuna kazılarının verilerine göre sıralandırmıştır. 1943-1944 yıllarında Irak Eski Eserler Dairesi tarafından kazısı yürütülen ve İngiliz arkeologların bilimsel destek verdiği Tell Hassuna kazılarında ana toprak üzerinde saptanan ilk boya bezekli çanak-çömlek “Hassuna Boyalıları” olarak anılmaya başlanmıştır. Daha güneydeki modern Samarra kenti yakınlarındaki mezarlık alanında, 1911 yılında, gün ışığına çıkarılan diğer boyalılar Tell Hassuna’da ilk çanak-çömleklerin üstündeki tabakalarda ele geçmiştir. 20. yy. Mezopotamya arkeolojisi uzmanları bu bulgulardan hareketle Mezopotamya’nın ilk boya bezekli çanak-çömleklerini aynı zamanda birer dönem adıyla tanımlamış olup, kronolojik sıralamayı eskiden yeniye doğru Hassuna, Samarra, Halaf şeklinde yapmıştır. 20. yy. boyunca genel kabul gören bu sıralama, 21. yy. araştırmacıları tarafından Geç Neolitik dönem olarak değerlendirilmektedir.

Hakemi Use’nin Geç Neolitik dönem mimarisi beş yapı katında da benzer özellik göstermektedir. Taş temelsiz ve dörtgen planlı binaların duvarları, arkeolojide pisé olarak anılan, sıkıştırılmış toprakla oluşturulmuştur. Binalar ana hatlarıyla doğu-batı veya kuzey-güney yönünde inşa edilmiştir. Az sayıda yuvarlak planlı bina kalıntısına da rastlanmıştır. Gün ışığına çıkarılan temel kalıntılarında kapı geçidinin bulunmaması, bunların iki kattan oluşan binaların alt katlarındaki depo odaları olduğuna işaret etmektedir. Bu depo odalarında neredeyse hiç arkeolojik kalıntının ele geçmemiş olması, sakinlerin köyü terk ederken gündelik eşyayı da yanında götürdüğünü akla getirmektedir. Bununla birlikte, tabanlarda çoğunlukla kırık ve dağınık durumda çanak-çömlek ile yontma ve sürtme taş alet ele geçmiştir.

Mezarlar çoğunlukla binaların taban altında olmakla beraber yapıların arasındaki boş alan ve meydanlara da gömülmüştür. Beş yapı katında da mezara rastlanmıştır. Tümü basit toprak mezar olup, yön birliği yoktur. Üstteki ilk iki yapı katında kadın ve çocuk mezar sayısı daha fazladır. Kadın mezarlarında çoğunlukla boya bezeksiz çanak-çömlek bırakılmıştır. Mezar eşyası gündelik yaşama dair kap-kacak ile az sayıda taş boncuk dizilerinden oluşan kolye veya kemik bızlardan oluşmaktadır.

Hakemi Use Geç Neolitik taş kolye dizisi.

Hakemi Use’nin Geç Neolitik dönem kalıntıları arasında hiç metal bulgunun olmadığını vurgulamak gerekir. Taş buluntuların hammaddesi çoğunlukla yakın çevreden temin edilmesi zor olmayan çakmaktaşı ile birkaç yüz kilometre uzaktaki Doğu Anadolu obsidiyeninden oluşmaktadır. Sürtme taş endüstrisinin ana grubu yörede bolca bulunan bazalt ağırlıklıdır.

Evlerin dışında boş alanlarda ve çöp nitelikli buluntular ile birlikte çok sayıda kilden insan ve hayvan figürini ele geçmiştir. İnsan figürinlerinin çoğu kadını temsil etmekle birlikte, cinsiyeti belli olmayanlar da azımsanmayacak sayıdadır. Farklı boyutlardaki bu figürinler arasında Orta Mezopotamya Geç Neolitik dönem yerleşimlerinde yaygın olan oldukça doğalcı yapılmış mermer kadın figürini de ele geçmiştir.

Hakemi Use mermer Samarra heykelciği.

Yerleşimin Geç Neolitik dönem tabakalarında yoğun dokumacılık etkinliğinin gerçekleştirildiğine işaret eden kilden ağırşaklar dikkat çekici sayıdadır. Kil figürinlerin neredeyse tümü yüksek başlık taşımakta olup, çoğunlukla üzerlerinde giysi bulunmaktadır.

Hakemi Use kil Hassuna figürini.

Küçük buluntular arasında mühürler önemli yer tutmaktadır. Hemen tüm yapı katlarında bulunan mühürlerin baskıları çoğunlukla geometriktir. Az sayıda örnekte ise hayvan tasvirleri görülmektedir. Çoğunlukla birkaç santimetre boyutundaki mühürlerin yanı sıra pintadera olarak tanınan örnekler de ele geçmiştir. Dokuma veya deri benzeri zeminin bezemesinde kullanılan ve çoğunlukla Orta Anadolu’ya özgü bilinen bu türden nesneler Mezopotamya’ya yabancıdır.

Hakemi Use’nin kilden çanak-çömleği oldukça gelişkin bir iş koluna işaret etmektedir. Kaba Kaplar (Coarse Ware) olarak adlandırılan grup yerleşimin beş yapı katında ana çanak-çömleğidir. Üstteki iki yapı katında Samarra türü boya bezekli örnekler ile Çukurova-Kuzey Suriye örnekleri olan Koyu Yüzlü Perdahlı Kaplar (Dark Faced Burnished Ware) birlikte ele geçmiştir. Bunlar arasında Perdah Bezek (Pattern Burnished) sadece ilk iki yapı katında görülmekte, üçüncü yapı katında ortadan kaybolmaktadır. Benzer durum Samarra boya bezek için de geçerlidir.

Hakemi Use Koyu Yüzlü Perdahlı Çömlek.

Yerleşimin beş yapı katında da Hassuna boya bezekli çanak-çömlek görülmekte olup, genel çanak-çömlek içinde oranı %10-12 arasında değişmektedir. Bu örnekler geleneksel tanımlamada Arkaik Hassuna ve Standart Hassuna türü boya bezekli kapları içermektedir. Oldukça ince işçilik gösteren bu çanak-çömleğin yerleşimde üretilip üretilmediği maalesef saptanamamıştır. Kazılan alanda seramik fırınına rastlanmadığını belirtmek gerekir. Aynı şekilde herhangi açık pişirme alanı izine de rastlanmamıştır. Bu nedenle Hakemi Use çanak-çömleğinin yerleşimde mi yoksa yakınlarında bir yerde mi fırınlandığı sorusu cevapsız kalmıştır.

Hakemi Use Standart Hassuna Seramiği.

Hakemi Use tüm yönleriyle Yukarı Mezopotamya Geç Neolitik dönem yerleşimidir. Arkeolojik buluntular yörenin çekirdek bölgenin dışında olmadığını göstermektedir. Hakemi Use kazı heyetinin 2007-2009 yılları arasında Dicle boyunca yürüttüğü yüzey araştırmasında saptanan höyük yerleşimleri de bu görüşü destekler niteliktedir. Yukarı Dicle Vadisi Geç Neolitik dönem süresince Yukarı Mezopotamya’nın diğer coğrafyalarıyla aynı horizon (çevren) içindedir. Tarımcı ve hayvancılıkla geçinen ve fazla kalabalık olmayan bir köy yerleşimi niteliğindeki Hakemi Use hem yakın hem de uzak yörelerdeki çağdaşlarıyla doğrudan veya dolaylı temas halindeydi. MÖ 5.950 civarında köy sakinleri taşıyabildikleri bütün eşyayı yanlarına alıp yerleşimi terk etmiştir. Aradan yaklaşık beş bin yıl geçtikten sonra başka yöreden zorla göç ettirildiği izlenimi veren bir başka insan grubu burada Assur’a bağlı ve bağımlı olarak bir süre iskân etmiştir. Assur İmparatorluğu’nun Yukarı Dicle’de otoritesinin sarsılması ve zaman içinde kaybolmasıyla yerleşim bir daha iskân edilmemek üzere terk edilmiştir. MS 13-14. yüzyılda yine küçük bir grup bu sefer 200 metre doğuda Dicle kenarında küçük bir köy yerleşimi kurmuş, ölülerini de eski iskanın artık höyük görünümü almış yüzeyinin farklı taraflarına defnetmiştir.  

Hakemi Use Samarra vazosu.

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Fotoğraf Yarışması

Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 3. Ulusal Fotoğraf Yarışması başlıyor. Fotoğraf arkeoloji biliminin en sevdiği yol arkadaşıdır. Arkeolojinin kendini anlatamadığı noktada fotoğraf en büyük yardımcıdır. Sadece Fotoğraf Sanatçıları arkeolojiyi sevmez aynı zamanda arkeologlarda iyi birer fotoğrafcıdır. Fotoğraf Yarışması ile uygarlıkları, kentleri ve geçmişi birbirine bağlayan yolların izinde arkeolojinin hikayesini arıyoruz.

SON İÇERİKLER

Doğan Kuban Hocamızı Kaybettik

Türkiye'nin önemli mimarlık tarihçilerinden, mimar ve akademisyen Prof. Dr. Doğan Kuban 95 yaşında hayatını kaybe...

Türkiye, Taş Tepeler ile Neolitik Çağ’ı aydınlatıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtım Ajansı (TGA), Taş Tepeler programı ile Şanl...

Tharse (Turuş) Nekropol Alanında Temizlik ve Kurtarma Kazısı Başladı

Roma yol haritaları olan Peutinger Tablosu’nda ve Itiner Antonini’de, Komagene Krallığının başkenti Samasota'ya giden ...