İzmir’in Tarihöncesi Yerleşim Alanı; Yeşilova Höyüğü – Yassıtepe Höyüğü

İzmir, bugün dünyada hala yaşanmakta olan kentlerin en eskilerinden biridir. Tarihöncesi dönemlere uzanan geçmişiyle dünyanın diğer yerlerindeki birçok kentten ayrılır. İzmir’in içindeki tarihöncesi döneme ait yerleşimler, kentin tarihinin günümüzden 8 bin 500 yıl önceye gittiğini, bu sonuçlarıyla Türkiye’deki en eski kentlerden biri olduğunu ortaya koymuştur.

Yeşilova höyüğü

İzmir’in zengin köklü geçmişini ortaya koyan yerleşimlerin önemli bir kısmı koruma altına alınmış olup, üzerlerinde kazı ve araştırmalar sürdürülmektedir. Kent içinde, Bornova Ovası’nın ortasında Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü’nü kapsayan 1200 metre çapındaki alan, kentin içindeki tarihöncesi döneme ait ilk yerleşim alanıdır. Kent daha sonra günümüzden 3 bin yıl önce Bayraklı- Tepekule Höyüğü’nde Eski Symrna olarak, İskender döneminde de (MÖ 3. yüzyıl) Kadifekale ve Agora’nın olduğu yerde Yeni Symrna olarak kültürel sürecine devam etmiştir.

İzmir’in erken sürecinde insana ait izler ise Paleolitik Döneme kadar gitmektedir. Bu dönem ile ilgili bilgilerimizin oldukça sınırlı olmasına karşın, kent merkezi dışında Karaburun ve Bozburun yarımadalarında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları bulguları, Narlıdere İstikam Okulu sırtları ve Çeşmealtı Menteş Mevkii’nde rastlanan taş aletler, Bornova İkizgöller civarındaki buluntular ve Dikili Mağara kazısından elde edilen bulgular, insan yaşamına ilişkin önemli kanıtlar olarak görülebilir.

Bu tür kanıtlar, İzmir’deki insanın varlığını 300 bin yıl ile 35 bin yıl önceye Paleolitik, Mezolitik/Epipaleolitik Çağa kadar gidebileceğini göstermiştir. Ancak bu dönemlerle ilgili saptanmış herhangi bir yerleşim yoktur. Bununla birlikte kentin çevresinde; Aliağa’da Ege Gübre, Kemalpaşa’da Ulucak Höyük, Torbalı’da Dedecik Heybelitepe ve Selçuk’taki Çukuriçi Höyük kazılarındaki arkeolojik bulgular, Neolitik Çağın çanak çömleksiz ve çanak çömlekli dönemlerine tarihlenen kırsal bir yaşamın varlığını ortaya koymuştur.

Prehistorik alan Yeşilova - Yassıtepe - İpeklikuyu

Ege Denizi’nin seviyesinde meydana gelen değişimler ve akarsuların getirdiği alüvyon tabakaları nedeniyle Batı Anadolu’nun sınırlarının Paleolitik Dönemden itibaren değişime uğradığı anlaşılmaktadır. “Younger Dryas Döneminde” (Son Buzul Çağı), yaklaşık MÖ 10.800 ve 9.600 yılları arasında Ege Denizi’nin seviyesinin bugünkü seviyesinden yaklaşık 55-60 metre daha aşağıda olduğu ve anakaralara yakın tüm adaların anakaralarla bağlantılı olduğu bilinmektedir. Neolitik Dönemin başında MÖ 7000 ila 6500 yıllarında Ege Denizi'ndeki yükselmenin devam ettiği, bugünkü seviyesinden -20 metreye kadar ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu durum olasılıkla İzmir Körfezi’nin kıyı çizgisinde de değişimlere neden olmuş ve kıyı günümüzdekinden daha uzak bir noktada yer almıştır.

Yassıtepe höyüğü

Kentin içindeki ilk yerleşimin kalıntıları, Bornova Ovası’nın ortasındaki, ‘Tarihöncesi Yerleşim Alanında’, keşfedilmiştir. Bu alanda 2005 yılında Yeşilova Höyüğü’nde, 2010 yılından itibaren de Yassıtepe Höyüğü’de başlayan kazı çalışmalarıyla birlikte yaklaşık 6 bin 500 yıllık çok katmanlı zengin bir kültürel süreç ortaya çıkmaya başlamıştır. Yaklaşık 70 bin metrekareden fazla bir alana yayılan ve günümüzde 2 metreye yakın kalın bir alüvyon tabakası altında kalan Yeşilova Höyüğü’nde ilk yerleşimin; günümüzden en az 8 bin 500 yıl önce Neolitik Çağın başından Roma Dönemine kadar binlerce yıllık bir sürece sahip olduğu anlaşılmıştır. Höyükteki yerleşime ait kalıntı ve buluntular, bugünkü ova seviyesinin yaklaşık 1-2 metre altında başlamakta, yaklaşık 4.50 metre kalınlığındaki kültür dolgusu dört farklı dönemi ve 15 mimari katı temsil etmektedir. Kültür katları yüzeyden başlayarak; I. Roma Dönemi, II. Tunç Çağ, III. Kalkolitik Çağ (1-2 Tabakaları) ve IV. Neolitik Çağ (1a,b,c-8 Tabakaları) olarak saptanmıştır.

Yeşilova’dan Neolitik Ev Modeli, Batı Anadolu’daki tek örnektir

Devamı; Aktüel Arkeoloji Dergisi, 86. Sayı, “Smyrna Efsanevi Kent”

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Roma’da Kölelik

“Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir” olarak tanımlanan “köle” kelimesi, Latince’de ise servus kelimesine karşılık gelmektedir. Romalılar insanları özgürler (liberi) ve köleler (servi) olarak ikiye ayırmışlardır. Ancak Roma hukukunda özgürler de kendi içinde ingenui (doğuştan özgür olanlar) ve libertini (azatlılar) olarak ikiye ayrılmaktadır.

SON İÇERİKLER

1. Arkeoloji Şûrası İlk Kez Ankara'da Toplanacak

Gaziantep’te kurulan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, 15 – 17 Haziran günleri...

Yedi Uyurlar Efsanesi Hakkında Bir Sentez Denemesi

Yedi Uyurlar Mağarası Kur’an’da 18. Kehf (=Mağara) Sûresi’nin 17. âyetinde geçer. Burada bahi...

“Kültürel Miras ve Arkeoloji, Polonya - Türkiye Arasında Yeni İşbirliği Platformu” Konferansı

Polonya ve Türkiye’den değerli bilim insanları son yılların en büyük arkeolojik keşiflerini gerçekleşt...