A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Opus Sectile » Aktüel Arkeoloji

Opus Sectile

Anadolu’daki geometrik opus sectile döşeme örnekleri MÖ 1. yüzyıldan önceye gitmez. Ancak Plinius Karya satrabı Mausollos’un Halikarnassos’taki sarayında mermer kaplamaların olduğundan bahseder. Pergamon’da Attalos’un Evi’nin 37 numaralı odasındaki opus sectile Hellenistik Dönemdendir ve MÖ 1. yüzyıla tarihlenir. Döşemede farklı renkli eşkenar ve paralelkenar dörtgenlerin oluşturduğu baklava dilimi motifleri yer alır.

Pompeii’deki Faun Evi’nden mozaik döşeme Pompeii

Arkeoloji literatüründe duvar veya zeminlerde mermer, taş ya da cam gibi malzemelerin özel bir şekilde kesilerek bir araya getirilmesi ve belli bir dizayn oluşturacak şekilde kaplanması bu isimle adlandırılır. Döşemeler genellikle üçgen, çokgen ve daire gibi geometrik şekillerde küçük kesilmiş renkli parçaların bir araya getirilmesiyle oluşturulmaktadır. Bu teknik bir mozaik tekniği olmasına rağmen tessellatum tekniğinden oldukça farklıdır. Roma Döneminde oldukça sevilen bu döşeme türü zenginlik ve prestij göstergelerinden biriydi. Bu teknikteki dekorasyonlar zengin evlerin döşemelerinde oldukça yaygın bir şekilde bulunurlar. Opus sectile döşemeler iki şekilde karşımıza çıkar. İlki, geometrik opus sectile denen türdür. Çoğunlukla zemin kaplamalarında karşımıza çıkan geometrik opus sectile döşemeler, geometrik biçimlerde kesilmiş renkli küçük mermer ya da taş parçalarının belli bir motif oluşturacak şekilde bir araya getirilerek harç üzerine yapıştırılmasıyla elde edilir. Burada çokgen geometrik formlar ve daireler bu türün motif repertuarını oluşturur. Geometrik opus sectilenin erken bir örneği olarak, farklı renklerden eşkenar dörtgenlerin oluşturmuş olduğu motif kompozisyonuyla Samothrake’deki MÖ 4. yüzyıla ait döşeme gösterilebilir.

Roma Santa Prisca Mithraeum’undan güneş tanrısı (Helios) başı Roma, İtalya

Geometrik opus sectile giderek gelişim göstermiş ve farklı coğrafyalarda da uygulanan bir kaplama türü olmuştur. Eşkenar dörtgenler, üçgenler ve kareler gibi basit geometrik şekillerin tekrarlarıyla oluşturulan zeminler MÖ 2. yüzyıl boyunca İtalya’da görülmektedir. Pompeii’de Apollon Tapınağı’nın cellasının zemini merkezde kireçtaşı ve arduvaz taşından yeşil, gri ve beyaz renkli eşkenar dörtgenlerden oluşan geometrik opus sectile şeklindedir. Bunun etrafı ise perspektifli meander motiflerinin yer aldığı tessellatum tekniğinde yapılmış kuşakla çevrilidir. MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bu döşeme dışında yüzyılın sonuna doğru Pompeii’de Faun Evi’ndeki opus sectileler de bu türün erken örnekleri için önemlidir. Özellikle evin tabliniumunun zemininde yer alan döşeme Apollon Tapınağı’ndaki döşeme ile benzer bir motif karakteri içerisindedir. İtalya’daki erken opus sectilelerde mermer kullanılmamıştır. Mermerin İtalya’da MÖ 1. yüzyıl sonunda mimaride kullanılmaya başlaması ve yapılarda mermer malzemenin kullanımının yaygınlaşması ve moda olması döşemelerde de kendini göstermeye başlamıştır. Augustus döneminde Romalılar İtalya’nın kuzeybatısında yer alan Luna mermer ocağını işletmeye başlamışlardır. Burası kıyıda olduğu için mermer, gemilerle önce Ostia’ya ve oradan Tiber üzerinden Roma’ya getirilmekteydi. Bu yöntem Augustus zamanında büyük bir başarıyla uygulanmıştır. Böylece ithal mermerin yerini daha düşük maliyetli mermer kullanımı, bu malzemenin kısıtlı kullanımını ortadan kaldırmış ve Roma Augustus döneminde mermerden inşa edilmiş yapılarla donatılmaya başlamıştır. Bu durum mermerin yaygın kullanımı içinde opus sectile döşemelerde de kendini göstermiştir.

Anadolu’daki geometrik opus sectile döşeme örnekleri MÖ 1. yüzyıldan önceye gitmez. Ancak Plinius Karya satrabı Mausollos’un Halikarnassos’taki sarayında mermer kaplamaların olduğundan bahseder. Pergamon’da Attalos’un Evi’nin 37 numaralı odasındaki opus sectile Hellenistik Dönemdendir ve MÖ 1. yüzyıla tarihlenir. Döşemede farklı renkli eşkenar ve paralelkenar dörtgenlerin oluşturduğu baklava dilimi motifleri yer alır.

Junius Bassus Bazilikası’ndan figürlü opus sectile

MS 2. yüzyıla kadar Anadolu’daki opus sectilelerde basit geometrik motifler kullanılırken, bu tarihten itibaren bunlara ek olarak yıldız ve güneş motifleride yapılmaya başlanır. Çember ve sekizgen içerisine yerleştirilmiş güneş motifi Pergamon’da Peristil Ev III, oda 6 ve 7 d’de görülür. Ayrıca MS 2. yüzyılın ortalarına tarihlenen Nysa’daki döşemede, eşkenar dörtgen ışınlı, sekizgen göbekli yıldız motifi görülür.

MS 4. yüzyılda opus sectile artık tam olarak yaygın hale gelmiş ve sevilerek kullanılan bir döşeme türü olmuştur. Bu yüzyılda aynı zamanda motif sayısında da artış izlenmektedir. Artık kare motiflerin tüm türevleri kullanılmaya başlanır, ayrıca Medusa kalkanı ve hasır motifleri de kullanılır.

Smyrna Agorası bouleuterionunun orkestrasındaki bugün bazı parçaları ve harç izleri görülebilen döşeme MS 4. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Üç panelli döşemede paneller üzerinde mermerden üçgenler, kareler ve altıgenlerle oluşturulmuş motifler yer alır. Ayrıca merkez panelin ortasına büyük bir dörtgen yerleştirilmiştir. Harç izlerinden anlaşıldığı üzere buradaki paneller birbirlerinden geniş mermer bantlarla ayrılmaktadır. Geniş mermer bantlar aynı zamanda erken Hıristiyanlık Dönemiyle beraber görülen geometrik opus sectile döşemelerin önemli bir özelliğidir. Başka bir örnek olarak MS 4.-5. yüzyıllara tarihlenen Aphrodisias Odeonu orkestra opus sectile döşemesinde baklava dilimleri ve dörtgenlerden oluşturulmuş bir motif anlayışı görülmektedir. Ayrıca Aphrodisias Piskoposluk Sarayı’ndaki opus sectile döşeme de MS 4. yüzyıldaki motif artışına örnek olabilecek Medusa kalkanı gibi motif ile motifleri birbirinden ayıran geniş mermer bantları görmek mümkündür.

İnce mermer panellerin basit geometrik motifler oluşturacak şekilde duvar kaplaması olarak düzenlenmesi İtalya’da MÖ 1. yüzyıldan itibaren görülmektedir. Anadolu’da zemin döşemesi olarak kullanılan opus sectile döşemeler, duvar kaplaması olarak kullanılanlara göre daha fazladır. Duvarı süslemek amacıyla yapılan geometrik opus sectilelere örnek olarak Magnesia Latrinası, Sardes Sinagogu ve Ephesos Yamaç Ev 2, 6 no.lu konut birimindekiler örnek olarak gösterilebilir. Magnesia Latrinasının duvarlarına ait yüzlerce mermer parça kanalizasyon kazısıyla tespit edilmiş ve bunlarla dekorasyon kısmen oluşturulabilmiştir. Musa Kadıoğlu tarafından gerçekleşen bu çalışmalar daha sonra aynı araştırmacı tarafından master tezi olarak sunulmuş, ayrıca aynı konuda makaleler yayınlamıştır. Sardes sinagogundaki duvar opus sectilesinde paneller içerisinde yer alan kaplamalarda büyük baklava dilimleri arasında dış kuşağı meanderli sekizgen motifi; ayrıca küplerden oluşmuş bir panel ve ortalarında dörtgenlerin yer aldığı dört uçlu yıldız ve bunların uçlarının kesişimiyle oluşmuş kareler ve altıgenlerin yer aldığı paneller bugün yerlerinde görülebilmektedir. Ephesos Yamaç Ev 2, 6 no.lu konut birimindeki mermer salonun duvarları kısmen mermer levhalar ve opus sectile alanlarıyla üç kuşağa ayrılmıştır.

Kibyra Bouleuterion’u orkestrası zemin döşemesindeki opus sectile Medusa resmi, Kibyra Kazısı Arşivi

Opus sectile döşemelerin diğer bir türü olan figürlü opus sectileler zemin döşemesinden ziyade duvar kaplamalarında karşımıza çıkar. Bu türde ilk önce insan veya hayvan figürleri çizilmekteydi. Daha sonra bunlar konturlarına göre kesip çıkarılmakta ve yerine farklı plakalarla aynı şekilde bir betimleme oluşturulmaktaydı. MS 1. yüzyılın ortalarından itibaren görülmeye başlayan figürlü opus sectilenin erken örnekleri İtalya’dandır. Örneğin Palatin Tepesinde İmparator Nero’ya (MS 54-68) ait sarayda ele geçen parçalar ve Pompeii’deki Dionysos sahnesi ve sandalını bağlayan Venüs sahnesi bu türün erken örnekleri olarak gösterilebilir. MS 3. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen Roma’da Santa Prisca Mithraeum’undaki 33 cm yüksekliğindeki güneş tanrısı başı bu yüzyıla ait en bilindik örnektir. Figürlü opus sectile konusunda daha çok örnekle karşılaştığımız İtalya devam eden yüzyıllarda da bu türün seçkin örneklerini barındırır. MS 331 yılında konsül olan JuniusBassus’un yaptırdığı bazilikadaki figürlü opus sectileler belki de bu türün en çarpıcı olanlarıdır. MS 4. yüzyıl ortalarına tarihlenen opus sectile betimlemelerde Hylas’ın Nympheler tarafından kaçırılışı ve iki atlı araba üzerinde ayakta duran konsül ve arkasında dört atlının yer aldığı tasvirler yer alır. MS 4. yüzyıl sonu 5. yüzyıl başına ait Ostia’daki figürlü opus sectilede karşılıklı iki büyük panelde avlanan aslanlar resmedilmiştir. Figürlü opus sectile konusunda Anadolu’dan günümüze ulaşmış örnek pek yoktur. Bu konuda Ephesos Yamaç Ev 2, 6 no.lu konut biriminde bulunan figürlü opus sectile dekoru örnek olarak gösterilebilir. Herakles ile ilgili olan tasvirde aslan postunun üzerindeki topuza sarılı yılan, bir kantharostan su içerken betimlenmiştir.

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız