A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

44. Sayı - Hayvanlar » Aktüel Arkeoloji

44. Sayı - Hayvanlar

Özgürlükten Tutsaklığa

Neolitik Çağda günümüzden yaklaşık 15 binyıl önce ilk kez köpeğin evcilleştirilmesiyle başlayan serüven; keçi, koyun, sığır ve domuz ile kanatlı hayvanların günümüzden yaklaşık 10 binyıl önce evcilleştirilmeleriyle sürmüş ve günümüzden 5 binyıl önce kedi ve 4 binyıl önce de atın evcilleştirilmesiyle sona ermiştir.

Türkiye ve Arkeoloji Enstitüsü

1- Osman Hamdi Bey’den beri Anadolu’da arkeolojinin yaklaşık 110 yıllık bilimsel bir geçmişi var. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile birlikte yurtdışına arkeoloji eğitimi alması için gönderilen ilk kuşak arkeologların ardından bugün dördüncü kuşak üniversitelerde öğretim görevlisi. Dördüncü kuşakla birlikte arkeoloji, nitelik ve nicelik bakımından önemli ölçüde yetişmiş insan kaynağına sahip.
2- Anadolu, insanlık tarihinin neredeyse tüm safhalarını zengin bir biçimde içinde barındıran bir coğrafya. Bu coğrafyada 15 milyon yıllık fosil yatakları da var, Bizans ve Osmanlı kalıntıları da... Yani uygarlık tarihi açısından çok önemli bir kültür tabakalanmasına sahip. Özellikle kendine has kültürel dokuları, dünyada Anadolu’nun diğer benzerlerinden birkaç adım öne çıkmasına neden oluyor. Örneğin: Hitit, Likya, Karya ve Urartu gibi uygarlıkların geride bıraktıklarının ne Mısır’da ne İtalya’da ne de Yunanistan’da bir örneği var.
3- Türkiye’de Japon – Amerikan – İngiliz – Hollanda – Fransız – Alman Avusturya gibi doğrudan “Anadolu Araştırmaları” Enstitüsü olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren kurumlar var. Bunların bir kısmı kendi ülkelerinin Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışıyor. Yani neredeyse tüm Avrupa’da Anadolu’yu araştıran bir enstitü var.
4- Türkiye’de son yıllarda Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü, Kilikia Sualtı Araştırma Enstitüsü ve Sualtı Arkeoloji Enstitüsü gibi bölgesel çalışan bazı enstitüler kuruldu. Ayrıca Koç Üniversitesi bünyesinde kurulan ANAMED ise enstitü kapasitesiyle çalışan önemli kurumlardan.

Nasıl Bir Arkeoloji?
Öncelikle arkeolojik zenginliği, uzun bir bilimsel tarihi ve yetişmiş insan yapısı göz önüne alındığında Anadolu’da neden çok daha önce ulusal ve uluslararası bir arkeoloji enstitüsünün kurulmadığı konusu üzerinde uzun uzun tartışılması gereken bir konu.

Türkiye’nin arkeoloji sorunlarına bakarsak birkaç başlıkta şöyle toparlayabiliriz.
1- Arkeoloji ve kültürel mirasa yönelik Türkiye’nin bir kültür politikasının olmaması.
2- Modern çağ ve inşaata dayalı büyüme karşısında arkeolojik alanların kamu ve özel sektör tarafından her gün yok edildiği gerçeği.
3- Sit alanı kavramının belirsiz ve değişikliğe açık olması. Yani 1. Derece sit alanları korunur ama 3. Derece sit alanlarına istenen yapılabilir.
4- Arkeolojik alanların korunması için arazi teşkilatlanmasının olmaması.
5- Arkeoloji bilgi bankasının olmaması. Yani 50- 60 yıl önceki kazı ve araştırma çalışmalarının görsel ve yazınsal arşivi yok. Kısaca bilginin kaybolması...
6- Yetişmiş insan kaynaklarının değerlendirilememesi.
7- Koruma Kurullarının Koru’ma’ma Kurulu olarak çalışması.
8- Arkeolojik alanların kazılması yeterli bütçelerin olmaması, hep kısıtlı ve küçük bütçeler ile çalışılması.
9- Laboratuvar ve analizlerin Türkiye’de yapılamaması, analiz için örneklerin yurt dışına gönderilmesi...
Ve daha birçoğu...

Gaziantep Anadolu Arkeolojisi ve Kültürel Miras Enstitüsü yukarıdaki sorunlara ne kadar cevap verecek ve bu sorunların önünü açarak Anadolu Arkeolojisini nasıl hem bilimsel zemin oturtacak hem nasıl korumaya alacak hem de insanı yanına nasıl katacak soruları ise henüz belirlenmiş değil. Başlanan iş saygıya değer ve biz de bunu göstermek için tanıtım toplantısına katıldık.

Umudumuz; hedefleri çok iyi belirlenmiş güçlü ama bu gücü insanlara ve kazılara karşı değil, projeler ve hedeflere doğru yönlendirmiş, herkesin içinde olacağı ve destekleyeceği bir kurum olarak gelişecek olan bir arkeoloji enstitüsü. Başlangıç takdire değer! Devamının şekillenmesinde geniş tabanlı bir danışma kurulu olması ve birçok farklı kesimin fikri, talepleri ve hedeflerinin göz önünde tutulması, Anadolu Arkeoloji Enstitüsüne büyük bir güven sağlayacak ve Anadolu Arkeolojisi için yeni bir dönem olacaktır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

SON İÇERİKLER

Karlar ve Karca

Mısırlı firavun Psammetichus I Mısır üzerindeki gücünü garanti altına almak için askeri yardıma ihti...

Likler ve Likçe

Likçe yazıtlar, 19. yüzyılın başlarında ilk kez yeniden keşfedildiğinde, bu yeni dil oldukça kafa karıştırıc...

Lidya Halkı ve Lidce

Lidce, 150 yılı aşkın bir süredir bilinen bir dildir. 19. yüzyıl kâşifleri, bu dile ilişkin ilk belgeleri toplamış anca...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız