Aktüel Arkeoloji Dergisi 86. Sayı "Smyrna Efsanevi Kent"

İzmir’in erken sürecinde insana ait izler Paleolitik Döneme kadar geriye gider. Bu dönem ile ilgili bilgilerimiz oldukça sınırlıdır ancak kent merkezi dışında yürütülen araştırmalar ve elde edilen bulgular, İzmir’deki insanın varlığının 300 bin yıl ile 35 bin yıl önceye kadar gidebileceğini göstermiştir.

Kent içinde tarihöncesi döneme ait ilk yerleşim alanı Bornova Ovası’nın ortasında Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü’nü kaplayan alandır. Bu alan Neolitikten Tunç Çağına kadar kentin kültürünün ve ticari hayatının geliştiği en önemli noktalardan biridir. Ayrıca Neolitik Dönemden itibaren kültürel süreklilik gösteren birbirine yakın üç höyüğün yer aldığı bu bölge, aynı zamanda, Batı Anadolu’nun en büyük tarihöncesi yerleşim alanıdır. Yaklaşık 70 bin metrekareden fazla bir alana yayılan ve günümüzde 2 metreye yakın kalın bir alüvyon tabakası altında kalan Yeşilova Höyüğü’nde ilk yerleşimin; günümüzden en az 8 bin 500 yıl önceye gittiği görülmüştür.

İzmir’e adını veren Smyrna antik kenti, MÖ 3. binyılın ilk yarısında, Antik Sipylos Dağı’nın (Yamanlar Dağı) güney eteklerinde, Ege Denizi'ne doğru uzanan küçük bir burnun üzerinde kurulmuştur. Kuzey rüzgarına kapalı bir koyun kenarında uzanan ve doğal bir limana sahip olan bu yükselti Erken Tunç Çağından itibaren İzmir Körfezi’ndeki en önemli yerleşim alanlarından biridir. Zamanla üzerine kurulan yerleşimlerin kalıntıları ile denizden 21 metre yüksekliğe erişen ve Tepekule olarak adlandırılan bu tepecik, alüvyon dolgusu ve değişen deniz seviyelerinden dolayı bugün artık denizden yaklaşık 600 metre uzaklıkta bir höyük haline dönüşmüştür. İsmi İzmir ile hala yaşayan Eski Smyrna, aynı zamanda hem antik ozan Homeros’un anavatanı hem de efsanevi Kral Tantalos’un kenti olarak da önemli bir yere sahiptir.

Smyrna antik kenti, bugünkü yeri olan Kadifekale – Kemeraltı’na Büyük İskender ile taşınmıştır. Pausanias’a göre Büyük İskender, avlanmak üzere geldiği Pagos Tepesi eteklerinde, Nemesisler Tapınağı önündeki bir pınarın başında ve bir çınar ağacının altında uykuya dalmıştır. Rüyasında gördüğü iki Nemesis, ondan burada bir kent kurmasını ve halkın buraya göç etmesini ister. Tanrıçaların bu isteğini duyan Smyrnalılar, bölgenin ünlü kehanet merkezi Apollon Klarios Tapınağı’na danışırlar. Tanrı Apollon Smyrnalılara “Kutsal Meles’in ötesindeki Pagos tepesinde (Kadifekale) oturacak olanlar eskisine göre üç dört kat mutlu olacaklardır.” yanıtını verir. İzmir’in MÖ 4. yüzyılın sonunda Pagos (Kadifekale) eteklerindeki kuruluşu böylece Büyük İskender’e dayandırılmıştır.

Yeni kent, yeni yerinde Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin ardından Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde 2 bin 500 yıla yakın bir süre kesintisiz olarak iskan görmüş ve görmeye devam etmektedir.

İzmir

Aktüel Arkeoloji Dergisi - Kent ve Arkeoloji serisinin yenisi olan İzmir, üç sayı halinde yayınlanacaktır. EFSANEVİ KENT SMYRNA sayımızın ardından, siz değerli okuyucularımızla İzmir’in tarihsel ve kültürel süreci açısından birbirinden önemli antik kentlerini, UNESCO Kültürel Miras sürecinde İzmir’i ve son olarak İzmir’in Osmanlı Dönemini paylaşacağız.

İyi Okumalar

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Roma’da Kölelik

“Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir” olarak tanımlanan “köle” kelimesi, Latince’de ise servus kelimesine karşılık gelmektedir. Romalılar insanları özgürler (liberi) ve köleler (servi) olarak ikiye ayırmışlardır. Ancak Roma hukukunda özgürler de kendi içinde ingenui (doğuştan özgür olanlar) ve libertini (azatlılar) olarak ikiye ayrılmaktadır.

SON İÇERİKLER

1. Arkeoloji Şûrası İlk Kez Ankara'da Toplanacak

Gaziantep’te kurulan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, 15 – 17 Haziran günleri...

Yedi Uyurlar Efsanesi Hakkında Bir Sentez Denemesi

Yedi Uyurlar Mağarası Kur’an’da 18. Kehf (=Mağara) Sûresi’nin 17. âyetinde geçer. Burada bahi...

“Kültürel Miras ve Arkeoloji, Polonya - Türkiye Arasında Yeni İşbirliği Platformu” Konferansı

Polonya ve Türkiye’den değerli bilim insanları son yılların en büyük arkeolojik keşiflerini gerçekleşt...