A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

13 Yaşındaki İskitli Amazon Kız » Aktüel Arkeoloji

13 Yaşındaki İskitli Amazon Kız

13 Yaşındaki Amazon Savaşçısı Kız

1988 yılında bir kurtarma kazısı sırasında ahşap mezara konulmuş savaşcı mezarı keşfedilir. Keşfi yapan arkeologlar, mezardan çıkan kalıntılardan yola çıkarak mezarın genç bir erkek çocuğa ait olduğunu düşünürler. Yıllar sonra mezardan çıkan kalıntılar ve iskelet üzerinde, yeni bilimsel testler yapılır ve şaşırtcı bir sonuç ile karşılaşılır. Mezardaki kalıntılar erkek çocuğa ait değildir, kalıntılar, yaklaşık 13 yaşlarında genç bir kız savaşcıya aittir.

  • Yazar : Anna Liesowska / Çeviri : Sibel BOSTANCIOĞLU
  • Tarih : 2 hafta önce

“Kapağı açar açmaz yüzündeki yumru ile o etkileyici yüzü gördüğüm an heyecan vericiydi.” Footoğraflar Vladimir Semyonov, M.O. Mashezerskaya

Mezarı 1988’de bulunan savaşçı erkek olarak tanımlanmıştı, ama artık 2600 yaşındaki “yüzünde yumru olan” ergenin kız olduğu anlaşıldı.

1988 yılında, Dr Marina Kilunovskaya ve Dr Vladimir Semyonov, Sibirya’nın Tuva Cumhuriyeti’ndeki bir kurtarma kazısında Saryg_Bulun Mezarı’nda genç bir savaşçının kısmen mumyalanmış cesedi ile karşılaşmışlardı.

Henüz ergenliğe girmemiş olan savaşçının kalıntıları o kadar iyi korunmuştu ki, yüzünde bir “yumru” görülebiliyordu, ancak o zaman cinsiyetinin kadın olduğuna dair bir işaret yoktu.

İskit çocuğu bir silah takımı ile birlikte gömülmüştü- bir balta, huş ağacından yapılmış bir metrelik bir yay, ve içinde bazısı 70 cm gelen 10 adet ok bulunan bir sadakla.

Dr Kilunovskaya “Kapağı açar açmaz yüzündeki yumrularla o etkileyici yüzü gördüğüm an heyecan vericiydi.” diyor.

Karın cildinde mumyalama girişimini gösteren kaba bir dikiş izi bulunuyordu, ama bu tarz gömülerde sıklıkla görülen trepanasyon işlemine dair bir iz yoktu.

Yaşının 12-13 olduğu tahmin ediliyordu, ancak o zaman tüm ipuçları savaşçının bir erkek olduğunu gösteriyordu.

Ölümden sonraki yolculuğuna deri bir başlıkla çıkmıştı. Başlığın şekli deri ve dokuma restoratörü Natalya Sinitsyna tarafından kapsamlı olarak restore edildi. Fotoğraf: Vladimir Semyonov, Varvara Busova/Stratum plus, No 3, 2020

İskit çocuğu bir silah takımı ile birlikte gömülmüştü- bir balta, huş ağacından yapılmış bir metrelik bir yay, ve içinde bazısı 70 cm gelen 10 adet ok bulunan bir sadakla.

Amazon gencinin birkaç türde oku bulunmaktaydı- ikisi ahşaptı, birinin kemikten yapılmış bir ucu vardı, ve diğerlerinin uçları bronzdan yapılmıştı.

Mezarda boncuk, ayna ya da bunun bir kız mezarı olduğunu gösteren herhangi bir bulgu yoktu, ve otuz yıl önce bu kalıntılar bir erkeğe ait olarak sınıflandırılmıştı.

Ancak günümüzde, modern bilimsel gelişmeler, daha ayrıntılı genetik testlerin yapılabilmesine olanak vermekte.

Amazon kızının savaş baltası bile yanındaydı. Fotoğraf : A.Yu. Makeeva/Stratum plus, No 3, 2020

Dr. Kilunovskaya “Yakın zamanda, gömülen savaşçının cinsiyet, yaş ve genetik bağlantılarını saptamak için birtakım testler yapmamız önerildi. Memnuniyetle kabul ettik ve çarpıcı sonuçlarla karşılaştık.” dedi.

Belirtilen paleogenetik analiz, Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü Tarihsel Genetik Radyokarbon Analizi ve Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’nda Dr Kharis Mustafin, Dr İrina Alborova ve doktora öğrencisi Alina Matsval tarafından yapıldı.

St. Petersburg Materyal Tarihi Kültürü Enstitüsü’nden Dr Kilunovskaya, “Silahlarla gömülmüş olan çocuğun mezarı eski göçebe toplumların sosyal yapısına yeni bir bakış getirebilir.” dedi.

“Cenaze merasimi normlarındaki bu farklılık beklenmedik bir açıklamayı gerektirdi: Genç adam bir genç kızdı, ve ayrıca bu genç “Amazon” henüz 14 yaşına erişmemişti.

“Genom dizileme sonuçlarının, ahşap bir tabutta gömülen bir genç kızı işaret etmesi beklenmedik bir sonuçtu.

“Bu İskit toplumunun sosyal tarihinin araştırılmasına yeni bir bakış açısı getirmekte ve gözümüzü, istemsizce, Herodotos sayesinde günümüze kalmış olan Amazon efsanelerine çevirmektedir.”

Amazon’un, deri ve at cildinden yapılmış, kemerine bağlı bir sadağı vardı. Fotoğraf : A.Yu. Makeeva/Stratum plus, No 3, 2020

Kız savaşçı diz altına kadar gelen, iki göğüs parçalı, düz uzun kollu çöl sıçanı ailesinden bir kemirgene ait kürkten yapılmış bir kürk giysi ile gömülmüştü.

Giysi yama işi şeklinde dikilmişti.

Giysinin altında günümüze kadar gelmemiş olan bir gömlek ve açık kahve-bej bir pantolon ya da bir etek giymişti.

Ölümden sonraki yolculuğuna deri bir başlıkla çıkmıştı. Başlığın şekli deri ve dokuma restoratörü Natalya Sinitsyna tarafından kapsamlı olarak restore edildi.

Bir metrelik yay yekpare huş ağacından yapılmıştı. Fotoğraf : A.Yu. Makeeva/Stratum plus, No 3, 2020

Amazon savaşçısı MÖ 7/erken 6. Yüzyıllarda yaşamıştı, ve en iyi tahmine göre 2600 yıl önce ölmüştü.

Tek parça ahşaptan oyulmuş olan tabutu bir metreden biraz fazla derine gömülmüştü ve güneybatıya doğru yönlendirilmişti.

Herodotos’tan ayrı olarak, yaklaşık MÖ 460-370 yılları arasında yaşamış olan Yunan hekim Hipokrat, savaş gereçleri üretimindeki ustalıkları ile bilinen bir İskit topluluğu olan Sarmatianlar arasında kadın savaşçılar bulunduğunu belirtmişti

Amazon gencinin birkaç türde oku bulunmaktaydı- ikisi ahşaptı, birinin kemikten yapılmış bir ucu vardı, ve diğerlerinin uçları bronzdan yapılmıştı.Fotoğraf : A.Yu. Makeeva/Stratum plus, No 3, 2020

“Kadınları, bakire oldukları müddetçe, at biner, ok atar, at sırtında cirit atar, ve düşmanları ile savaşır.”

“Düşmanlarından üçünü öldürene kadar bekaretlerini gidermezler, ve geleneksel kutsal ayinlerini yapmadan evlenmezler.”

“Bir erkekle evlenen bir kadın, topluca bir yolculuğa çıkma zorunluluğu olmadıkça bundan sonra ata binmez.”

Kaynak: https://siberiantimes.com/science/casestudy/news/ancient-girl-amazon-warrior-no-older-than-13-is-confirmed-by-modern-scientific-techniques/

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız