Limyra'da bir Sinagog mu?

Yahudi Unsurları Taşıyan bir Bizans Yapısının Keşfi

Limyra'daki sinagogun keşfi, bu kentin ve tüm bölgenin arkeolojik araştırmalarına bir heyecan katabilir, çünkü Limyra'daki Geç Antik/Erken Bizans Yahudi yaşamına ait kalıntıların bilimsel incelenmesine yönelik muhteşem bir olanak sunuyor.  

Limyra'nın doğusunda Bizans kent duvarlarının olduğu bölgede yürütülen 2012 yılı kazı çalışmaları sırasında, birçok durumda dikkatleri üzerine çeken bir yapı keşfedildi. Şehir duvarının iç kısmında yer alan, şehir kapısının güneyine bakan bu gösterişli yapı, muhtemelen Limyra'daki Yahudi topluma ait bir halk yapısı idi ve olasılıkla şehrin sinagogu burasıydı. Karşı konulamaz delillerin bugüne kadar bulunamamasına rağmen, örneğin Tevrat'ın mabedine, böyle bir yorumu öneren çeşitli belirtiler vardır.

Menorah (Yedi kollu şamdan) betimlemesi

Çalışmaların ilk zamanlarında yapının sadece küçük bir parçası gün ışığına çıkarılmıştı. Bir oda tamamen, iki oda ise kısmen kazıldı. Doğudaki oda (Oda 1) yaklaşık 14 m2 büyüklüğünde ve şehir duvarının iç yüzüne karşı olasılıkla MS 5. yüzyılda inşa edilmiştir. Ancak 7. yüzyılda Arap istilalarına bir önlem olarak güçlendirilmiş ve bazı kısımları yeniden inşa edilmiştir. Yapının kuzey doğu köşesinde, kare biçiminde kenar uzunluğu 1,3 metre ve yaklaşık 1 metre derinliğinde bir su teknesi inşa edilmiştir. Su teknesi, pişmiş toprak bir boru kanalıyla kent duvarından akan (olasılıkla yapının çatısından) yağmur sularının birikmesiyle beslenmiştir. Su teknesinde olduğu gibi odada da taş sekiler bulunmuştur. Odanın zemininde kil, mermer, kireçtaşı ve arduaz gibi çeşitli materyallerle karşılaşılmıştır. Su teknesine olası girişin hemen önünde, 1.7 x 1.05 metre ölçülerinde yapay bir şekilde kırılmış kireçtaşı bir levha (transenna) uzanır. Orijinalde bir Bizans yapısında, muhtemelen bir kilisede inşa edilmiş sonrasında bu alanda ikinci bir amaca hizmet etmiştir.

Yapıya giriş, sokaktan enine uzanan bir girişten (vestibule) gerçekleştirilmiştir. Giriş holünün orijinal zemini saptanamamaktadır. Daha sonraki bir dönemde, Bizans dönemi süresince su seviyesinin gitgide artması Limyra'nın doğusu için ciddi bir tehdit oluşturmaya başlamış, ikinci defa bu amaca yönelik kasıtlı olarak kesilen taş kütleleri ve sütunlar kullanılarak bugünkü seviyesine ulaştırılmıştır. Bu taş kütlelerinden ikisi menorah (yedi kollu şamdan) betimlemeleriyle süslenmiştir.      

Bu yapının bir sinagog olduğunu düşündüren çeşitli unsurlar vardır. Bunlar arasında menorot (menorah) betimlemesi içeren plakalar önemlidir ve hiç şüphesiz Tevrat mabedini ayırmak için mihrap yeri olarak hizmet etmiştir. Ayrıca sayısız mermer duvar ve pencere camı parçaları da odanın yıkılmasıyla bağlantılı olarak burada bulunmuştur. Hepsinin üstünde su teknesi "canlı" su (yağmur suyunun birikintisi, doğal kaynaktan ve yeraltından gelen su) ile beslenmiştir. Büyük olasılıkla bu tekne, Yahudi toplumlar için çok önemli olan dini temizlenmeler için "dalma havuzu" "mihve" olarak belirlenmiştir.

Yapının tarihi şu an tam olarak belirlenememektedir çünkü özellikle en alt seviyesi yüksek yeraltı suyu seviyesinden 30 cm aşağıda kalmıştır. Bu nedenle yapının zemini tam bir stratigrafi çalışmasını neredeyse imkânsız hale getiren çamur içindedir. Yine de, ilk kazı sezonunun hemen sonrasında üç farklı yapı evresi saptanabilmiştir. Bu alandaki ilk yapı muhtemelen Roma İmparatorluk Döneminde ortaya çıkmıştır. Yani yaklaşık MS 5. yüzyılda, Geç antik kent duvarının inşasından önceye tarihlenir ve sokak Doğu Kapısı boyunca uzanır. Duvarın 7. yüzyılda güçlendirilmesinden sonra yapı yeniden tasarlanarak genişletilmiştir ve duvara karşı inşa edilmiştir. Son yapı evresinde ise, su teknesi ve sekiler yerleştirilmiştir. Bununla bağlantılı olarak da odanın içi yere konulan tekneyle birlikte alışılagelmemiş bir şekilde döşenmiştir. Menorot ile mihrap yeri görünümü, bu yapının son evresinde sinagog dışında farklı bir işlevi üstlendiğini düşündürür ve Yahudi sembolü bu nedenle dini işlevini kaybetmiş ve farklı dindışı amaçlarla yeniden kullanılmaya başlamıştır. Tekne ile zarif bir şekilde dekore edilmiş olan odanın el değmemiş olarak kalmış olması şaşırtıcı değildir. Eğer ki yapı kompleksi domestik bir yerleşim içine inşa edilmiş olsaydı, bu oda herhangi bir dini işlevi olmaksızın bir banyo olarak kullanılmış olabilirdi.

Limyra'daki sinagogun keşfi, bu kentin ve tüm bölgenin arkeolojik araştırmalarına bir heyecan katabilir, çünkü Limyra'daki Geç Antik/Erken Bizans Yahudi yaşamına ait kalıntıların bilimsel incelenmesine yönelik muhteşem bir olanak sunuyor.    

EN ÇOK OKUNANLAR

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Kaçakçılık Operasyonu

 İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Tarihinin en büyük eser kaçakçılığı operasyonu gerçekleştirilmiş, 65 bin 511 adet tarihi eser yakalanmıştır. 

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

SON İÇERİKLER

Attalia*’lı Athenaeus (Athenaios)

Roma’nın Ünlü Hekimi

Athenaeus’un en az 30 kadar kitap yazdığı rivayet edilir, ...

Perge’li Asclepiades

Halkı Tarafından Çok Sevilen Hekim

Asklepiades, antik cağda şifa arayışı içinde olan ins...

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç &Cced...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız