Neandertaller 60 Bin Yıl Önce Diş Çürüklerine Müdahale Etmişler

60 bin yıllık bir Neandertal dişinde bulunan delik, büyük olasılıkla taştan bir matkapla açılmış olup, bu keşif bugüne kadar bilinen en eski kasıtlı diş hekimliği kanıtı niteliğindedir.

Chagyrskaya 64 azı dişi ve makro özellikleri: Dişin beş farklı açıdan genel görünümü. ©Plos One

Yeni bir araştırmaya göre, yaklaşık 60 bin yıl önce Sibirya’da bir Neandertal, çürümüş bir dişinin delinmesi için ağzını açtı; bu vaka, bugüne kadar bilinen en eski kasıtlı diş tedavisi kanıtıdır.

Chagyrskaya Mağarası, Rusya'nın güneybatı Sibirya bölgesinde yer almaktadır. ©Zubova et al., 2026, PLOS One

Bir Neandertal yetişkine ait alt azı dişi ilk olarak 2016 yılında ortaya çıkarılmıştı, ancak yüzeyindeki derin deliğin neyden kaynaklandığı belli değildi. 13 Mayıs 2026 günü PLOS One dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, deneysel kanıtlar, deliğin ciddi şekilde çürümüş diş dokusunu temizlemek için kullanılan küçük bir taş matkapla açıldığını gösteriyor.

Bu karmaşık prosedür, yaklaşık 400.000 ila 40.000 yıl önce yaşamış olan en yakın insan akrabalarımız olan Neandertallerin, bu ağrılı diş çürüğünün tedavi edilebileceğini anlayacak zekaya ve prosedürü başarıyla gerçekleştirecek ince motor becerilere sahip olduklarını gösteriyor.

Bu diş ilk olarak 2016 yılında keşfedilmişti. ©Zubova et al., 2026, PLOS One

Arizona Üniversitesi antropoloji emeritus profesörü John W. Olsen, yaptığı açıklamada: “Bu invaziv tedavinin gerçekleştirilmiş olması ve kişinin hayatta kalmış olması, bana bunun Neandertallerin insan biyolojisi ve ne zaman müdahale edilmesi gerektiği konusundaki gerçekten çok gelişmiş anlayışının bir başka örneği olduğuna inanmamı sağlıyor.”

Bunun kendi kendine yapılan bir tedavi mi yoksa başka bir kişi tarafından yapılan bir diş hekimliği müdahalesi mi olduğu belirsiz. İtalya'daki Free Mediterranean Üniversitesi'nde insan anatomisi doçenti olan Gregorio Oxilia, “bu, invaziv tıp ve cerrahinin köklerinin yalnızca Homo sapiens'e ait olmadığını, ancak en yakın akrabalarımızla paylaştığımız daha geniş bir mirasın parçası olduğunu gösteriyor,” diyor.

Kendi türümüz olan Homo sapiens'in diş çürüklerini tedavi ettiğine dair en eski kanıt, yaklaşık 14.000 yıl öncesine, bugünkü İtalya topraklarına dayanıyor. Kasıtlı diş hekimliğinin tarihini yaklaşık 45.000 yıl geriye iten bu yeni bulgu, Oxilia, “insan sağlığı hizmetlerinin evrimine dair anlayışımızı temelden yeniden şekillendiriyor,” dedi.

Günümüzde Neandertallerin sağlık hizmetleriyle ilgili birçok vaka bilinmektedir. Örneğin, İspanya’daki çeşitli arkeolojik alanlarda, Neandertallerin Down sendromlu bir çocuğa baktıkları ve şifalı bitkiler tükettikleri görülmektedir.

Ancak, genel olarak düşük karbonhidratlı beslenme düzenlerinin diş çürük oranlarını düşük tutması da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle, Neandertallerde diş tedavisi yapıldığına dair kanıtlar sınırlı kalmıştır.

Bu nedenle, Chagyrskaya Mağarası’nda bulunan yaklaşık 59.000 yıllık Neandertal azı dişindeki sıra dışı deliğin kasıtlı olarak insan eliyle açılıp açılmadığını belirlemek için araştırmacılar, dişi incelediler ve üç modern insan dişi kullanarak deneyler yaptılar.

Neandertal azı dişinin mikroskobik incelemeleri, şiddetli diş çürüğüne işaret eden iki adet derin demineralizasyon bölgesi ortaya çıkardı. Diş çürüğünün bir bölümü, dişin diş eti çizgisiyle birleştiği noktada bulunuyordu. Araştırmacılar bu bölgede, dişle kurcalamaya özgü düz oluklar tespit ettiler.

Chagyrskaya 64, kronun oklüzal yüzeyinde üç girinti (makro fotoğraf). ©Plos One

Diğer çürümüş bölge, diş yüzeyindeki 4,2 mm uzunluğunda, 2,8 mm genişliğinde ve 2,6 mm derinliğinde oyukla örtüşüyordu. Bu deliğin üst kenarı boyunca minik izler vardı.

Ekip daha sonra bu izleri taklit etmek için hangi aletlerin ve hareketlerin gerekli olduğunu görmek amacıyla üç modern insan dişi üzerinde deneyler yaptı. Bu deneyler, olukların yerel olarak bulunan jasper taşından yapılmış küçük taş aletlerin bükülme hareketiyle oluşturulabileceğini ortaya çıkardı. Chagyrskaya Mağarası'nda daha önce bu amaca hizmet etmiş olabilecek uzun, ince ve sivri uçlu aletlere ait çok sayıda örnek bulunmuştu.

Yerel jasperoid hammaddeden üretilmiş deneysel aletler. Noktalı çizgiler aletlerin aktif kısımlarını göstermektedir. a–c. delici aletler.  ©Plos One

Olsen, “Çukur çevresindeki olukların üzerinde görülen çiğneme izleri, bu bireyin ‘sadece ameliyattan sağ kurtulmakla kalmadığını,’” dedi, “aynı zamanda ‘önemli bir süre daha yaşadığını ve bu sayede normal çiğneme faaliyetlerinin, ilk delme işleminin izlerini silmeye başlamasına olanak sağladığını’ gösteriyor.”

Katalonya'daki Rovira i Virgili Üniversitesi'nde Neandertal dişlerini araştıran ve çalışmaya katılmayan biyoarkeolog Marina Lozano Ruiz, yaptığı açıklamada: “Bilim insanları, deliğin taş diş matkabı kullanılarak açıldığından emin olamasalar da, çok lokalize izler bu sonucu, deliğin bireyin ölümünden sonra meydana gelen hasarın sonucu olması gibi diğer olası açıklamalardan daha olası kılıyor”.

Oxilia, “Bu vaka, tam da nadir görülen bir patolojiye son derece hedefli ve teknik açıdan karmaşık bir müdahaleyle yanıt verebildiklerini gösterdiği için istisnai bir durumdur” dedi.

Chagyrskaya 18. Oklüzal, distal ve mesial görüntüler.  ©Plos One

Cambridge Üniversitesi'nde arkeolog olan ve “Kindred: Neanderthal Life, Love, Death and Art” (Bloomsbury Sigma, 2020) kitabının yazarı Rebecca Wragg Sykes, bu işlemin muhtemelen kendi kendine yapılan bir tedavi olduğunu düşünüyor. Araştırmaya dahil olmayan Sykes, “Bu çürümüş dişi kazmak için muhtemelen kimsenin yardımına ihtiyaç duyulmamıştır. Grup üyeleri bu acı verici işlem sırasında duygusal destek sağlamış olsalar da, diğer primatlardan öğrendiğimiz kadarıyla, onlar aslında gruplarının yardımı olmadan da çok ciddi durumlardan kurtulabiliyorlar” dedi.

Kaynak: Live Science

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER