Aizanoilu Kadının Öbür Dünyadaki Aksi: Ayna

İnsanın kendi yansımasını su yüzeyinde gördüğü o andan günümüze, aynalar insanlık tarihinin her döneminde sevilerek kullanıldı. Su perisi Salmakis de Narkissos gibi suya yansıyan görüntüsüne âşık olmuş ve Hermoaphrodite ile aynı bedende birleşerek hem güzelliğin hem de dönüşümün simgesi haline gelmişti. Bu açıdan bakıldığında su perisi Erato’nun kenti Aizanoi’da, kadın mezar stellerinde, güzelliği temsil eden aynanın sıklıkla görülmesi bir tesadüf olmamalıdır.

Aynalar bu dünyadaki huzurlu ve varlıklı yaşamın simgesi olduğu gibi öbür dünya inancı ile de direkt olarak bağlantılıdır. Bu nedenle hem yaşamı hem de ölümü kapsayan bir zıtlığı ve dönüşümü yansıtması bakımından önemli bir anlama sahiptir. Dionysos ayinlerinde de kullanılan ayna, kişinin karakterinin veya görüntüsünün tam tersini yansıtması, gerçek kimliğinin kaybolmasını veya saklanmasını sağlaması açısından önemlidir. Dionysos, Zeus ve Semele’nin oğludur ve Semele Zeus’un gerçek yüzünü görünce Dionysos’u doğurmadan ana rahminden çıkarmıştır. Zeus ise onu alıp baldırına yerleştirmiş ve Dionysos Zeus’un baldırından doğmuştur. Bu nedenle ona iki kere doğan anlamında Dionysos adı verilmiş ve doğumla olduğu kadar ölümle de her zaman bir bağlantısı olmuştur. Bu durumda Dionysos ayinlerinde aynanın kullanılması aynanın zıtlık özelliğinden dolayı bir tarafının yaşamı ve diğer tarafının da ölümü temsil etmesiyle açıklanabilir.

Aizanoi’da aynalar mezar stelleri üzerinde her zaman kadını temsil eden objelerdir. Bununla birlikte Aizanoi’da görülen en erken ayna tasviri MS 2. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir. Mezar stelleri üzerinde tespit edilen 27 ayna betimlemesinde 6 farklı form karşımıza çıkmaktadır. Tümü dairesel formlu aynalardan oluşmakla birlikte genellikle çerçevelidir. Saplar dairesel profillidir ve bilezik süslemeleri bulunmaktadır. Çerçeve ve sap kısımları tek parça halinde veya ayrı olarak yapılan örnekler en önemli farklılığı ortaya koymaktadır fakat kronolojik bir gelişimi yansıtmamaktadır. Mezar stellerinde alınlıkta veya kapı biçimli stellerde sol üst kapı panelinde MS 2. yüzyıl sonlarına kadar kullanılmıştır. Steller üzerinde görülen çeşitli formdaki aynalar belki de kadınların yaşarken kullandıkları aynaların birebir benzeri şeklinde yapılmıştır. Bu durumda göz önünde bulundurulması gereken bir diğer unsur sanatçı ve atölye farklılıklarıdır. Aizanoi’da mezar steli üretimine dair bir atölye henüz tespit edilememiştir. Ancak steller üzerindeki süslemeler standart olmalıdır ve diğer obje ve süslemelerde olduğu gibi bu seçim sanatçının önceliğine bırakılmıştır. Kişiye özel bir mezar steli siparişi olması durumunda bu şekilde bir uygulamanın yapılması daha muhtemel görünmektedir ki bunu tespit etmek zordur. Aynı zamanda ayna tasvirleri üzerinde izlenen farklılıklar tarihsel bir gelişimi de yansıtmamaktadır. Diğer tüm süslemeler ve motiflerin sanatçının önceliğine ve becerisine bırakıldığı göz önüne alındığında mezar stelleri üzerinde görülen aynaların atölye ve usta farklılıkları nedeniyle çeşitlilik gösterdiği söylenebilir.

Acaba Aizanoilu kadınlar aynayı kendilerini temsil eden önemli bir obje olarak mı benimsemiş yoksa toplumsal olarak kadına atfedilen görev ve özelliklerden dolayı mı bu obje tercih edilmiştir? Aslında Aizanoi’da mezar steli yaptırma işinin genellikle erkekler tarafından üstlenildiği epigrafik veriler sonucunda açıktır. Ancak eşi, çocukları ve hatta süt evlatları (besleme veya evlatlık) için mezar steli yaptıran kadınların varlığı da bilinmektedir. Ayna kadının kendini temsil etmesi için seçtiği bir objeden daha çok toplumsal cinsiyetini ortaya koyan bir sembol olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna rağmen aynaların taraklarla, unguentariumlarla ve hatta kalathoslarla birlikte aynı kompozisyon içinde kullanılması kadının yaşarken kullandığı kozmetik eşyalarına ve geçirdiği varlıklı hayata işaret etmektedir. Kadının ölümünden sonra geride kalanlara hatırlatmak istediği özelliği de bu zenginlik ve güzellik olmalıdır. Mezar taşları çoğu zaman ölen kişinin mezarının yerini, kimliğini ve ailesini belli etmesi amaçlarının yanında ilk olarak kişinin hatırlanmak istediği özelliklerini vurgulamaktadır. Bu nedenle onurlu bir yaşam sürmese bile iyi anılmasını ve hatırlanmasını sağlamak ailesinin görevidir. Yaşarken nasıl bir insan olursa olsun Hades’in dünyasında huzura kavuşan ve rahat bir hayat süren ruh imajı her kişi ve aile için önemli bir ayrıntıdır. Özellikle sadık bir eş, özverili bir anne veya ahlaklı bir genç kız için hayat döngüsünün tamamlanması ve öbür dünyada da tanrıya yakın olarak aynı hayatı sürdürüyor olduğuna inanılması, geride kalan aile fertleri için de görevlerini yerine getirmenin huzurunu yaşamalarını sağlayacaktır.

Ayna kendisine yansıtılan her şeyi olduğu gibi göstermesi açısından doğruluğu tartışılmaz bir obje olmuştur. Ancak aynanın iki yüzü vardır: gerçeklik ve silüet. Bu iki kavramı mezar stelleri üzerinden değerlendirdiğimizde bir taraf hayatı, diğer taraf ise ölümü sembolize etmektedir. Bu durumda zaman zaman zıtlığı da temsil ettiği açıktır. Hem kadın hem de erkekler gömülerinde mezar hediyesi olarak aynaları görüyor olsak da Aizanoi’da kozmetik eşyası olarak sadece kadın mezar stellerinde karşımıza çıkan bu objenin alt anlamları Aizanoilu kadının öbür dünyadaki yansıması olan güzellik, dönüşüm ve sonsuzluk olmalıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Fotoğraf Yarışması

Aktüel Arkeoloji Dergisi'nin 3. Ulusal Fotoğraf Yarışması başlıyor. Fotoğraf arkeoloji biliminin en sevdiği yol arkadaşıdır. Arkeolojinin kendini anlatamadığı noktada fotoğraf en büyük yardımcıdır. Sadece Fotoğraf Sanatçıları arkeolojiyi sevmez aynı zamanda arkeologlarda iyi birer fotoğrafcıdır. Fotoğraf Yarışması ile uygarlıkları, kentleri ve geçmişi birbirine bağlayan yolların izinde arkeolojinin hikayesini arıyoruz.

SON İÇERİKLER

Erdem Denk

1975 doğumlu Erdem Denk, lisans ve yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ulusla...

Cities and Urban Life in the Hittite World – a Trail Search

Hittite civilisation doubtless was urban civilisation. In the Late Bronze Age world of the Hittites, cities formed a ground pil...

Kanlıgeçit Yerleşimi ve Trakya’da İlk Tunç Çağı

Kırklareli il merkezinin hemen güneybatısında yer alan Kanlıgeçit, Mehmet Özdoğan’ın bölgede ger&cc...