Arama Sonuçları

Kuzey Lydia’da bir Pers Yerleşimi; Şahin Kayası

Manisa’nın Gördes ve Demirci İlçeleri, arkeolojik açıdan ilin en az araştırılan yöreleridir. Gerek coğrafi, gerekse iklimsel açıdan il genelinden farklı özellikler gösteren bu kısmen sarp arazide gerçekleştirdiğimiz araştırmalar sırasında incelediğimiz buluntu merkezleri arasında Şahin Kayası, sadece arkeolojik açıdan değil, jeolojik ve biyolojik (özellikle botanik) açıdan da dikkat çeken bir merkezdir.

Pompeii'de Bir Askeri Liderin Mezarı Bulundu

Pompeii'de heyecan verici yeni buluntular genellikle planlı kazılar sonucunda ortaya çıkar. Bu kez, 1840'larda inşa edilen ve şu anda Pompeii Arkeoloji Parkı kütüphanesinin merkezi olan San Paolino binasında bir havalandırma bacası inşaatı, İspanya'daki son fetih savaşları sırasında imparator Augustus'un (MÖ 27 - MS 14) emrinde görev yapan önemli bir askeri yetkilinin mezarını kazara ortaya çıkardı.

Karia Yolu

Antik kentler, plajlar ve şehir merkezleri ile sınırla kalan turizme alternatif olarak dünyada uzun mesafeli yürüyüş rotaları yaygınlaşmaya başladı. Genellikle tematik bir öge üzerine kurulu olan yürüyüş yolları bir ülkenin doğasını, kültürünü ve tarihini özümseyerek yavaş çekimde tanıma ve tanıtma olanağı sunmakta.

Pergamon Kayalık Kutsal Alanı

Antik dönemde bir metropol olan Pergamon’un bugünkü ziyaretçileri, kent tarihinin her bir evresinden kutsal alanları görebilirler. Kentin aşağısındaki düzlük alanda antik çağda da ünlü Asklepeion ve Kızıl Avlu adıyla da bildiğimiz Mısırlı tanrılar onuruna inşa edilmiş kutsal alan bulunur. Akropoliste (yukarı şehir) büyük sunağın temelleri, kent tanrıçası Athena’nın kutsal alanı ve bir kısmı restore edildiğinden uzak mesafeden de görülebilen Traian Tapınağı (Traianeum) yer alır. Uzun zamandır bilinen ve kentin önemli noktalarında duran bu kutsal alanlar, kendilerini anıtsal mimarileri ile gösteriyorlardı.

Juliopolis’in Hekim Mezarları

Arkeolojik araştırmalarda interdisipliner yollarla tespit edilen bulgular neticesinde insanoğlunun tarih öncesi devirlerden beri ortaya çıkan hastalık ve yaralanmalarını iyileştirmek için cerrahi müdahale yolları geliştirdikleri bilinir. Erken devirlerde insanların hangi yöntem ve araç gereçler ile ameliyat edildikleri kesin olarak bilinmese de gerek antik kaynaklar gerekse arkeolojik buluntular insanoğlunun ne şekilde tedavi gördüğüne ilişkin bilgileri vermektedir.

Azerbaycan'da 3500 Yıllık Ritüel Masası Ortaya Çıkarıldı

Catania Üniversitesi'nden arkeologlar, Azerbaycan'ın Agstafa bölgesinde yer alan antik Tava-Tepe yerleşiminde çığır açan bir keşifte bulundu. Geç Tunç Çağına tarihlenen 3500 yıllık bu yerleşimde, seramik sofra takımlarıyla birlikte son derece iyi korunmuş ve kendine özgü bir ritüel masası hala yerinde durmakta olup, bir zamanlar bu bölgeden geçen göçebe toplulukların gelenekleri ve günlük yaşamları hakkında yeni bilgiler sunmaktadır.

Parion Tiyatrosunu Aydınlatan Kandil

Antikçağdaki aydınlatma araçlarının başında kandiller gelir. Genelde hediye olarak mezarlarda öbür dünyadaki yolculuğunda önünü aydınlatması amacıyla ölünün ayakucuna konulan kandillerin; evlerin, hamamların ve gymnasiumların aydınlatılmasında da kullanıldığı bilinir.

3 Bin Yıllık At Figürü Restore Edildi

Britanya'nın belki de en eski dev tebeşir figürü olan ikonik Uffington Beyaz Atı, küçülmeye ve incelmeye başladıktan sonra çok ihtiyaç duyduğu bakıma kavuştu. Restorasyon çalışmaları antik atı canlandırarak yeniden kilo almasını ve eski ihtişamına dönmesini sağladı.

Çömlektepe

İç Anadolu Bölgesi, Anadolu’nun Eski Tunç Çağı adı verilen evresinin önemli merkezlerini barındırır. Özellikle maden üretimi konusunda önemli teknolojik gelişmelerin yaşandığı bu dönemde insanoğlunun günlük yaşantısının önemli bir parçası olan seramiklerin üretimi konusunda ulaşılan bulgular yok denecek kadar azdır.

Kapının Bekçisi

Hatay il merkezinin doğu – kuzeydoğusunda, Reyhanlı ilçesinin 17–18 kilometre batısında, Asi Nehri'nin 1,5 kilometre doğusunda yer ala Tell Tayinat Höyüğü’nde, Toronto Üniversitesi Tayinat Arkeoloji Projesi tarafından yürütülen geçmiş dönem kazılarda, güneydoğudaki Neo-Hitit Patina Krallığı’nın başkenti Kunulua sitadeline olan bağlantıyı sağlayan anıtsal bir kapı kompleksi açığa çıkarılmıştır.

Anadolu’nun İlk Madencileri

Çorum ilinin Bayat ilçesine bağlı Derekutuğun Anadolu’nun kültür tarihi ve özellikle madencilik tarihi açısından büyük önem taşıyor. Yapılan Karbon-14 (C-14) analizleri, Derekutuğun’da günümüzden 6 bin 500 yıl önce de galeriler açılarak nabit bakır çıkarıldığını ortaya koydu.

Sicilya’daki Nekropolde Benzersiz Bir Urne Kabı Keşfedildi

Yeni Palermo-Catania-Messina demiryolu bağlantısı inşaat projesinin bir parçası olarak, çalışmalardan sorumlu Italferr şirketi tarafından Sicilya adasındaki Palomba-Catenanuova bölümünde, Dittaino Nehri üzerindeki bir tepede keşfedilen geniş bir Roma yerleşiminin ayrıntılarını ortaya çıkaran önemli bir arkeolojik keşif gerçekleştirildi.

Antik Kanalizasyon Kazısında Hermes Heykeli Bulundu

Bulgaristan'ın güneybatısındaki Petrich yakınlarındaki Heraclea Sintica antik bölgesinde Roma dönemine ait bir kanalizasyon kazısı yapan arkeologlar, Hermes'in büyük bir mermer heykelini keşfettiler. Heykel 2 metre yüksekliğinde ve sadece elleri eksik olmak üzere neredeyse eksiksiz olarak olağanüstü durumdadır. Bu, Heraclea Sintica'da şimdiye kadar bulunan tek eksiksiz Roma heykeli ve kazı lideri Dr. Lyudmil Vagalinski, bunun tüm Bulgaristan'daki en iyi korunmuş Roma heykeli olabileceğine inanıyor.

Dorylaion’da İlginç Bir Dinsel Ritüel

Şarhöyük ören yeri, Eskişehir’in 3 kilometre kuzeydoğusunda, Porsuk Nehri ile yan kolu Sarısu arasında kalan geniş ovanın güney kenarında yer alır. Burası antik Dorylaion kentinin merkezidir. Eskişehir ovasında en yüksek rakımlı, en büyük höyüktür. Höyüğü çevreleyen bir Aşağı Şehir ve batı yönde geniş bir nekropol alanı vardır.

Orta Anadolu’nun Kuzeyinde Hatti Kültürünün İzleri

Çorum/Uğurludağ sınırları içinde, Kaleboynu Köyü yakınlarında yer alan Resuloğlu yerleşimindeki kazılar 2003 yılından beri kesintisiz sürdürülüyor. Özellikle yerleşim yerinin hemen yanında, Delice Vadisi’ne bakan yüksek bir sırt üzerindeki mezarlık alanında gerçekleştirilen çalışmalar, Hititler daha Anadolu’ya gelmeden, Kızılırmak ile Yeşilırmak arasındaki sahada varlıklarını bildiğimiz ve Hattiler olarak adlandırılan yerli halkın ölü gömme adetlerini ortaya koyuyor.

Tunç Çağı Balta ve Mücevherler Bulundu

Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'ın yaklaşık 40 kilometre kuzeybatısındaki Kuzey Bohemya'da yer alan Budyně nad Ohří'de Tunç Çağı'na ait silah ve mücevherlerden oluşan eserler keşfedildi. Uzmanlar halen eserleri analiz ediyor, ancak objelerin tasarım tarzı onları Orta Tunç Çağı'na, yaklaşık 3500 yıl öncesine tarihliyor. Baltalardan biri diğer parçalardan daha eski; Erken Tunç Çağı'na (MÖ 2000-1500) tarihleniyor.

Sıra Dışı Bir Ritüel Kaplumbağalı Gömü

Mezarlar, arkeolojinin en önemli buluntu gruplarından birini oluştururlar ve eski insan toplumlarının ölü gömme gelenekleri, inanç sistemleri ve gömü ritüelleri hakkında oldukça detaylı bilgi elde edilmesini sağlarlar. Mezarlar, yalnızca ölüme dayalı algılayışı değil aynı zamanda toplumların kültürel ve sosyoekonomik yapıları ile yaşam biçimleri hakkında da bilgi sağlayan önemli veri kaynaklarından birini oluştururlar.

İlginç Dairesel Taş Yapıların Üzerinde Yanmış Çocuk Kemikleri Keşfedildi

Norveç'in güneydoğusundaki Fredrikstad yakınlarında, merkezinde yakılmış kemik kalıntıları bulunan 41 dairesel taş yapıdan oluşan antik bir mezarlık ortaya çıkarıldı. Mezarların büyük çoğunluğu, 30'dan fazlası, üç ila altı yaş arasındaki bebek ve çocukların yanmış kemiklerini içeriyordu. Çocuk mezarları MÖ 800 ila 400 yılları arasına, Erken İskandinav Tunç Çağı ve Roma Öncesi Demir Çağına tarihlenmektedir.

Mısır’da Eşsiz Keşif: 33 Greko-Romen Aile Mezarı Bulundu

Batı Asvan'daki Mısır-İtalyan Ekibi (EIMAWA) arkeologları, Asvan'ın batısında Ağa Han Türbesi yakınlarındaki kayalık bir tepenin yamacında 33 Greko-Romen aile mezarı keşfetti. MÖ 6. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl arasına tarihlenen ve mumyalanmış kalıntılar içeren mezarlar, Asvan'ın orta sınıfında o döneme ait ölüm ve hastalıklara yeni bir ışık tutmayı vaat ediyor.

Akdeniz’de 3300 Yıllık Gemi Enkazı Keşfedildi

Akdeniz tabanında çarpıcı bir keşif yapıldı: 3300-3400 yıl öncesine ait, yüzlerce sağlam kargosu ile 1,8 kilometre gibi olağanüstü derinlikte bir gemi batığı bulundu. Kargo, İsrail yakınlarındaki açık deniz sahalarında faaliyet gösteren bir E&P doğal gaz şirketi olan Energean tarafından yürütülen rutin bir araştırma sırasında ortaya çıkarıldı. İçindekiler İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından Geç Tunç Çağı Kenan depolama kapları olarak tanımlanmıştır.

2 Bin Yıllık Mezarda Dünyanın En Eski Şarabı Bulundu

İspanya'nın Carmona kentinde 2 bin yıllık bir Roma mezarının keşfi önemli bir arkeolojik bulguya yol açtı. Mezarın içinde, eski bir cenaze töreninin parçası olan cam bir cenaze kabının içindeki bir sıvıya batırılmış bir erkeğe ait iskelet kalıntıları bulundu. Bu sıvı zamanla kırmızımsı bir renk almış ve MS 1. yüzyıldan beri şaşırtıcı bir şekilde korunmuştur.

Çatalhöyük’te Değişen Yorumlamalar Ana Tanrıça

Günümüzden yaklaşık 9 bin sene önce Neolitik dediğimiz Yeni Taş Devri’nde, bir grup yaratıcı insan, üst üste dizelenmiş, yalnızca çatısından girişi sağlanabilen evlerden oluşan geniş bir köyde bir araya gelmiştir. Bu köye günümüzde, iki büyük höyükten oluşan Çatalhöyük diyoruz.

Anadolu Pers Sanatı

Akhamenid Dönemi boyunca Anadolu’daki sanatsal kültür, arkeologlar tarafından “Greko-Pers Sanatı” olarak adlandırılmaktadır. Bu Arkaik veya Klasik Dönem Yunan stilinde olan, ancak yine de Pers kültürü ile bağlantılı olarak tanımlanan eski betimlere kadar geri döndüğü görülen bir sanattır. Bu durum, bu zamanda Anadolu’da güçlü bir politik hakimiyeti elinde tutan Pers İmparatorluğu’nun kültürel etkisi konusunda önemli bir delil olacaktı. Ülke, zaten yüzyıllar boyunca Yunan etkisine gebe bırakılmıştı.

Minos Uygarlığına Ait Benzeri Görülmemiş Dairesel Bir Yapı Keşfedildi

Girit'te yeni bir havaalanı inşaatı, arkeolojik kayıtlarda benzersiz olan Minos döneminden kalma anıtsal bir dairesel yapıyı ortaya çıkardı. Yeni uluslararası havalimanının radar sisteminin kurulacağı Kastelli kasabasının kuzeybatısındaki Papoura Tepesi'ni temizleyen hafriyatçılar bu yapıyı ortaya çıkardı. Zirvenin neredeyse tamamını kaplayan Tunç Çağı'na ait benzeri görülmemiş dairesel bir anıtın keşfi büyük heyecan yarattı.

Astyages ve Kroisos’un Sonu: Medler, Persler, Lidyalılar

 “Dünyanın kralı, büyük kral, güçlü kral, Babil’in kralı, Sümer ve Akkad kralı, dünyanın dört bir yanının kralı, ben Kyros, büyük kral, Anša’nın kralı Kambyses’in oğlu, büyük kral, Anša’nın kralı Kyros’un torunu, büyük kral, Anša’nın kralı Teispes’in soyundan, hüküm sürmesini Bel [Marduk] ve Nebo’nun istediği kral hanedanlığının ölümsüz tohumu…

Hititlerde Din

Hitit metinlerinde Hatti Ülkesinden “Bin Tanrılı Ülke” olarak söz edilir. Metinlerdeki uzun tanrı listeleri bu ifadenin pek de abartılı olmadığını gösterir. Bu bin tanrı içinde Pala, Luwi, Hurri ülkelerinin tanrıları, Hitit öncesi Anadolu’sunun Hatti tanrıları, Yukarı Mezopotamya ve Kuzey Suriye tanrıları yer almaktadır.

Büyük İskender’in Ordusundan Bir Komutanın Mezarı: Naip Tümülüsü

Tekirdağ’ın yaklaşık 15 kilometre güneybatısında, Ganos Dağı’nın (son yıllarda, Işıklar Dağı) alçak kuzeydoğu yamaçlarında yer alan Naip tümülüsü, definecilerin yarattığı tehdit üzerine 1984-1985 kış aylarında bir kurtarma kazısına sahne olmuştur. Tekirdağ Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazısı sonucunda el değmemiş bir oda mezara ulaşılmış ve mezar eşyaları müzeye alınmıştır. Buluntuların çoğunluğu, Tekirdağ Arkeoloji Müzesi’nde mezar odasının boyutlarında yapılan bir cam model içerisinde sergilenmektedir.

Pompeii’den Muhteşem Keşif Haberleri

Pompeii'nin Regio IX mahallesindeki Insula 10'da devam eden kazılarda, duvarları alışılmadık ve büyüleyici gök mavisiyle fresklenmiş bir oda ortaya çıkarıldı. Bu renk, Pompeii'nin geniş fresk yelpazesinde nadiren bulunur. Bulunduğunda ise büyük önem taşıyan mekânlarda yer almıştır.

Kuzeyin Savaşçı Halkı Vikingler

Korsanların tarihi yazıldığında Vikingler, eşkıyaların farklı bir türü olarak özel yerini alacaktır. Vikingler, Orta Çağın ilk zamanlarında İskandinavya’dan tasfiye edilen Atlantik Okyanusu kuzey kıyılarına yerleşen halk arasından çıkmıştır.

Ephesos Kalabalık Bir Kent

Coğrafi konumunun da elverişliliği nedeniyle, Efes antik kenti, bütün tarihsel süreç boyunca, Ege Denizi ve Anadolu ile olan iletişimde ve ticarette önemli bir rol oynar. Efes, sadece Avrupa - Asya arasında kilit noktada uzanmakla kalmamış; aynı zamanda, Batı Anadolu’nun merkez kenti de olmuştur.

Üç Kültürün Buluştuğu Bölge Beydağları

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi adına sürdürülen Beydağları Yüzey Araştırmaları projesi ile Batı Antalya’yı çevreleyen Beydağları’nda Trebenna, Neapolis, Kelbessos, Typalia, Kitanaura ve Mnara gibi kent ölçekli yerleşimler ile birlikte köy ve irili ufaklı birçok çiftlik/işlik tespit edilerek arkeoloji dünyasına kazandırılmıştır.

Lukka Ülkesi

MÖ 2. binyıl Anadolu’sunu; Orta Anadolu’da Kızılırmak kavsi içinde Hatti, Hatti’nin kuzeyinde Pala, Kaška, doğuda Azzi Hayaša ve Išuwa, batıda Wiluša, Šeha, Arzawa-Mira ve Anadolu’nun batı kıyıları ile bir kısmı Kıta Yunanistan’da olduğu düşünülen Ahhiyawa, Hatti’nin güneybatısında Pedašša ve Walma, güneyde Kargamış, Kizzuwatna, Tarhuntašša ve Lukka gibi başlıca bölgelere ayırmak mümkündür.

Firavun II. Ramses'in Lahdi Mısır'ın Abydos Kentinde Bulundu

Sorbonne Üniversitesi'nden arkeologlar Krallar Vadisi'nde KV7 olarak adlandırılan bir mezar kompleksinde II. Ramses'in ya da Büyük Ramses'in orijinal lahdini tespit ettiler. Bu mezar, oğullarının mezarı (KV5) ile oğlu ve halefi Merneptah'ın mezarının (KV8) yakınındaydı. Son dinlenme yeri Luksor'un karşısındaki Theban Nekropolü'nde Deir el-Bahari yakınlarındaki TT320 numaralı mezardı.

İnsanın “İnsanlaşması” ve İlk Aletleri

Günümüz verileri ışığında (zoolojik anlamda Memeli’ler sınıfına giren ve Primat’lar takımının bir türü olup) yaklaşık 7-7.5 milyon yıl öncelerinden itibaren “insanlaşma” yönünde, önceleri çeşitli bedensel (biyolojik) ve daha sonraları da zihinsel (kültürel) değişimler geçirmiş olan insanın, doğada yaşayan diğer canlılara kıyasla farklı bir evrimsel geçmişi olması dikkat çekicidir.

Ksenophon’un Karadenizi

MÖ 430 yılında doğan ve yaklaşık MÖ 355 yılı civarında öldüğü kabul edilen, Yunanlı tarih yazarı Ksenophon’un Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) adlı eseri, MÖ 401 yılı dolaylarında Pers kralı Artakserkses’in kardeşi Kyros’un, krallığı ele geçirmek amacıyla ağabeyine karşı başlattığı savaşa katılarak paralı Yunan askerlerinden oluşan ordu ile yaptığı uzun ve zorlu yolculuktan derlediği notlarının üzerine kurulu bir eserdir.

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

Karadeniz ve İskitler

Anadolu’da Demir Çağının Avrasyalı Savaşçı-Atlı Göçebelerine ait arkeolojik bulgular arttıkça, bu durumla doğru orantılı olarak yeni görüşler de ortaya çıkıyor. Bugüne değin Kimmerler ile İskitler temelinde incelenen Demir Çağı’nın göçebe kültürüyle ilgili değerlendirmeler, özellikle Kimmerler’in Anadolu’daki varlıkları üzerine başlayan sorunlarla birlikte yeni gelişmeleri de beraberinde getiriyor.

Hellen Düşüncesinde “Teklik İçinde Çiftlik” Kavramının Kökeni Ve Anadolu’daki İzleri

Klasik mitolojide kadın ve erkek cinsiyetinin kusursuz uyumla bütünleştiği o “tek içinde çift” olmuş vücut Hermaphroditos’a aittir. Yaratılış mitoslarına göre ise böylesine bir kusursuzluk her şeyden önce var olan, kozmik yaratılışın başrol oyuncusunda kendini gösterir.

Metropolis’te Bir Bakkha

Ünlü eseri Bakkhalar’da böyle anlatıyor Euripides, coşkulu kadınların hayatını. Özellikle Dionysos festivalinin ilk günlerinde dağlara çıkan kadınlar, içtikleri şarabın da etkisiyle, kendilerinden geçmiş halde ormanlarda koşuyor ve önlerine gelen canlı, cansız her şeyi yıkıp, parçalıyorlardı. Birkaç gün süren bu olaydan sonra evlerine, kocalarının ve çocuklarının yanına dönüyorlardı.

Almanya’da Zengin Hediyelerle Donatılmış 6800 Yıllık Bir Mezar Keşfedildi

Almanya'nın Eichendorf belediyesine bağlı Exing'de yeni bir yerleşim alanı için yapılan inşaat çalışmaları, Orta Neolitik döneme ait dikkat çekici bir mezarı ortaya çıkardı. Bölge arkeoloğu Dr. Florian Eibl, mezarı MÖ 4800 yıllarına tarihlendirdi ve oldukça ilginç bir mezar eşyası koleksiyonuna sahip.

Antalya Kaleiçi Aya Yorgi Kilisesi

Pek çok ulusun bir arada yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu, çatısı altındaki ulusları “millet sistemi”ne göre tanımlamıştı. Ana dilleri Türkçe olan Karamanlılar Ortodoks inancına sahip olmalarından dolayı Ortodoks Rum milleti mensubu sayılmışlardı. Bu kadim toplum Orta Anadolu’da Konya, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Yozgat, Kırşehir, Isparta, Uşak illeri ile Akdeniz Bölgesi’nde Antalya, Mersin ve Adana dolaylarında yaşamıştı.

Herakleia Pontika ve Akheron Vadisi

Günümüzde Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesinin modern yerleşim alanının altında kalmış Herakleia Pontika antik kentinde, tarih boyunca kesintisiz yerleşim devam etmiştir. Antik Çağda Karadeniz’in güney sahillerinin önemli liman kentlerinden biri olmasından dolayı, dönemin tarihçileri, kentin tarihi ve coğrafyası, erken dönem tarihi, bölgede gerçekleşen kolonizasyon hareketleri, kent çevresinde yaşayan halklar ve diğer yerleşimler ile ilgili bilgiler vermişlerdir.

Urartu Kalesi: Körzüt

Van Gölü Havzası, Urartu arkeolojisi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Çekirdek bölge niteliğinde olan havzada Urartu ile özdeşleşen pek çok yeni özellikle karşılaşılmaktadır. Kuşkusuz Urartu imzalı başkent Tuşpa, barındırdığı potansiyel ile en önemli merkezlerden biridir.

Irmak İnançları ve Öyküleri

Mısır, Mezopotamya ve İndus Vadisi’ndeki kadar büyük uygarlıklar yaratıp onlara beşiklik edememiş olmalarına rağmen Anadolu ırmakları da farklı biçimde yaşam ortamı sağlayan olağanüstü yerlerdi. Bunu kavramak için bir ayağınız bozkırda, diğer ayağınız ise ırmak vadisi kenarında durmanız ve ikisi arasındaki zıddiyeti seyre dalmanız gerekir.

Aktüel Arkeoloji Dergisi 97. Sayı "Ötzi'den Herakles'e"

Anadolu topraklarından çok uzaklarda, yaklaşık 5300 yıl önce Alpler’in zirvesinde gizemli bir cinayet sonucunda hayatını kaybeden bir adam. Doksanlı yılların başında bir grup dağcı tarafından keşfedilen Buz Adam Ötzi’nin mumyası bilim insanlarının hala yıllardır çözemediği sırlar barındırıyor.

Ağlayan Kadınlar Lahdi

Mateme bürünmüş, ağlayan kadınlar ve her kadının yüzünde acı bir ifade… Ölünün arkasından yas tutan bu kadınlar, lahdin sahibinin akrabaları mı, yoksa haremini dolduran kadınlarından bazıları mı? Bu kadınların lahdin içinde yatan kişiyle bağlantısı ne? Bir ihtimal daha… Acaba bu gizemli kadınlar güçlü bir geleneğin devam ettiricileri olan, “para karşılığı tutulan ağlayıcı kadınlar” mı?

Koloni Kentinden İmparatorluk Başkentine İstanbul

Kronik yazarı Eusebios’u dikkate alırsak, İstanbul (Byzantion) MÖ 660 yılında, yani günümüzden yaklaşık 2668 yıl önce kurulmuştu. Ancak Antik Çağ kolonilerinin ya da kent-devletlerinin kuruluş tarihleri kesinlikten uzaktır. Yine de başka tarihsel ve arkeolojik veriler ile birlikte dikkate alındığında, Byzantion’un bir koloni olarak kuruluşunu MÖ 7. yüzyıl içine yerleştirmek yanlış olmayacaktır.

Altıkulaç Lahti

Persler, 547/6 sonrası Anadolu’yu tamamen hakimiyetleri altına aldıktan sonra, kendilerine bağlı olan toprakları satraplık merkezlerine ayırarak yönetmeye başlamışlardır. Persli yöneticiler hakimiyetleri altında bulunan halkları, örf, adet ve inançlarına saygı göstererek yönetmişlerdir.

Çin’de İşkenceyle Öldürülmüş Bireylere Ait 2 Bin Yıllık Mezar Bulundu

Oldukça benzer yaralanmalar sergileyen iki antik iskeletin keşfi ilgi çekici bir arkeolojik bulgudur. Günümüzden 2 bin yıl önce yaşamış olan ve birbiriyle ilgisi olmayan bu bireylerin her ikisinin de alt bacak kemiklerinin yaklaşık beşte biri eksikti ve kemik kaybının uzunluğu santimetreye kadar eşleşiyordu. Bu tuhaf tesadüf, bir olay yeri incelemesini andıran şaşırtıcı bir gizem sunduğundan araştırmacıların ilgisini çekmiştir.

Geçmişin Tuvalet Alışkanlıkları ve Latrinalar

Eski çağdaki tuvalet alışkanlıkları binlerce yıllık bir evrimin sonucu olarak günümüzdeki durumuna ulaşmış. Yapılan kazı ve araştırmalar en erken tuvaletlerin mimari bir tasarı olarak MÖ 3. binin başlarına kadar gittiğini gösteriyor. Yeni yapılan araştırmalar sonucunda da bu tarihi daha erkene çekmek mümkün.

Çağlar Boyunca Boncuk

Her kültürde var olan, bölgeden bölgeye, toplumdan topluma değişen zevk ve teknoloji ile çeşitlilik gösteren boncuklar, kimi zaman dinsel bir anlam taşırken, kimi zaman süslenme amacıyla kullanılmış, kimi zaman da zenginliği, gücü ve dolayısıyla da sosyal statüyü ve belli bir sosyal gruba aidiyeti göstermiştir.

Kaybolan Tanrı Telipinu

 “Tanrı Telipinu çok öfkelendi… O, (aceleyle) sağ ayakkabısını sol ayağına, sol ayakkabısını sağ ayağına giydi. (ve ülkesini terk etti, onun gidişiyle) pencereleri sis tuttu (doldurdu), evi duman tuttu (doldurdu), ocaktaki odunlar boğuldu, altardaki tanrılar boğuldu, ağıldaki koyunlar boğuldu, ahırdaki sığırlar boğuldu. Koyun kuzusunu reddetti, inek buzağısını reddetti, Telipinu çekip gitti, tohumların ve hayvanların doğurganlığını,  gelişmesini, bereketliliğini ve bolluğunu (da) bozkıra ve çayıra götürdü.” 

Askeri Tatbikat Faaliyetinde Amphora Yüklü 2 Bin Yıllık Gemi Batığı Keşfedildi

Šćedro Adası'nı (Hırvatistan) çevreleyen sularda, MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ve antik amphoralardan oluşan bir yük taşıyan, tamamen korunmuş, daha önce keşfedilmemiş olağanüstü bir gemi enkazının keşfi yapıldı. Bu olağanüstü buluntu, o dönemdeki deniz ticareti ve taşımacılığına ışık tutmaktadır.

Moiralar; Kaderin Tanrıçaları

Dinlerin sert, bir o kadar da anlaşılmaz yanını temsil eden alın yazısı ya da kader, önceden belirlenmiş ve kesinlikle geri döndürülemez bir yasa içerir. Bu yasa o kadar serttir ki tanrıların bile bunu değiştirmeye ya da engel olmaya gücü yetmez. Çünkü tanrıların bile yaşam ipliği Kader tanrıçaları, Moiralar, tarafından çoktan bükülmüştür ve zamanı geldiğinde kesilecektir, tıpkı Kronos’u alt eden Zeus gibi. Yaşam payını veren anlamına gelen Kader (Arapça mukadderat: ölçü, pay vermek anlamında kullanılır) kelimesi antik Yunan mitolojisinde üç yaşlı kadın tarafından temsil edilirdi.

Arnavutluk'ta Kapalı Havuzlu Roma Villası Bulundu

Arnavutluk'un Dıraç kentinde yapılan bir kazıda, kapalı bir dalma havuzuna sahip bir Roma villasının kalıntıları ortaya çıkarıldı. Bu, Arnavutluk'ta keşfedilen türünün ilk örneği. Villa imparatorluk döneminde, yani MS 1. ve 4. yüzyıllar arasında inşa edilmiş ve modifiye edilmiştir. Sitedeki faaliyetin zirvesi MS 1.-2. yüzyılda gerçekleşmiş gibi görünmektedir.

Trakyalı Süvari

Küçük yaşlardan itibaren ata binmesini, at üstünde savaşmasını ve mızrak atmasını öğrenen Trak halkı için at ve at kültürü şüphesiz hayatlarında çok önemli bir yer kaplamaktaydı. Zira Traklar da at üzerindeki hünerleri ve savaşçılıklarıyla antik çağda her bölgede ün salmışlardı.

Trajan Sütunu'nun 1911. Yıldönümü

MS 113 yılında dikilen Trajan Sütunu, Roma’da Trajan Forumu’nda yer alır ve Roma İmparatoru Trajan'ın Dacia'daki iki askeri harekatını gösteren kabartmalarla süslenmiş bir hatıra anıtıdır. Bu tür anıtların ilkiydi ve aynı zamanda Roma ordusu hakkında paha biçilemez bir bilgi kaynağıdır. Bu sütun Roma'nın askeri zaferleri ve Roma liderlerini kutlamak için inşa edilen anıtsal mimariye olan sevgisinin kalıcı bir kanıtıdır.

İnsan-Neandertal Melezi Bir Çocuk İnsanlık Tarihini Nasıl Yeniden Yazdı?

Yaklaşık 24.500 yıl önce, 4 yaşında bir çocuğun bedeni aşı boyalı bir kefene sarıldı ve Portekiz'in merkezindeki Lapedo Vadisi'nde bir mezar çukuruna indirildi. Ancak bu olağanüstü çocuk, bugün yaşayan herhangi bir çocuğun aksine, modern insan ve Neandertal özelliklerinin eşsiz bir karışımını sergileyerek türümüzün tarihi hakkında bildiğimizi sandığımız her şeyi çürütüyordu.

2700 Yıllık Sembollerin Gizemi Çözülmüş Olabilir

Bir Asurolog, 100 yılı aşkın bir süredir araştırmacıları şaşırtan bir dizi tapınak sembolü için yeni bir yorum önerdi.