Arkeolojik Kazılar ve Koruma/Konservasyon Bilimi

Arkeolojik kazılarla yerleşime ait anıtsal yapı kalıntıları yanında günlük yaşama ait taşınabilir kültür varlıklarından sanat eserlerine kadar uzanan birçok kalıntı ve buluntu da ortaya çıkartılmaktadır.

İlk insandan günümüze değin farklı uygarlıklara ait yerleşimler; savaşlar, depremler, yangınlar, göçler ve salgın hastalıklar gibi etkenlerle terk edildikten sonra zamanla bakımsızlık ve çevresel şartlar dolayısıyla toprak altında kalmıştır. Bu kalıntılar, toprak altında kaldıkları süre boyunca çevreleriyle zamanla bir denge kurarlar. Bu kalıntıların toprak altından çıkartılarak incelenmesi, yeni bilgi ve bulgulara ulaşılması amacıyla günümüzde modern tekniklerle bilimsel arkeolojik kazılar yapılmaktadır.

Arkeolojik kazılarla yerleşime ait anıtsal yapı kalıntıları yanında günlük yaşama ait taşınabilir kültür varlıklarından sanat eserlerine kadar uzanan birçok kalıntı ve buluntu da ortaya çıkartılmaktadır.

Ancak arkeolojik kazılarla buluntuların topraktan çıkarılması, onun yüzyıllardır süregelen çevresel dengesinin aniden bozulmasına yol açmaktadır.

Toprak altındaki stabil nem, sabit sıcaklık, sınırlı ışık ve genellikle oksijensiz ortamdan, değişken atmosferik koşullara geçiş, objede "kazı sonrası şoku" olarak adlandırılan ve dakikalar içinde başlayabilen hızlı bir bozulma sürecini tetikler.

Bu nedenle, arkeolojik alanda koruma (konservasyon) süreci kazı anında, fırçanın ilk darbesiyle başlar; buluntunun nasıl korunacağı, henüz yerindeyken, in-situ halde ve bağlamından koparılmadan önce belirlenir…

Devamı: Aktüel Arkeoloji Dergisi 111. Sayı “Görünenin Ötesini Okumak: Arkeolojinin Bilimsel Dili Arkeometri”

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER