Klaros Kutsal Alanı

İzmir İli, Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros, İonia’nın en önemli kutsal alanlarından biri aynı zamanda şu ana kadar yapılan kazı çalışmalarının gösterdiği üzere en eski kehanet merkezidir. Klaros, Menderes’in güneyinde, ovayı güneydeki Kuşadası Körfezi'ne bağlayan Ahmetbeyli Vadisi'nin (Ales) taban düzlüğünde yer alır. Klaros’un yer aldığı Ahmetbeyli Vadisi, Smyrna ve Ephesos kentleri arasında ulaşımı sağlayan önemli bir kavşak noktasıdır. Klaros’un, kuzeydeki Kolophon’a uzaklığı 13 kilometre, güneydeki Notion’a uzaklığı ise 1.6 kilometredir.

Tapınak ve çevresi, 2011

Klaros’un Kuruluşu

Antik metinler ve arkeolojik verilere göre MÖ 13. yüzyılda kurulduğu anlaşılan Klaros’a ilk göç dalgası Rhakios önderliğinde Girit’ten gelmiştir. Yeni gelenler, Pausanias’ın Kolophon Ülkesi olarak tanımladığı bu coğrafyaya ulaştıklarında Karlar ile karşılaşırlar. İlk göçün ardından Kolophon Ülkesine ikinci göç dalgası Yunanistan’dan gelir.

Apollon Klarios Tapınağı kutsal su kaynağı, arka adyton

Pausanias bu halkın, yurtlarından göç etmek zorunda kalan Thebaililer olduğunu söyler. Kentin ele geçirilmesi ardından esir edilen halk, Delphoi’a köle olarak sunulur. Bu esirler arasında Apollon’un kâhini Teiresias ve kızı Manto da vardır. Tanrı, Thebai halkına koloni, Manto’ya da Kolophon Ülkesinde kendi adını taşıyan bir bilicilik merkezi kurmayı emreder. İki halkın Kolophon Ülkesinde buluşması Rhakios ve Manto’nun evliliğiyle sonuçlanır. Bu evlilik aslında yerli halk Karlara karşı yapılmış bir güç birliğidir.

Klaros havadan görünüş

Sonrasındaki süreçte Manto, Klaros’ta kehanet merkezini kurar. Klaros’un asıl üne kavuşması ise bu evlilikten doğan Mopsos döneminde olur. Mopsos’la birlikte kehanet verme işinin anneden oğula bir başka değişle kadından erkeğe geçtiğini de görmekteyiz. Döneminin en ünlü kâhini olan Mopsos, mitsel bir karakter olmayıp aksine tarihsel kimliğe sahip biri olarak karşımıza çıkar. Yaşadığı dönem MÖ 1220-1170 yılları arasında olan Mopsos, Hierapolis ve Perge gibi kentlerin de kurucusu olarak bilinmektedir.

Klaros'a ve Ahmetbeyli vadisine kuzeyden güneye bakış

Araştırma ve Kazı Tarihçesi

Klaros’un yer aldığı Ales (Ahmetbeyli) Vadisinde ilk araştırmalar 1826 yılında V. J. Arundell tarafından başlatılsa da ilk sistematik çalışma 1886 yılında C. Schuchhardt tarafından gerçekleştirilmiştir. Schuchhardt, Notion ve Kolophon kentlerinin lokalizasyonunu yapmış ancak Klaros’u Ahmetbeyli’nin karşısında yer alan Demirli Mağaranın olduğu yer olarak düşünmüştür. Schuchhardt’ın ardından Ales Vadisindeki araştırmalar 1904 yılında Theodor Macridy tarafından başlatılmıştır. Macridy, 1907 yılında kutsal alanda, alüvyon dolgunun altında kalan tek sütunun aşınmış yüzeyini görüp burada küçük bir sondaj yapmış ve kutsal alanı saptamıştır. Macridy, 1913 yılında Charles Picard’la beraber Klaros’a yeniden gelmiş ve bu dönemde, Hellenistik Dönem giriş binası olan Propylon ve büyük eksedra ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma Klaros’ta ilk bilimsel kazıların başladığı tarih olarak not edilmiştir. Klaros’un 2. dönem kazıları 1950-1961 yılları arasında Loius Robert, Jeanne Robert ve Roland Martin tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ortada propylon doğusunda ve batısında katagogeion, konaklama birimi

Bu dönem kazılarının en büyük keşfi Hellenistik Dönem Apollon Klarios Tapınağı ile Apollon, Artemis ve Leto’nun anıtsal kült heykellerinin bulunması olmuştur. Uzunca bir süre ara verilen kazıların 3. dönemi Juliette de La Genière tarafından 1988-1998 yılları arasında geçekleşmiştir.

Artemis gövdesi

Bu dönemde ekibin Türk üyesi olan Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Nuran Şahin 4. Dönem Klaros kazılarını 2001 yılında devralmış ve 2019 yılına kadar da devam ettirmiştir. Klaros’ta sürdürülen son dönem kazı, araştırma, koruma ve onarım çalışmaları 2020 yılından bu yana Selçuk Efes Müzesi Müdürü Cengiz Topal’ın başkanlığında, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Onur Zunal’ın bilimsel danışmanlığında devam etmektedir.

Klaros kazı çalışmaları

Devamı; Aktüel Arkeoloji Dergisi, 86. Sayı, “Smyrna Efsanevi Kent”

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Roma’da Kölelik

“Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir” olarak tanımlanan “köle” kelimesi, Latince’de ise servus kelimesine karşılık gelmektedir. Romalılar insanları özgürler (liberi) ve köleler (servi) olarak ikiye ayırmışlardır. Ancak Roma hukukunda özgürler de kendi içinde ingenui (doğuştan özgür olanlar) ve libertini (azatlılar) olarak ikiye ayrılmaktadır.

SON İÇERİKLER

1. Arkeoloji Şûrası İlk Kez Ankara'da Toplanacak

Gaziantep’te kurulan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, 15 – 17 Haziran günleri...

Yedi Uyurlar Efsanesi Hakkında Bir Sentez Denemesi

Yedi Uyurlar Mağarası Kur’an’da 18. Kehf (=Mağara) Sûresi’nin 17. âyetinde geçer. Burada bahi...

“Kültürel Miras ve Arkeoloji, Polonya - Türkiye Arasında Yeni İşbirliği Platformu” Konferansı

Polonya ve Türkiye’den değerli bilim insanları son yılların en büyük arkeolojik keşiflerini gerçekleşt...