Yeni “Peygamberlik” Frigya’da Kadınların Liderliğinde Bir Peygamber Grubu

MS 2. yüzyılın ikinci yarısında, günümüz Uşak ilinin güneyindeki küçük bir kentte (Pepouza) yeni bir dini akım ortaya çıktı. Kaynakların iddiasına göre, bu dini akım Priscilla ve Maximilla adında iki kadın peygamber ve Apollon'un önceki rahibi Montanus isminde bir peygamber tarafından kuruldu.

Midas Anıtı (Yazılıkaya)

Kendilerini Hristiyan olarak tanımladılar ancak diğer Hristiyanlardan farklıydılar, peygamberliğin esrik bir biçimini uyguluyorlardı. Diğer Hristiyanlar kendilerine Ana Tanrıça Kybele kültü gibi pagan inançlarının esrik ayinlerini hatırlatan bu "Yeni Peygamberliği" eleştirdiler. Sonrasında bu yeni dini akımdaki kadınların güçlü etkisine birçok Hristiyan tarafından karşı çıkıldı. "Yeni Peygamberlik" şiddetli bir Hristiyan direnişi ile karşılaştı ve kendisine ait bir kilise oluşturma zorunluluğu doğdu. Buna rağmen, Ankyra (Ankara), Konstantinopolis (İstanbul), Roma, Kuzey Afrika ve batıda Lyon'a kadar tüm Roma İmparatorluğu'na yayılmayı başardı. MS 550'de İmparator Justinianus tarafından ortadan kaldırılana kadar, neredeyse Hristiyanlığın etkin bir koluna dönüşmüştü.

Pepouza'daki kayaya oyma Bizans manastırı. ©Prof. Dr. Peter Lampe

"Yeni Peygamberliğin" merkezi ve çıkış yeri olan Pepouza, Uşak'ın güneyinde Ulubey Kanyonu içinde Banaz Nehri kıyılarında yer almaktaydı. Bu dini hareketin piskoposu burada ikamet etmekteydi ve üç kurucunun tapınağı da imparatorluğun her tarafından birçok hacının ilgisini çekmişti.

Kanyonda Banaz Nehri, sağ tarafta mermer ocağı ile birleşen eşek ulaşım yolu ve Pepouza görülüyor. ©Prof. Dr. Peter Lampe

Başpapazların genellikle erkek olmasına ve muhaliflerin bu akımı erkek bir kurucu Montanus'tan dolayı "Montanizm" olarak adlandırmasına rağmen, kadınlar kült içinde, zamanlarının çok ötesinde, olağandışı güçlü bir etkiye sahiptiler. Yazıtlar ve edebî kaynaklarda belgelendiğine göre, bu dini oluşumda sadece peygamberler değil, rahibeler ve kadın piskoposlar da liderlik yapıyordu. Paris'teki Louvre Müzesinde yer alan 2./3. yüzyıl mumyası, bu akımın bir parçası olan Mısırlı Hristiyan rahibe Artemidora'ya ait.

Bu peygamberlerin sayısız kehaneti günümüze ulaşmıştır. Maximilla hakkında olanlar, Onun Yahudi-Hristiyan dinî yazıları konusunda bilgili ve İsa Mesih ile takipçileri arasında bir aracı olduğu iddia edilen özgüven sahibi ve kendinden emin biri olduğunu gösterir. Ölümünün hemen ardından dünyanın son bulacağı kehanetinde bulunmuştu.

Ulubey Kanyonunda Pepouza yerleşiminin sokulduğu havza. ©Prof. Dr. Peter Lampe 

Birkaç on yıl sonra, bu peygamberlerden Quintilla adlı bir diğeri, İsa Mesih'in onu bir kadın görünümünde ziyaret ettiğini gördü! İsa'yı bir kadın olarak tasvir etme ve kadınların önemli görevlerde yer almasının desteklenmesi el ele gitti. Ayrıca, Quintilla, yakın gelecekte dünyanın son bulacağı, Pepouza ve komşu kent Tymion üzerine gökyüzünden devasa bir cennet kentinin ineceği kehanetinde bulundu. Bu siber şehre, daha birinci yüzyılın sonunda benzer bir beklentinin dile getirildiği İncil'in son kitabına atıfta bulunarak "Kudüs" adını verdi.

Bu "Yeni Peygamberliğin" Hristiyan muhalifleri bu kadın peygamberleri karalamak için alışılagelmiş yöntemler kullanıyorlardı; iddialarına göre bu kadınlar kibirli ve müsrifti, çok fazla makyaj yapıyorlardı ve kocalarını da terk etmişlerdi. Tüm iftira ve zulümlere rağmen, bu dinî hareket yaklaşık üç yüzyıl boyunca yayılım gösterdi.

Devamı; Aktüel Arkeoloji Dergisi 85. Sayı, “Öte Dünya, Kült ve Tarikat”

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

Lucien Arkas ile Röportaj

1750 yıllarında Marsilya’dan Türkiye’ye gelen bir Fransız ailenin oğlu olan Lucien Arkas, 1945 yılında İzmir&rsqu...

Klaros Kutsal Alanı

İzmir İli, Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros, İonia’nın en önemli kutsal alanlarından biri aynı zaman...

Büyük İskender Sonrasında Smyrna (İzmir)

İzmir Körfezi’nin doğu derinliğinde uygun yerleşim koşulları nedeniyle İzmir Neolitik Çağdan itibaren kesintisiz...