Ayanis Kalesi Mozaikleri

Urartu Duvar Süslemeleri 

Urartu panteonunun baştanrısı olan Haldi’ye adanmış tapınağın iç duvarlarını çevreleyen üst üste iki sıra andezit taş bloğunun ön yüzü oyularak (intaglio) içleri taş kakma tekniğinde yapılmış çeşitli tanrı, hayvan ve bitkisel motiflerle süslenmiştir.

Ayanis Haldi Tapınağı cellası ve bezemelerden genel görünüm

Kazıları çeyrek yüzyıldır devam eden Van Ayanis Kalesi, Urartu arkeolojisi açısından birçok ilke tanıklık etmiştir. Ayanis kazıları başta mimari olmak üzere Urartu kültürü ile ilgili bildiklerimizi tekrar gözden geçirmemize neden olmuştur. Kendine özgü özelliklere sahip olan Urartu mimarisinde dikkati çeken bir ayrıntı yapıların ön cephelerine gösterilen özendir. Urartu duvar süsleme sanatının en özgün ve şimdilik ünik uygulamalarını Ayanis Kalesi Haldi Tapınağı’nda görmek mümkündür. Urartu kale kazılarından varlığını bildiğimiz kare planlı Urartu tapınaklarının dokuzuncusu olan bu tapınağın ön cephesini Urartu’nun en uzun tapınak yazıtı süslemektedir.

Ayanis Kalesi’ndeki duvar süsleme örneklerinin en dikkat çekici olanı taş oyma ve kakma tekniğinde yapılmış olan bezemelerdir. Urartu panteonunun baştanrısı olan Haldi’ye adanmış tapınağın iç duvarlarını çevreleyen üst üste iki sıra andezit taş bloğunun ön yüzü oyularak (intaglio) içleri taş kakma tekniğinde yapılmış çeşitli tanrı, hayvan ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Bu motifler kanatlı tanrı, rozet, hayat ağacı/bitki motifi, cin (demon), sfenks, aslan ve fantastik kuşlardan oluşmaktadır. Bu motifler yaklaşık 2 cm derinliğinde negatif yuvalar şeklinde taş bloklarının yüzeyine oyulmuştur. Daha sonra bu yuvalara yumuşak kireç taşından yapılmış ve üzerleri boyanmış motif ve figürler yerleştirilmiştir. Yuvalara konulan parçaları tutturmak için yuvaların içine oyulmuş deliklere eritilmiş kurşun akıtılmıştır. Boyamada tercih edilen renkler mavi, kırmızı ve yeşildir.

Ayanis Haldi Tapınağı cellasındaki kakma (intaglio) sfenks

Ayanis Haldi Tapınağı’nda duvar süslemesi ve mozaik uygulamalarına dair bir diğer çarpıcı örnek, tapınağın ve tapınak alanının duvarlarını süslediği düşünülen taş halkalardır. Özellikle cellanın giriş kısmında çok sayıda ele geçen bu halkalar genellikle siyah ve beyaz renklerde iç içe geçmiş halkalar şeklindedir.

Bu halkalar bronz çiviler yardımıyla tapınağın duvarlarına aplike edilmiş olmalıydılar. Bu taş mozaikler dışında kazılar sırasında tapınak duvarlarını süslediği anlaşılan bronz plakalar ve bu plakalara ait bronz çiviler ele geçirilmiştir. Benzeri taş mozaik uygulamasını tapınak cellasının içerisindeki su mermerinden podyumun yan yüzlerinde de görmek mümkündür. Üzeri kazıma tekniğinde yapılmış fantastik yaratıklar ve hayat ağacı motifleri ile kaplı bu platformun yan yüzlerinde altın varaklardan yapılmış hayvan bezemeleri ve yine halka şeklinde bronz çivili taş mozaik süslemeleri dikkati çeker. Bu tür taş mozaik uygulamalarının benzerlerini yine II. Rusa’nın bir diğer önemli kalesi olan başkent Tuşpa (Van) yakınlarındaki Toprakkale’de de görmekteyiz.

EN ÇOK OKUNANLAR

Ayasofya

Tapınaktan Kiliseye, Kiliseden Camiye, Camiden Müzeye, Müzeden Bilinmeze…

Ayasofya’yı ister Ortodoks dünyasının simgesi, isterse Fatih Sultan Mehmed’in mirası olarak görelim her iki durumda da bu muhteşem yapının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının en geçerli yolunun, binanın kitlesel ibadete açılmasından değil tam aksine müze kuralları çerçevesinde titizlikle korunmasından geçtiğini belirtmek zorundayız. 

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Latmos'un Küçük Çobanı : Jale Pınar

Son yıllarda Beşparmak Dağları için herkes gibi ben de çok endişeliyim. Çünkü madenler &cced...

Anadolu’ya Saygı Otobüsü Latmos’taydı

Bir Kültür Katliamı : Latmos'a Dokunma

Aktüel Arkeoloji Dergisi, 24 Kasım 2012 tarihin...

Gezginin Gözünden : Gaziantep

Güneydoğu'nun İncisi

Dört nesildir özenle sürdürülen ata mesleklerini sergiley...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız