31. Sayı - İnancın Kökeni: Din

Ne görmek istiyorsun?
Çırılçıplak adam…

Hem Tarkan Kahya hem de hocamız merhum Jale İnan’ın Boubon için sarfettiği çabayı yakından bilen Nezih Başgelen’in kaleme aldığı iki yazı ile J. Paul Getty Müzesine yönelik bir kampanya başlatıyoruz. J. Paul Getty Müzesinde sergilenen Boubon ve Kremna heykelleri, yeniden kendi topraklarında sergilenene kadar hepinizi kampanyamıza davet ediyoruz.

1960’lı yıllar, yeni bir soygun dönemi. Delik deşik edilmiş topraklar. Parçalanmış eserler ve kendi toprağına ihanet etmiş insanlar… 1950’li yıllardan itibaren uzun yıllardır Anadolu’da yolculuk yapamayan Avrupalılar, özel izinler ile yeni yolculuklara çıkmaya başladılar. Bunlar, Anadolu’nun ikinci dönem gezginleriydi. Anadolu yeniden keşfediliyordu. Siparişler veriliyordu ve arkeolojik alanlar delik deşik ediliyordu. Eserler dünya müzelerine dağılırken, şehirlerde apartman daireleri alan köylüler çoğalmaya başlıyordu. Yani 1960’lı yıllar Anadolu’nun soyulduğu yıllardı…

İlk dönem gezginleri, Fransız ve Sanayi Devrimi ile büyük bir değişim yaşayan, zenginleşerek bilim ve teknikte ilerleyen Avrupalılardı. Onlar için Osmanlı ile Doğu, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir hazine gibiydi. İlk gezgin kâşifler ve bunların yaptığı keşiflerin ardından soygun dönemi başladı. Ta ki Osman Hamdi Bey ile başlayan yeni döneme kadar…

Giden gitmişti artık. Osmanlı, verdiğinin peşinde değildi zaten. İkinci dönem gezginler yeni bir fırsat bekliyordu. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan neredeyse 1950’li yılların ortalarına kadar sürdürülen içe dönük, kapalı ülke yönetimi yabancılara pek izin vermiyordu. 1960’lı yıllarla birlikte Türkiye için yeni bir dönem başladıysa da Türkiye Arkeolojisi için bu iki başlı bir dönemdi. 1960’lı yılların sonunda baraj inşaatları ile başlayan kurtarma kazıları bilim olarak arkeolojinin gelişmesine büyük bir hız kazandırırken, aynı dönemde arkeolojik alanların da talan edilmesi karşıt bir durum oluşturuyordu. Öyle ki arkeolojik alanları talan eden köylülerin, aynı yeri bir başka defineci kazmasın “emek boşa gitmesin” düşüncesiyle yerle bir ettikleri alanı, üst üste iki taş koyarak işaretlemeleri gelenek haline gelmişti. İşte böyle bir dönemde Kremna ve Boubon da talan edilen yerler arasındaydı.

Talan eden ise elbette ki yörenin köylüleriydi. Fakat eserler nedense sipariş edilmişçesine kısa bir süre içinde dünya müzelerine dağılmıştı. Özgen Acar, 1970’li yıllarda bu talanın acımasız hikâyesini Jale İnan’ın başlattığı bilimsel kazıların ışığında, bölge köylüleri ile yaşanan gelişmeleri kaleme almıştı. Fakat Özgen Acar gibi gerçekten büyük bir araştırmacı yazara rağmen 1970-2000 yılları arası, çalınan, talan edilen arkeolojik eserlerine sahip çıkma konusunda Türkiye’nin sessiz kaldığı yıllardı. 2000’li yıllarda ve özellikle Ertuğrul Günay’ın Kültür ve Turizm Bakanı olması ile yeni bir dönem başladı. Artık bu toprakların çalınan eserleri, kendi topraklarına teker teker geri dönmeye başladı. Aktüel Arkeoloji olarak Edessa Mozaiği ile başlayan girişimlerimiz, Boubon ve Kremna üzerinden devam edecek.

Hem Tarkan Kahya hem de hocamız merhum Jale İnan’ın Boubon için sarfettiği çabayı yakından bilen Nezih Başgelen’in kaleme aldığı iki yazı ile J. Paul Getty Müzesine yönelik bir kampanya başlatıyoruz. J. Paul Getty Müzesinde sergilenen Boubon ve Kremna heykelleri, yeniden kendi topraklarında sergilenene kadar hepinizi kampanyamıza davet ediyoruz.

Mutlu, sağlıklı ve huzur dolu bir yıl geçirmeniz dileği ile…

EN ÇOK OKUNANLAR

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Kaçakçılık Operasyonu

 İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Tarihinin en büyük eser kaçakçılığı operasyonu gerçekleştirilmiş, 65 bin 511 adet tarihi eser yakalanmıştır. 

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

SON İÇERİKLER

Attalia*’lı Athenaeus (Athenaios)

Roma’nın Ünlü Hekimi

Athenaeus’un en az 30 kadar kitap yazdığı rivayet edilir, ...

Perge’li Asclepiades

Halkı Tarafından Çok Sevilen Hekim

Asklepiades, antik cağda şifa arayışı içinde olan ins...

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç &Cced...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız