A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Eskiyapar Höyük » Aktüel Arkeoloji

Eskiyapar Höyük

Eski Tunç Çağının hemen üstünde MÖ 2. binyılın ilk çeyreğine ait ve yangın görmüş bir katmanın üstünde Eski Hitit’e ait üç safha, bunların da üstünde Orta Hitit seviyesi mevcuttur. Daha da üstte zengin Demir Çağı katmanları gelmekte olup bu dönemin zengin kültür katı Eskiyapar Höyük'ün tamamında en az üç seviye ile temsil edilmektedir.

Eskiyapar Höyük’ün Genel Görünümü ve 2010-2013 Kazı Alanı (Doç.Dr.Tunç Sipahi Arşivi).

Hatti/Hitit iç çekirdek bölgesindeki merkezi konumuyla olduğu kadar özgün buluntularıyla da dikkatleri üzerine çeken Eskiyapar Höyük, çevresindeki Boğazköy, Alaca Höyük ve Ortaköy gibi merkezlerin Eski Tunç ve Hitit çağlarının kronolojik sıralamalarına destek ve katkı sağlamaktadır.

1968’de başlayan ilk dönem kazılarının en büyük sorunu; Eskiyapar Höyük üzerinde yer alan köy yaşam alanlarıydı. Bu sebeple kazılar kısıtlı alanlarda sürdürülmüştü. Günümüzde ise höyüğün yüzeyi tamamen boşaltılmış, üzerindeki köy başka bir yere taşınmış durumdadır. Bugün modern bir Anadolu köyü olan Eskiyapar’ın sakinleri, arkeolojik çalışmalarımızı takip etmekte, aralarından birçoğu kazımızda çalışarak değerli emeklerini bizlerle paylaşmaktadır.  

Geçmişteki kazıların ve son çalışmaların ışığında höyüğün Eski Tunç Çağı katmanlarının tarla seviyelerinin altında olduğu ve bunların bazı noktalarda yükseldiği anlaşılmıştır. 2013 yılında tarla seviyesinin biraz üstünde kalan Eski Tunç Çağının son safhasına ait bir taban parçası üzerinde dönemin kapları bulunmuştur. Devam edecek kazılarda MÖ 3. binyıldan MÖ 2. binyıla kesintisiz bir geçiş safhası için kalıcı kanıtların elde edilebileceğine inanıyoruz.

Eski Tunç Çağının hemen üstünde MÖ 2. binyılın ilk çeyreğine ait ve yangın görmüş bir katmanın üstünde Eski Hitit’e ait üç safha, bunların da üstünde Orta Hitit seviyesi mevcuttur. Daha da üstte zengin Demir Çağı katmanları gelmekte olup bu dönemin zengin kültür katı Eskiyapar Höyük'ün tamamında en az üç seviye ile temsil edilmektedir. Böylece 2010 yılından bu yana oluşturduğumuz kuzey ve güney yönünde uzunluğu 100 metreye yaklaşan ve mimari içeren basamaklardan oluşan kuzey yamaç “A” açmasında 2013 yılı çalışmaları itibariyle üç farklı kültür katında toplam 7 mimari seviye ortaya çıkarılmıştır. En üstteki “0” seviyesi, taşınan köy evlerinin temellerine aittir ve bunların hemen altında başlayan 1. seviyedeki Erken Demir Çağı yapı temelleri höyükte kesintisiz bir iskânın varlığına işaret etmektedir. Bu yapılar da daha yukarıdaki Hellenistik, Roma yerleşimleri tarafından tahrip edilmiştir.

“A” Açmasının Güney Doğudan Görünümü (2013) (Doç.Dr.Tunç Sipahi Arşivi).

Hitit Çağının Orta safhasında Eskiyapar’da dini ve idari yapıları ile güçlü bir yerleşimin varlığı söz konusudur. Bu kesimde Hitit İmparatorluk Çağı izleri çok zayıf olmasına karşın Birinci dönem kazıları sırasında höyüğün diğer kesimlerinde Hitit İmparatorluk Çağı yapıları ve bir surun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Yeni dönem kazılarında kuzey yamaçtaki Orta Hitit yapılarının güçlü bir tahribata uğramış olduğu belirlenmiştir. Tahrip edilmiş yapıların taban parçaları üzerindeki Orta Hitit’e tarihlenen seramik kırıkları ile bozulmuş temeller, bu tahribatın şiddetini göstermektedir.

2013 yılı kazılarımız sırasında bizim için önemli iki yapı doğuya doğru takip edilmiştir. Bunlardan biri 3. seviyedeki Eski Hitit Çağına ait “B” yapısıdır. Bunun üzerindeki yani 2. seviyedeki diğer yapı ise Orta Hitit’e ait “A” yapısıdır. Bu yapıya ait taş döşemeli bir oda içinde bulunan kabartmalı kült vazo parçalarının yanı sıra kült törenlerinde kullanılmış olabilecek iri bir banyo küpü insitu ele geçmiştir. Bunun içinde ve çevresinde bulunan boğa ve geyik boynuzları burada kült uygulamalarının gerçekleştirildiğini gösteren önemli bulgulardır. Ayrıca aynı yapının bir başka odasında üzerinde hiyeroglifli mühür baskısı bulunan büyük bir iri küp parçası ele geçmiştir. Mühür baskısının benzerleri Boğazköy’de önceki yıllarda bulunmuştur. 2013 yılında bir üst seviyede bulunan tahrip olmuş Demir Çağı yapısında ortaya çıkarılan koç ritonunu ile kabartmalı vazo (ana tanrıça ve boğa kültü ile ilişkili), buradaki kutsal alan kavramının devamlılığına işaret etmektedir. 2013 yılı kazı sonuçları ve buluntuları Eskiyapar’ın Demir Çağında da bir dini yapıya sahip olduğunu ortaya çıkarmaya başlamıştır. 2014 yılında, ilk on yıllık kazı planımız gereğince, höyükte çevre düzenleme ve restorasyon uygulamalarına ağırlık verilerek; höyüğün tanıtımı ve tabakalaşımı yönündeki çalışmalar yoğunlaştırılacaktır.

Eskiyapar 2013 Kazısı Demir Çağı Ritonu (Doç.Dr.Tunç Sipahi Arşivi, Yayın Hakları Saklıdır

Eskiyapar Höyük kazısı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi adına gerçekleştirilmektedir.

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız