A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined variable: ub

Filename: core/fonksiyon_helper.php

Line Number: 464

Backtrace:

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/helpers/core/fonksiyon_helper.php
Line: 464
Function: _error_handler

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/application/controllers/Web.php
Line: 11
Function: findBrowser

File: /home/aktuelarkeolojic/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Kahramanmaraş Müzesi ile Tarihe Yolculuğa Davetlisiniz! » Aktüel Arkeoloji

Kahramanmaraş Müzesi ile Tarihe Yolculuğa Davetlisiniz!

Yakındoğu coğrafyasında önemli bir kesişim noktasında bulunan Kahramanmaraş, kadim medeniyetlerde Karahöyük, Gurgum, Germenicia gibi adlarla anılmıştır. Kent, Anadolu’nun zengin kültürü arasında önemli bir yere sahiptir. İlkçağlardan beri Suriye, Mezopotamya ve İç Anadolu’yu birbirine bağlayan ticaret yollarının kavşak noktasında yer almış olması, arkeoloji ve müzecilik açısından önemli veriler toplamada yardımcı olmuştur.

“Ben prens Halparuntaş

Gurgum şehrinin kralı

Vali Layamaş’ın oğlu

Kahraman Halparuntaş’ın torunu

Cesur Muwataliş’in torun çocuğu

Prens Halparuntaş’ın torununun torunu

Kutsanmış Muaviş’in torununun torun çocuğu

Büyük Layamaş’ın torununun torununun torunu

Vali Laramaş’ın soyundan

Tanrılar tarafından sevilen

Halkın tanıdığı, uzak ülkelerden bilinen,

Yüce ve lütüfkar kral

Beni ve atalarımı seven tanrılar

Beni babamın tahtına oturttular

Harap olmuş yerleri tekrar ayağı kaldırdım

Tarhunzaş ve Ea’nın izniyle bu şehirleri ihya ettim…”

 

Yakındoğu coğrafyasında önemli bir kesişim noktasında bulunan Kahramanmaraş, kadim medeniyetlerde Karahöyük, Gurgum, Germenicia gibi adlarla anılmıştır. Kent, Anadolu’nun zengin kültürü arasında önemli bir yere sahiptir. İlkçağlardan beri Suriye, Mezopotamya ve İç Anadolu’yu birbirine bağlayan ticaret yollarının kavşak noktasında yer almış olması, arkeoloji ve müzecilik açısından önemli veriler toplamada yardımcı olmuştur.

YAŞAYAN - YAŞATAN MÜZE

Geçmişi uzun yıllara dayanan müzecilik tecrübesi ve 30.000 eseri içeren zengin koleksiyonu ile Kahramanmaraş Müzesi, geçmişe yapılan yolculukla kadim kültürleri yerinde görme imkanı sunmaktadır.

Kahramanmaraş Müzesi; ilgi çekici detaylarla donatılan teşhir salonları, ön ve arka bahçe teşhir alanları, çocuklar için oluşturulan aktivite odası ve eğitimlere ayrılan konferans salonu ile 21. yüzyıla yakışır şekilde yaşayan, yaşatan ve öğreten modern bir müzedir. Müzede toplam 7 adet teşhir salonu yer almaktadır: Antik Fil Sergi Salonu, Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu, Domuztepe Höyük Canlandırma ve Kazı Sergi Salonu, Geç Hitit Eserleri Sergi Salonu, Mozaik Sergi Salonu, Taş Eserler Sergi Salonu ve Kronolojik Arkeolojik Eser Sergi Salonu.

Antik Fil Sergi Salonu; yaratıcı fikirler sonrasında hayata geçirilen "Yaşayan Müze" sergi salonları arasında en dikkat çekenlerinden biridir. Salonda Kahramanmaraş İli, Türkoğlu İlçesi, Gâvur Gölü Bataklığından çıkarılan ve tarihi MÖ 1400’lü yıllara dayanan 2 adet antik fil iskeleti sergilenmektedir. "Antik filler"den küçük olanı, kazıda bulunduğu şekliyle vitrin içerisinde sergilenirken, büyük olan fil uzman restoratörler tarafından ayağa kaldırılarak sergilemesi yapılmıştır. Latince adıyla “Elephas Maximus Asurus” olarak bilinen Büyük Asya Fili’nin ayağa kaldırılma çalışmaları İtalyan Paleontoloji Enstitüsü ve MTA Enstitüsü’nün değerli bilim insanlarının danışmanlığında, antropolog, restoratör ve arkeologlardan oluşan bir uzaman ekiple tamamlanmıştır. Filin eksik olan kemikleri tamamlanmış, diğer kemiklerinin de restorasyonu yapılarak fil ayağa kaldırılmıştır. Ayrıca salonda, görsel ve ses efektleri ile antik fil doğa yaşantısı canlandırılarak ziyaretçilerin MÖ 1400’lü yıllarda bu fille zaman geçirmesi sağlanmıştır.

Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu'nda Yukarı Döngel Köyü’nde yer alan ve 2007 yılından itibaren kazısı devam eden Direkli Mağarası’nın ve kazı alanının birebir canlandırması yapılmıştır. Direkli Mağarası'nın buluntuları mağara içerisinde uygulanan simülasyon gösterileri eşliğinde sergilenmekte ve dönemin mağara insanı hakkında ziyaretçilere fikir verilmektedir.

Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu’nda oluşturulan gezi platformu ile ziyaretçilerin gezerek hem mağara, hem de dönemin yaşam şekli hakkında fikir sahibi olması kısa süreliğine de olsa kendilerini Paleolitik Dönemde hissetmeleri amaçlanmıştır.

Domuztepe Höyük Canlandırma ve Kazı Sergi Salonu'nda bir Tell Halaf yerleşimi olan ve tarihi yaklaşık MÖ 7000 yıllarına dayanan Domuztepe Höyüğü ve arkeolojik kazı alanının, alanda elde edilen bulgular ışığında birebir canlandırması yapılmıştır. Bu salonda ayrıca buluntuların yanı sıra o döneme ışık tutan avlu-ev rekonstrüksiyonu, ölüm çukuru, dönem insanının canlandırması gibi detaylara da yer verilmiştir.

Gurgum- Geç Hitit Eserleri Sergi Salonu'nda; Maraş Kalesi ve çevresinde bulunan Maraş aslanının kopyası, tanrı heykelleri, ziyafet sahnelerini anlatan steller, Gurgum Krallığını yansıtan stel ve heykeller, Geç Hititler Döneminde Gurgum’un Maraş ve çevresi olduğunu kanıtlar şekilde sunulmaktadır. Gurgum krallarından III. Halparuntias (MÖ 810-873) dönemine ait “Yazıtlı Kapı Aslanı”, Gurgum krallarının soy ağacını vermesi bakımından oldukça önemlidir.

Mozaik Sergi Salonu'nda Germanicia Antik Kentine ait olan ve 2001 yılında Dulkadiroğlu Mahallesinde yapılan kurtarma kazısı sonucunda müzeye taşınan, bir villanın koridoruna ait Roma Dönemi (MS 4-6 yüzyıl) taban mozaiği ve yine Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesi, Küçükcerit Köyü’nden 2001 yılında yapılan kurtarma kazısı sonucu müzeye getirilmiş olan Roma Dönemi taban mozaiği (MS 4-6 yüzyıl) sergilenmektedir.

Taş Eserler Sergi Salonu'nun büyük bir bölümünde, Kahramanmaraş Merkez ve İlçelerinden Müzeye getirilmiş olan mezar stelleri, lahitler ve pişmiş toprak mezarlar sergilenmektedir. Ayrıca yine Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesinden getirilmiş olan mermerden yapılmış, Roma Dönemine ait, kadın ve erkek heykelleri de bu salonda ziyaretçi ile buluşmaktadır.

Kronolojik Arkeolojik Eser Sergi Salonu'nda Paleolitik Dönemden Bizans Dönemine kadar devam eden bir kronoloji takip edilmiştir. Her dönem için bir vitrin hazırlanmış ve vitrinlerde bu dönemlere ait olan günlük hayatta kullanılan ve yaşamın bir parçası olan araç-gereçler, el aletleri, süs eşyaları, dini ritüellerde kullanılan kült eşyaları ve kaplar, savaş aletleri gibi eserlere yer verilmiştir. Ayrıca salonda yer alan sikke bölümünde, vitrinler içerisinde sikke sergilemesi yapılarak Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler Dönemi ve Osmanlı Dönemine ait sikkeler ziyaretçilerle buluşturulmuştur.

Bahçe Teşhiri için müzenin ön ve arka bahçesi modern ahşap kamelyalar kullanılarak yeniden düzenlenmiş ve eserlerin yağmur, güneş gibi dış etkenlerden etkilenmesi önlenerek teşhir edilmesi sağlanmıştır. Ziyaretçileri ilk olarak ön bahçede yer alan, Hitit Dönemine ait Kapı Aslanı karşılamaktadır. Ayrıca yine bu bölümde yer alan, Kahramanmaraş Kalesine ait Osmanlı Dönemi ahşap kale kapısı, kamelya altında dikey konumda ziyaretçilerle buluşturulmuştur. Diğer bahçe teşhiri bölümlerinde ise, Kahramanmaraş il merkezi ve ilçelerinden müzeye getirilmiş olan Yunan, Roma ve Bizans Dönemlerine tarihlendirilen pişmiş toprak pithoslar, sütun başlıkları, dibek, mezar stelleri ve lahit gibi taş eserler sergilenmektedir.

Ayrıca Kahramanmaraş Müzesi, sanal ortamda da gezilebilmektedir.

http://www.kmarasarkeolojimuzesi.gov.tr/sanaltur/index.html

EN ÇOK OKUNANLAR

“Batı Uygarlığı Bir Hellen Mucizesidir” Dogmasını Sorgularken

İLK “BİZ”DEN BAŞLAMALI

“Yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkarılan eserler bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini ifaya başlamıştır. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir mahiyet alır”.

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Hiyeroglif Luvicesi

Luvicenin kullanımına dair ilk bulgu, MÖ 18. yüzyıla tarihlendirilen ve Kültepe/Kanišli Erken Asur tü...

Hitit İmparatorluğu’nda Luvice

Hitit Kanunlarında pek çok kez bahsi geçen luwili kelimesi, Hattuşa hükümetine bağlı bölg...

Hitit Dili ve Yazısı

Tanrılar ve Tapınaklar Ülkesi Hatti

Çiviyazısı öğrenmenin yolu klasik metinleri kopy...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız