Latmos'un Küçük Çobanı : Jale Pınar

Son yıllarda Beşparmak Dağları için herkes gibi ben de çok endişeliyim. Çünkü madenler çoğalmaya başladı. Benim keçi güttüğüm yıllarda dağda bir şey yoktu. Şimdi beyaz toz yığınları oluşmaya başladı. İnşallah bu madenleri durdururlar, dağımız kurtulur. Adına şiir yazdığım dağların yok olmasını istemiyorum.”

“Beşparmak Dağları benim vatanım. En güzel günlerin o dağların erişilmez kayalıkları arasında geçti. Anneliese’yle çok güzel anılarımız oldu. İlk tanıştığımda küçük bir çocuktum. Bu resimlerin ne kadar önemli olduğunu bana o öğretti. O Almanya’ya döndükten sonra ben aylarca kayaların altında resim arıyordum. Her bulduğum resimde inanılmaz bir mutluluk yaşıyordum. Anneliese hemen gelse de göstersem diye, onun gelişini iple çekiyordum. Söke’de yaşıyorum ama sık sık dağa çıkıyorum yine. Bu dağ beni kendine çekiyor her zaman. Böyle güzel bir dağ başka yerde var mı bilmiyorum. Ama benim için dünyanın en güzel yeri Beşparmak Dağları… Anneliese tekrar geldiğinde dağa çıkıp ona yardım etmek istiyorum. Bu resimler çok önemli. Eskiden hiç kimse gelmezdi buralara. Resimler tanındıkça insanlar gelmeye başladı. Hatta kaya resimleri şenlikleri yapılmaya başlandı. Belki de turizme açılacak burası ve burada yaşayan insanlara faydası olacak.

Son yıllarda Beşparmak Dağları için herkes gibi ben de çok endişeliyim. Çünkü madenler çoğalmaya başladı. Benim keçi güttüğüm yıllarda dağda bir şey yoktu. Şimdi beyaz toz yığınları oluşmaya başladı. İnşallah bu madenleri durdururlar, dağımız kurtulur. Adına şiir yazdığım dağların yok olmasını istemiyorum.”

Jale PINAR

Düz alanı bulunmayan vahşi doğasında, çağdaş yaşamın getirdiği olanaklardan yoksun bir şekilde yaşamlarını sürdüren birbirine yakın Söğütözü, Kocaalan, İsliler ve Nebiler gibi yerleşim alanlarının bağlı bulunduğu Karakaya Köyü’nün en büyük özelliği, 8 binyıllık tarih öncesi kaya resimlerine ev sahipliği yapmasıdır.

Karakaya Söğütözü’nden Yaşar Beşparmak’ın gösterdiği ilk kırmızı boyalı resmin bulunmasından sonra, Batı Anadolu’da “yüzyılın buluşu” olarak adlandırılan prehistorik kaya resimleri tespit edilmiştir. EKODOSD (Ekosistemi Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği - Kuşadası) onursal üyesi Anneliese Peschlow’un yıllardır araştırıp bulduğu kaya resimleri, şimdiye kadar tüm kaya resmi sanatı içinde, konu ve üslup açısından benzersizliğini koruyan dünyada bilinen tek örnektir.

Beşparmak Dağları’nın engebeli coğrafyasında gökten yağmış gibi duran binlerce kayanın altını kontrol eden Peschlow, 1993 yılında Karakaya Köyü’ne bağlı Kovanalan mezrasında araştırmalarını sürdürürken, kayaların arasında keçilerini güden lastik pabuçlu ve şalvarlı küçük bir kız çocuğu ile karşılaşır. Beşparmak Dağları’nın küçük çobanı Jale Pınar’dır bu... Ürkütücü kayalıklar arasında keçilerini yayan bu korkusuz kız çocuğu, Anneliese’e bu dağlarda ne aradığını sorar. Peschlow kendisinin arkeolog olduğunu ve mağara duvarlarına kırmızı boyayla çizilmiş resimleri aradığını söyler. Çoban Jale, söylenen kırmızı resimlerden bir mağarada görmüştür ama ona göre bu resimleri eski çobanlar çizmiştir. Birlikte mağaraya giderler… Anneliese ve Jale çok iyi arkadaş olmuşlardır artık.

Katır sırtına yüklediği eşyalarla Beşparmak Dağları’nda tarih öncesi resimleri arayan Anneliese, her geldiğinde Jale’nin ailesinin mezradaki evinde kalır, araştırmaları bittikten sonra ise Almanya’ya döner. Çoban Jale’nin ise her tarafı kayalık olan Kovanalan bölgesinde girip çıkmadığı mağara kalmaz. Anneliese her geldiği yıl mutlaka çoban Jale’ye uğrar. Jale ise bulduğu resimleri tek tek Anneliese’ye gösterir ama araştırmalar uzun sürünce dayanamayıp bir mağaranın içine kıvrılıp kalır.

Beşparmak Dağları’nın bakir ve ıssız coğrafyasında yıllar çabuk geçer ve Jale genç kız olur artık. Beşparmak Dağlarında tam 12 resmi tespit eden Jale, Anneliese’yle en son 1999 yılında görüşür ve sonra Söke’ye gelin olarak gider. Bir daha da bu iki dost görüşme fırsatı yakalayamaz.

Her geldiğinde Jale’yi soran Annelise için EKOSOD’un bir sürprizi vardır. Aradan geçen 14 yıl sonra, Dr. Anneliese Peschlow ve küçük çoban Jale Söke’de buluşturulur. Pesclow’un karşısındaki artık küçük bir çoban değil, 2 çocuk annesi vardır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültepe Kazılarında Yeni Buluntular

Kültepe-Kaniş kazılarında Eski Tunç Çağı'na tarihlenen Kültepe'ye özgü 4300 yıllık 10 yeni alabaster (gypsum) idol bulundu. 

Prof. Dr. Jale İnan

Antalya’da Bir Arkeoloji Çınarının Gölgesinde   

Ülkemiz ama özellikle Antalya arkeoloji camiası 2014’ün 1 Şubat’ında 100 yaşına basan Türkiye’nin ilk kadın arkeologu Jale İnan’ı bir kez daha andı. 26 Şubat 2001’de aramızdan ayrılışının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen Jale Hoca hiç unutulmadı. 

SON İÇERİKLER

8000 Yıllık Spatula

Yeşilova Höyüğü Neolitik Dönemine ait IV. Tabakada ele geçen yaklaşık 15 cm. uzunluğundaki spatula, &nb...

Urartu Kralı II. Rusa’nın Kalesi “Kef Kalesi”

Kef Kalesi, Bitlis ili, Adilcevaz İlçesi, Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında yer almaktadır. Kale,  ...

İsrail Kıyılarında 900 Yıllık Haçlı Kılıcı Bulundu

İsrail’in batısındaki Carmel kıyılarında dalış yapan Shlomi Katzin isimli bir dalgıç, deniz kabuklarıyla kaplı bü...