Bizans Konstantinopolis’inde Anıtsal Mekan, Bellek ve Yorum

İstanbul, yüzyıllar boyunca yalnızca imparatorluklara başkentlik yapmış bir şehir değil; aynı zamanda anlatıların, inançların ve kolektif hafızanın iç içe geçtiği benzersiz bir örnek mekan olmuştur. Bu kadim kentte taşlar, yalnızca yapı malzemesi değil, geçmişi bugüne taşıyan sessiz tanıklardır.

Anıtlar, surlar ve yazıtlar ise her dönemde yeniden okunmuş, yorumlanmış ve çoğu zaman efsanelerle, kehanetlerle ve inançlarla anlamlandırılmıştır. Bu sayı, İstanbul’un yine Bizans dönemine uzanan çok katmanlı mirasını bu perspektiften ele almayı hedefledik.

Bu sayımızda yer alan makaleler, kentin anıtsal dokusunu farklı ölçek ve farklı sorular eşliğinde yeniden düşünmeye davet ediyor.

Bizans anıtlarının Orta çağ boyunca nasıl “yaşayan” varlıklar olarak algılandığını, halk anlatıları ve söylencelerle nasıl dönüştüğünü irdeleyen çalışma; maddi kültür ile toplumsal hayal gücü arasındaki güçlü ilişkiyi sizlerin ilgisine sunmak istedik.

Ayasofya’ya odaklanan makalede, bugün gördüğümüz görkemli yapının gerisine giderek, artık görünmeyen öncüllerini ve bu öncüllerin arkeolojik izlerini iz sürercesine takip ediyor; böylece kentin merkezindeki bu simgesel yapının zamansal derinliğini yeniden hatırlatıyor.

Pantokrator Manastırı’nı ele alan çalışma, Bizans mimarisini yalnızca estetik bir başarı olarak değil, imparatorluk ideolojisinin, sosyal düzenin ve inancın somutlaştığı bir alan olarak okuyor. İstanbul sur yazıtlarına odaklanan makale ise, savunma yapılarının taş yüzeylerine kazınmış onarımları, krizleri ve imparatorluk söylemini çözümleyerek kentin politik tarihine farklı bir pencereden bakıyor.

İstanbul’un geçmişini tekil ve durağan bir anlatı olarak değil; sürekli dönüşen, yeniden anlam kazanan bir miras olarak ele almak istedik.

Siz değerli okuyucularımızı, kentin tanıdık anıtlarına bu kez daha dikkatli, daha sorgulayıcı bir gözle bakmaya davet ediyoruz. Çünkü öğrendiğiniz kadar sahiplenecek ve koruyacağınızı düşünüyoruz.

Keyifli okumalar...

Ahmet YARAŞ, Edirne

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER