Arama Sonuçları

Muş’ta Devasa Büyüklükte Urartu Kalesi Keşfedildi

Muş ilinde, yaklaşık 120.000 metrekarelik, yani 17 futbol sahası büyüklüğünde devasa bir kale keşfedildi. Kalenin mimari özellikleri, Urartu uygarlığının erken dönemine işaret ediyor.

"Büyük Ova'nın Kalbinde İskitler Çağı" Sergisi Açıldı

Macaristan, Kecskemét'teki Cifra Sarayı'nda "Büyük Ova'nın Kalbinde İskitler Çağı" sergisi açıldı. Yeni arkeolojik sergi, özel buluntular ve daha önce görülmemiş eserlerle MÖ 8.-4. yüzyılların dünyasını canlandırıyor.

Ephesos’ta Antik Roma Tuvaletine Gömülmüş İki Bebek Kalıntısı

Ephesos’taki eski Artemis Tapınağı bölgesinde bulunan sıra dışı bir erken Orta Çağ mezarı, doğumdan kısa süre sonra ölen yeni doğmuş çocuklara dair aile bakımı, inanç ve cenaze geleneklerine nadir bir bakış açısı sunuyor. 

Tunceli Müzesi Avrupa’nın En İyisi Olma Yolunda

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Tunceli Müzesinin Avrupa'nın en saygın müzecilik ödüllerinden biri kabul edilen 2026 DASA Ödülü'ne aday gösterildiğini duyurdu. Daha önce Avrupa Yılın Müzesi ve Luigi Micheletti Ödülü'nde finale kalan Tunceli Müzesi, bu kez de Avrupa Müze Akademisi tarafından verilen DASA Ödülü için yarışacak.

Norveç'te 3 Bin Gümüş Viking Sikkesi Bulundu

Arkeologları ve tarihçileri hayrete düşüren eşi benzeri görülmemiş bir keşifte, Norveç’teki Viking Çağı’na ait bugüne kadarki en büyük sikke hazinesini gün yüzüne çıkarıldı.

Bin Litrelik Dev Küplerin İçinde Balık Sosu Bulunduğu Tespit Edildi

Bir araştırma, Roma'nın liman kentinde bulunan devasa “pithos”ların bozulmuş proteinleri sakladığını ve çam reçinesiyle kaplandığını, tamiratında kullanılan metal takviyelerinde ise değerli metallerin kullanıldığını ortaya koyuyor.

Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi Berlin’de

İnsanlığın en eski topluluklarının hikayesi şimdi Avrupa'nın kalbinde ortaya çıkıyor. 10 Şubat'ta, Göbekli Tepe ve daha geniş Taş Tepeler bölgesine adanmış büyük bir sergi Berlin'de açılıyor ve 12 bin yıllık tarihi uluslararası bir izleyici kitlesine sunuyor.

Tanrıça İştar Betimli Gümüş Kolye Bulundu

Muğla'nın Marmaris ilçesinde geçmişi 2200 yıl öncesine dayanan Amos Antik Kenti'nde, "Tanrıça İştar" betimlemeli olduğu değerlendirilen, aslan figürlü ve üzerinde sekiz köşeli yıldız bulunan gümüş kolye gün ışığına çıkarıldı.

Polonya’da Eşsiz Bir Fibula Keşfedildi

Polonya'nın eski kraliyet şehri Grudziądz yakınlarında, son derece dikkat çekici bir antik fibula keşfedildi. Bu, ülkede bu türden bir eserin ikinci örneği.

Avar Savaşçısının Mezarında Muhteşem Eserler Bulundu

Szent István Király Müzesi'nden arkeologlar, Macaristan'ın merkezindeki Aba ve Székesfehérvár sınırında çarpıcı bir keşif yaptılar: MS 670 ile 690 yılları arasında tarihlenen, olağanüstü derecede iyi korunmuş bir Avar savaşçı mezarı. Nadir bir kılıç ve zarif süs eşyaları içeren mezar, Orta Çağda Pannonya Havzası ile Orta ve Doğu Avrupa'nın geniş bölgelerini hakimiyeti altında tutan güçlü göçebe imparatorluğu Avar Kağanlığı'nın askeri elitine dair yeni bilgiler sunuyor.

Louvre Müzesi’nin Ardından Fransa'da Bir Müze Daha Soyuldu

Fransa'nın kuzeydoğusundaki Langres kentinde bulunan “Maison des Lumières Denis Diderot” Müzesi’nden yaklaşık 2 bin adet 18. ve 19. yüzyıla ait madeni para çalındı. Olay, Louvre Müzesi’ndeki 88 milyon euroluk mücevher soygunundan sadece birkaç gün sonra meydana geldi.

Bir Balıkçı Solucan Ararken 20 Bin Gümüş Sikke Buldu

İsveç'te 12. yüzyıldan kalma büyük bir gümüş sikke ve mücevher hazinesi keşfedildi. Bu, Stockholm'da bulunan ilk ortaçağ hazinesi ve İsveç'te bulunan en büyük erken ortaçağ gümüş hazinelerinden biri. Stockholm 1252 yılında kuruldu, yani hazine şehrin kuruluşundan daha eski.

Sayburç'ta "Köy Müzesi" Kurulması Hedefleniyor

Kültür ve Turizm Bakanlığının "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Erken Neolitik Dönem kazılarının sürdüğü Sayburç'ta, hem binlerce yıllık arkeolojik mirasın korunacağı hem de Şanlıurfa kültürünün yaşatılacağı "köy müzesi" kurulması planlanıyor.

9. Yüzyıl Viking Hazinesi İngiltere ve İslam Dünyasının Ticaret Bağlantılarını Ortaya Çıkarıyor

2012 yılında Kuzey Yorkshire'da keşfedilen olağanüstü bir Viking Çağı gümüş hazinesine ilişkin öncü bir araştırma, daha önce düşünülenden çok daha geniş ve sofistike bir ticaret ağının varlığını ortaya çıkardı. Bu ağ, İngiltere'ye yerleşen Vikingleri İslam Halifeliği'nin uzak pazarlarıyla birbirine bağlamaktadır.

Trakyalı Savaşçı ve Atının Mezarı Bulundu

Bulgaristan'ın Topolovgrad kentinde yapılan bir kazıda, arkeologların yerel bir yönetici olduğunu düşündükleri Trakyalı bir savaşçı ve atının mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar MÖ 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor ve mezardaki eşyalar işçilik ve malzeme açısından o kadar olağanüstü ki Bulgaristan'da şimdiye kadar keşfedilen Geç Hellenistik döneme ait en zengin mezar.

Çek Cumhuriyeti'nde Devasa Bir Kelt Yerleşimi Bulundu

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti'nin kuzeyindeki Hradec Králové kenti yakınlarında La Tène dönemine ait kehribar, lüks seramikler, altın ve gümüş sikkelerle zengin olağanüstü bir yerleşim yeri ortaya çıkardı. 62 dönümlük bir alanı kaplayan bu yerleşim, Bohemya'da bulunan en büyük Kelt yerleşimidir ve antik Avrupa Kehribar Yolu üzerinde büyüyen ve zenginleşen bir ticaret ve üretim merkezi olarak özellikleri ve ölçeği bakımından benzersizdir.

Etrüsk Mezarından Muhteşem Seramikler Çıkarıldı

Orta İtalya'da Viterbo yakınlarındaki San Giuliano nekropolünde geçtiğimiz günlerde keşfedilen MÖ 7. yüzyıla ait daha önce hiç açılmamış Etrüsk oda mezarı hakkında yeni bilgiler açıklandı. Baylor Üniversitesi'nden San Giuliano Arkeolojik Araştırma Projesi (SGARP) için çalışan arkeolog ve öğrencilerden oluşan bir ekip mezarı keşfedip açtı ve içeriğini yerinde belgeliyor.

Fransa'da Muhteşem Polikrom Mozaikli Bir Roma Villası Bulundu

Fransa'nın Gard bölgesindeki tepelik Alès kentinde arkeologlar, konut kalıntıları, hidrolik sistemler, karmaşık bir mozaiğe sahip bir domus ve bir nekropol ile inanılmaz derecede iyi korunmuş bir Gallo-Roma yerleşimi buldular. Yerleşim MS 2. ve 6. yüzyıllar arasındaki iskanın izlerini taşıyor ve 3750 metrekarelik bir alanı kapsıyor.

Romanya’da 1500 Adet Roma Dönemi Gümüş Sikke Bulundu

Romanya'nın güneyinde Bulgaristan sınırına yakın Letţa Veche köyü yakınlarında 1469 Roma dönemi gümüş denarius keşfedildi. Sikkeler erken imparatorluk dönemine, MS 1. yüzyılın ortaları ile 2. yüzyılın ortaları arasına tarihleniyor ve Romanya'da şimdiye kadar bulunan en büyük antik sikke gruplarından birini oluşturuyor.

Pompeii Son Gününü Yeniden Yaşıyor

Vezüv'ün hiddetiyle sonsuzluğa mahkum olan bir şehirde her taş, her çatlak ve her nesne bir hikaye anlatır. En sonuncusu, alandaki bilimsel bulguları belgeleyen dijital platform E-Journal degli Scavi di Pompei'de yayınlanan arkeolojik araştırmalar sayesinde son anları yeniden inşa edilen, mütevazı boyutlarda ancak zengin bir şekilde dekore edilmiş bir ev olan Helle ve Phrixus Evi'nden geliyor.

Marcus Aurelius Heykeli Ait Olduğu Topraklara Dönüyor

1960’lı yıllarda Boubon Antik Kenti’nden yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan ve Roma İmparatoru Marcus Aurelius’u filozof kimliğiyle betimleyen eşsiz tunç heykel, 14 Nisan 2025 tarihinde Cleveland Sanat Müzesi’nde düzenlenen törenle resmen Türkiye’ye iade edilmiştir.

Atatürk’ün Arkeoloji Mirasının Cenaze Törenine ve Anıtkabir’e Yansımaları

Atatürk’ün arkeoloji alanında geride bıraktığı büyük mirasın izlerine onun ölümünden sonra da rastlamaktayız ki bu durum, onun cenaze töreninde ve ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir’in mimarisinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu arkeolojik mirasın derinlikleri yakın zamanlara değil çok kadim bir geçmişe dayanmaktadır ve bu kadim geçmiş etkisinin günümüze yansımaları az ya da çok olsa da süreklilik arz etmektedir.

Kentin Kaderini Değiştiren Önder

Günümüzde tarihi ve kültürel değerler, insanlığın ortak mirası olarak kabul edilmektedir. Bir milletin özünü koruyarak değerlerine sahip çıkması, mevcut değerlerini tanıması, öncelikle toplumu oluşturan tüm fertler tarafından bilinmesi ile mümkündür. Bu ise ancak iyi bir tarih öğretimi ve tarihsel değerlerin tanınması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması ile mümkün olabilir.

Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığında (1923-1938) Türkiye’de Yabancı Ekiplerin Yürüttüğü Arkeolojik Çalışmalar

Anadolu’da yaşamış ve çeşitli kültür varlıkları bırakmış kültürlere ait eserlere ilişkin Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o topraklarda yaşamış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak, sahip olmaktan geçer” sözleri, Cumhuriyet’in ilânından sonra, kültür belgelerinin araştırılması ve müzelerin çağdaş yöntemlere uygun yürütülmesi konusuna verdiği önemi yansıtmaktadır.

Atatürk ve Güneş – Dil Teorisi

Güneş-Dil Teorisi, 1928-1938 yılları arasında, Türk Tarih Tezi ve Harf Devrimi ile başlayan ve ikinci kurtuluş savaşı olarak adlandırılabilecek, ulusal bir yapıyı dil ve tarih olarak kurmak için düşünülmüştü. Viyanalı dilbilimci Dr. H. F. Kıvergiç tarafından ortaya atılan teori, kısaca Türkçenin dünyada kullanılan ilk dil olduğunu, bütün dillerin Türkçeden türemiş olduğunu iddia eder.

Ebedi Şef Mustafa Kemal Atatürk ve Kutsal Mabed Ayasofya

İstanbul’un siluetindeki simgelerden biri haline gelmiş, mimari açıdan birçok ilki bünyesinde barındıran, hala kullanılmaya devam eden, dünyanın en hızlı tamamlanan Kutsal Mabedi; yenilikçi mimarisi, zengin tarihi, dini önemi ve olağanüstü güzelliğiyle yüzyıllardır zamana direnen bir başyapıttır Ayasofya.

Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Döneminde Eski Eser Anlayışı

Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ne kazandırdığı eski eser anlayışına baktığımızda, o dönemde her alanda olduğu gibi, Atatürk’ün düşünce sisteminin bir sonucu olarak çağın ötesinde çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Dönemin zor şartları altında bu çalışmaların yapılması ve yapılanların ileriye dönük etki edecek düzeyde olması hayran bırakacak seviyededir.

Aktüel Arkeoloji Dergisi 102. Sayı "Kıvılcım Olarak Gidenler Ateş Olarak Döndüler"

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki süreçte, ana sorunun ekonomi ve kültür olduğunu görmüş, bu iki temel konuda Türkiye Cumhuriyeti’ne yeni bir rota çizmiştir. Art arda hayata geçirmeye çalıştığı devrimlerle yön verdiği Anadolu insanını Orta Çağdan çıkarıp, 20. yüzyılın temeli bilim olan insana dönüştürme yolunda kendi yaşam pratiğinde kararlılıkla ilerlemiştir. Bunu ‘mazinin atiye yön vermesi gerektiği’ inancıyla yapmıştır.

Karnak Tapınaklarında Altın Mücevherler ve Muskalar Keşfedildi

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Fransız-Mısır Karnak Tapınakları Araştırma Merkezi'nin (CFEETK) Mısır-Fransız arkeoloji ekibi ile işbirliği içinde, Karnak tapınaklarının kuzeybatı kesiminde önemli bir keşif yapıldığını duyurdu. Bu keşif, Geç Mısır'ın en önemli dönemlerinden biri olan 26. Hanedanlığın (MÖ 664-525) başlarına tarihlenen, altın ve değerli taşlardan yapılmış bir takı ve muska koleksiyonundan oluşmaktadır.

Kraliçe Puabi’nin Liri

Kraliçe Puabi'nin liri olarak adlandırılan eser, Woolley'in büyük, seçkin bir mezarda keşfettiği dört lirden biridir; diğerleri altın lir, boğa başlı lir ve gümüş lir olarak adlandırılmıştır. Yaklaşık 4500 yaşında olan bu arplar, şimdiye kadar keşfedilen dünyanın en eski telli çalgılarıdır.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kültürel Mirası Koruma Politikası

Osmanlı Döneminde kültürel mirasın korunmasına yönelik yasal mevzuatın oluşturulmasına dair ilk somut adımlar 19. yüzyılda atılmış; koruma, arkeoloji, restorasyon ve müzecilik alanlarında önemli girişimlerde bulunulmuştur.

Atatürk Döneminde Türkiye’de Eski Eserler ve Müzeler

Türkiye Cımhuriyeti’nin kuruluş yıllarından itibaren arkeoloji, eski eserler ve müzecilik konularına özel bir önem verildiği, bu alanların kurumsallaşması kadar nitelikli uzman yetiştirilmesi için de büyük çaba sarf edildiği, bunların sağlanmasında cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvik ve yakın ilgisinin büyük payı olduğu görülmektedir.

Atatürk Dönemi Eski Eserler ve Müzecilik

Cumhuriyet öncesinde, İslam hukuk esaslarına dayalı fıkıh kitaplarında, eski eserler toprak altındaki doğal madenlerle birlikte “malik ve sahibi belli bulunmayan buluntu mal (lukata) olarak görülüp “rikaz” olarak adlandırılmaktaydı. Ancak, 1858’de yürürlüğe giren Arazi Kanunnâmesi’nde (Kānunnâme-i Arâzî), madenlerle ilgili hüküm bulunmasına rağmen, eski eserlerin korunmasıyla ilgili herhangi bir hüküm konulmamıştır.

Cumhuriyet’in 100. Yılında Atatürk’ün “Bilimde de Bağımsızlık” Ülküsü İzinde Türk Arkeolojisi

“Bağımsızlık” bir insanın asıl “karakteri” olunca, emperyalist güçlere “geçilemeyen Çanakkale”den 5 yıl sonra boyunduruk altındaki mazlum halklara umut olarak başkentlik için güvende bulduğu Ankara’daydı Mustafa Kemal. Oraya kadar gelmeye mecali kalmayan istilacı ayağının basamadığı bir bin yıllık vatan toprağında, Cumhuriyete giden kutlu yolda ilk meclisi açmış olmanın gururuyla oradaydı.

Atatürk’ün ve Dönemindeki Liderlerin Arkeoloji Anlayışları Hakkında Kısa Bir Değerlendirme

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihe ve arkeolojiye, kurulan yeni devletin siyasi temellerinin kuvvetlendirilmesi açısından verdiği önem ve kişisel olarak da tarih ve coğrafya başta olmak üzere “sosyal bilimlere” duyduğu ilgi, herkesin malumudur.

Aktüel Arkeoloji Dergisi 101. Sayı "Kurtuluş Savaşı’ndan Kültürel Rönesansa Geçiş"

100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nde en hızlı gelişen bilim dallarından biri ‘Arkeoloji’dir. Bu tezi destekleyen pek çok veriyi alt alta sıralamak mümkün: Dünya ölçeğinde yapılan bilimsel çağdaş kazı ve araştırmalar, bunların bilimsel yayınları, bu yayınlara alınan uluslararası atıflar, artık dünya standartlarına giren müze ve ören yerleri bunlardan sadece birkaçı. 4-8 Kasım 2024’te Dünya Neolitik Kongresi’nin -hem de Urfa’da- yapılabilmesinin, dünya arkeolojisinde Türkiye arkeolojisinin saygın bir yeri olduğunun en somut kanıtı olduğunu düşünüyorum.

Karun Hazinesi

Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yansıtan Karun Hazinesi, MÖ 6. Yüzyılda yaşamış Kroisos dönemine ait 432 kıymetli eserden oluşan bir koleksiyondur. Lydia Hazinesi olarak da anılan bu muhteşem eserler, Batı Anadolu’da gücün simgesi Lydia Krallığı soylularına ait Uşak-Güre yakınlarındaki tümülüslerden ele geçirilerek 1960’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçırılmış ve hukuki mücadelenin ardından 1993 yılında ülkemize geri getirilmiştir.

1800 Yıllık Gümüş Muska Bulundu

Frankfurt'ta 3. yüzyıla ait bir mezarda bulunan bir rulo ince gümüş folyo, Alplerin kuzeyinde Hıristiyanlığa dair en eski arkeolojik kanıttır. Tarihi kaynaklarda 2. yüzyılın sonlarından itibaren Galya ve Almanya'da Hıristiyanlığa atıfta bulunulmaktadır, ancak bu buluntudan önce Alplerin kuzeyinde Hıristiyanların yaşadığına dair kanıtlar en erken 4. yüzyıla tarihlenmektedir.

Sessizlik Kuleleri

İnsanlar binlerce yıldır ölülerini gömüyorlar, ancak cesetleri dönüştürmemize yardımcı olması için doğadan yararlandığımız tek yol bu değil. Tibet'te yırtıcı kuşlar Gökyüzü Gömüleri'nde önemli bir rol oynar ve İran gibi başka yerlerde, etobur kuşların beslenebilmesi için cesetlerin yerleştirildiği bir yer olan Sessizlik Kuleleri'nin inşa edildiği görülmektedir.

Türkiye’nin Kadim Tarihini ve Kültür Mirasını 17 Dilde Dünyaya Tanıtıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar ve Çanakkale Alan Başkanlığı’na bağlı müze ve ören yerlerinde, toplam 84 noktada hizmet veren SICPA Türkiye, ziyaretçilere yönelik sesli rehberlik desteğini dijitale taşıdı. Firma, Topkapı Sarayı’ndan Efes’e, Göbeklitepe’den Galata ve Kız Kuleleri’ne, Nemrut Dağı’ndan Patara’ya kadar şu anda 42 müze ve örenyerinde, işaret dili ile birlikte 17 farklı dilde sesli rehberlik hizmeti sunuyor.

2500 Yıllık Tunç Kline Yurda Geri Döndü

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uluslararası alanda yürüttüğü kararlı girişimler ve başarılı iş birliği sayesinde, MÖ 530 yılına tarihlenen nadir tunç kline (sedir) J. Paul Getty Müzesi’nden ülkemize iadesi sağlandı.

Neandertaller Buzul Çağında Hayatta Kalmak İçin Hangi Yiyecekleri Yiyorlardı?

Neandertaller ve diğer tarih öncesi insanların menüsünde sadece alevde kızartılmış mamut artıkları yoktu. Çok sayıda kanıt, Neandertallerin ete düşkün olduğunu, ama aynı zamanda iyi deniz ürünlerinin ve hatta vejetaryen yemeklerin de değerini bildiklerini gösteriyor. Hatta bazı popülasyonlar tamamen bitki temelli besleniyordu.

İki Yeni Pompeii Kurbanı Madeni Paralar ve Mücevherlerle Bulundu

Antik Pompeii'de bulunan iki iskeletin keşfi, araştırmacıların MS 79 yılında Vezüv'ün patlaması sırasında hayatını kaybedenlerin panik içindeki son anlarını yeniden inşa etmelerini sağladı. Genç bir erkek ve orta yaşlı bir kadın olarak tanımlanan çiftin, hızla ilerleyen kavurucu volkanik gaz akımı tarafından yok edilmeden önce sığındıkları bir odada sıkışıp kaldıkları anlaşılıyor.

Bulgaristan’da Gümüş Bir Muska Bulundu

Yunanca yazılı küçük bir gümüş levhanın Bulgaristan'da şimdiye kadar keşfedilen en eski Hıristiyan eseri olduğu ortaya çıktı. Muska, 2. yüzyılın ikinci yarısı ya da 3. yüzyılın başlarına tarihleniyor ve İsa'dan ilk kez bahsedilmesini, ilk haç işaretini ve baş melekler Cebrail ve Mikail'e ilk atıfları içeriyor.

Büyük İskender’in Ordusundan Bir Komutanın Mezarı: Naip Tümülüsü

Tekirdağ’ın yaklaşık 15 kilometre güneybatısında, Ganos Dağı’nın (son yıllarda, Işıklar Dağı) alçak kuzeydoğu yamaçlarında yer alan Naip tümülüsü, definecilerin yarattığı tehdit üzerine 1984-1985 kış aylarında bir kurtarma kazısına sahne olmuştur. Tekirdağ Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazısı sonucunda el değmemiş bir oda mezara ulaşılmış ve mezar eşyaları müzeye alınmıştır. Buluntuların çoğunluğu, Tekirdağ Arkeoloji Müzesi’nde mezar odasının boyutlarında yapılan bir cam model içerisinde sergilenmektedir.

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

Roma’da Duvarları Eşi Benzeri Görülmemiş Mozaiklerle Süslü Bir Villa Keşfedildi

Roma'daki arkeologlar, geç Cumhuriyet dönemine ait lüks bir villada, Roma dünyasının hiçbir yerinde benzeri olmayan, tasarım ve malzeme açısından çok karmaşık muhteşem bir duvar mozaiği keşfettiler. MÖ 2. yüzyılın son on yıllarına tarihlenen mozaik o kadar istisnai ki, villanın sahibinin senatörlük rütbesine sahip olduğuna işaret ediyor ve antik kaynakların Palatine'nin kuzeybatı kanadındaki senatörlük ailelerine ait büyük konutlarla ilgili anlatımlarını doğruluyor.

Alman Müzesi Tuhaf Bir Şekilde İtalya'dan Discobolus'u Geri Vermesini İstedi

Disk Atıcı olarak da bilinen Discobolus Palombara, 1781 yılında prens Massimo ailesinin saraylarından biri olan Esquiline Tepesi'ndeki Villa Palombara'da keşfedilmiştir. Atinalı heykeltıraş Eleutherae'li Myron'un MÖ 5. yüzyıla ait ünlü bronz eserinin MS 1. yüzyıla ait mermer bir kopyasıydı.

Tepegöz Efsanesinin İlham Kaynağı Neydi?

20 ila 2 milyon yıl önce, Dünya'da dev bir "korkunç canavar" dolaşıyordu. Bilim dünyasında Deinotherium giganteum olarak bilinen bu yaratık, günümüzde yaşayan fillerle aynı sınıfa aitti. Ancak fosilleşmiş kalıntılarının bir zamanlar Cyclops ile karıştırılmış olabileceği ve bunun da efsanenin ortaya çıkmasına neden olduğu öne sürülüyor.

Sırbistan'da Roma Dönemi Kanatlı Fallus Rüzgar Çanı Bulundu

Sırbistan'ın doğusunda bulunan ve bir zamanlar Roma'nın Moesia Superior eyaletinin başkenti olan Viminacium'da yapılan yeni bir araştırmada dikkat çekici bir bulguya ulaşıldı. Arkeologlar kentteki son araştırmalarına başlar başlamaz, rüzgar çanı 'ev bekçisi' olarak bilinen, kanatlı bir fallus şeklinde olan ve tılsım görevi gören tintinnabulum adı verilen benzersiz bir nesneyle karşılaştılar.

Kazlıçeşme Sanat’ta Üç Açılış Birden Gerçekleşti

2015 yılında Eski Zeytinburnu Belediye Başkanlık Binası’nda başlayan restorasyon çalışmaları sırasında bulunan Geç Roma – Erken Bizans Dönemine ait mozaik yapısı müzeye dönüştürüldü. Zeytinburnu Mozaik Müzesi, ‘Fahreddin Paşa, Medine Müdafii’ Sergisi, sosyal tesis Mozaik Kafe Restoran’ın açılışı TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un katılımlarıyla gerçekleşti.

4200 Yıl Önce Yaşamış Kadının Yüzü Yeniden Canlandırıldı

4 bin yıldan daha uzun bir süre önce, bugünkü İskoçya'da ölen genç bir kadın, taşla kaplı bir mezarın içine çömelmiş bir pozisyonda gömüldü. Kadın, 1997 yılında bir taş ocağında kazı yapanlar tarafından beklenmedik bir şekilde kemikleri ortaya çıkarılana kadar binlerce yıl boyunca gömülü kaldı.

Kemgöz Mozaiği

“Elemtere fiş kem gözlere şiş”. Nazar, en eski doğu inançlarından günümüze kadar gelmiş, art niyetli düşüncenin (haset) ifadesidir. Günümüzde, nazardan korunmak için kullanılan (apotropeik) boncuklar, aslında göz ve bakışı sembolize eden ve kökeni Antik Çağa uzanan bir uygulamadır.

Türk Müzeciliği ve Deprem

Türk müzeciliği iki asra yaklaşan tarihinde birçok afetle ve olağanüstü durumla karşılaşmıştır. 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ve on bir vilayeti etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler ise Türk Müzeciliği için yeni ve en son sınav olmuştur.

Antik Çağ Mozaiklerinde Sembolizm ve Kişileştirme (Personifikasyon)

Sembolizm ve kişileştirme yoluyla nesne veya kavramların hikmetini vurgulamanın en çarpıcı örnekleri mevsimler, aylar, zodyak (burçlar) gibi zamanın çeşitli evrelerinin tasvir edildiği astronomik ve astrolojik içerikli personifikasyonlardır. Mevsimler ikonografisi, Yunan mitolojisinde doğanın dengesini ve iklimsel değişiklikleri sembolize eden Hora’lara dayandırılsa da kökeni Mezopotamya ve Mısır’a kadar dayanır.

EN ÇOK OKUNANLAR

Tarlada Yürüyüş Yapan Kadın 2150 Gümüş Sikke Buldu

Prag'ın güneydoğusundaki Kutnohorsk kentinde tarlada yürüyüş yapan bir kadın, çiftçilik faaliyetleri sırasında yüzeye çıkan birkaç gümüş sikkeye rastladı. Çek Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar bulunan en büyük erken ortaçağ sikke istifini açığa çıkardığının farkında değildi.

SON İÇERİKLER