Çorum Arkeoloji Müzesi

Müzede Hitit Dönemine ait üzeri çivi yazılı ünik bronz kılıç, UNESCO tarafından “Dünya Belleği Listesine” alınan Hitit Dönemi çivi yazılı tabletler, Boğazköy-Hattuşa ve Ortaköy-Şapinuva kazılarında arşiv halinde bulunan kil mühür baskılı bullalar canlandırmalar eşliğinde sergilenmektedir. Hitit Dönemi sonrasında bölgede Pazarlı, Boğazköy-Hattuşa ve Alaca Höyük’te yaşamlarını devam ettirmiş olan Demir Çağı (Frigler) kültürüne özgü birçok vitrin arkalarına yapılan canlandırma eserler eşliğinde sergilenmektedir.

Fotoğraflar : Önder İpek

1968 yılında açılan Çorum Müzesi, 2000 yılında yeni binasında hizmet vermeye başlamıştır. 1914 tarihinde hastane olarak yapılan ve günümüzde müze olarak hizmet veren binada, Arkeoloji ve Etnografya salonları birbirinden bağımsız olarak düzenlenmiştir.  Arkeoloji salonu kronolojik ve tematik sergileme sistemine göre düzenlenmiştir. Kalkolitik Çağa tarihlenen Alaca Höyük ve Kuşsaray, Erken Tunç Çağına ait Resuloğlu, Alaca Höyük eserleri kronolojik olarak sergilenmektedir.

Aynı alandaki tematik sergide Erken Tunç Çağı Alaca Höyük mezarı ve bu mezara ait ölü gömme töreni interaktif olarak canlandırılmıştır. Ziyaretçiler dokunmatik ekrandan mezar hakkında interaktif olarak bilgi alabilmektedir. Hitit yerleşmelerinin merkezinde yer alan Çorum’da başkent Boğazköy-Hattuşa, Alaca Höyük, Ortaköy-Şapinuva ve Eskiyapar gibi kazıları devam eden önemli Hitit merkezleri bulunmaktadır.

Bu merkezlerin yanında kazı çalışmaları tamamlanmış olan Yörüklü-Hüseyindede kazı alanında açığa çıkarılan “kabartmalı vazolar” Hitit Dönemi eserleri arasında müze koleksiyonunda özel bir yere sahiptir. Bu vazolar hakkında ziyaretçiler, özel bir sunum ile hazırlanmış dokunmatik ekranda, interaktif olarak bilgi edinebilmektedirler. Ayrıca tematik olarak hazırlanmış olan Hitit mimarisi sergi alanında müze ziyaretçileri Hitit başkenti Hattuşa örenyerini Hitit arabası ile sanal olarak gezebilmektedirler.  

Müzede Hitit Dönemine ait üzeri çivi yazılı ünik bronz kılıç, UNESCO tarafından “Dünya Belleği Listesine” alınan Hitit Dönemi çivi yazılı tabletler, Boğazköy-Hattuşa ve Ortaköy-Şapinuva kazılarında arşiv halinde bulunan kil mühür baskılı bullalar canlandırmalar eşliğinde sergilenmektedir. Hitit Dönemi sonrasında bölgede Pazarlı, Boğazköy-Hattuşa ve Alaca Höyük’te yaşamlarını devam ettirmiş olan Demir Çağı (Frigler) kültürüne özgü birçok vitrin arkalarına yapılan canlandırma eserler eşliğinde sergilenmektedir.

Bu dönemi Hellenistik, Galat, Roma ve Bizans Dönemi seramik, cam ve madeni eserlerin sergisi takip etmektedir. Bu salonda Roma Dönemi güneş saatinin çalışma sistemi olan ışığın hareketi ile gölgenin saat üzerindeki çizgiye yansıması tematik olarak ziyaretçiye aktarılmaktadır. Ayrıca, müzede Helenistik, Roma eyalet ve resmi sikkeler ile Bizans Dönemi ve İslami Dönem sikkelerinden oluşan zengin bir sikke koleksiyonu da sergide yerini almıştır.  Çorum Müzesi Etnografya Salonu, Türk sanatının Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar devam eden örneklerinin sergilendiği bir bölümdür.  Bu salonda Çorum’a özgü bakırcılık, leblebicilik ve kahvehane kültürünü yansıtan üç ayrı dükkân çağdaş müzecilik anlayışında tematik olarak canlandırılmıştır.

Müzede, Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde sesli rehberlik sistemi ücretsiz olarak ziyaretçiler tarafından kullanılabilmektedir. Ayrıca müzenin “Çorum Museum Collection” isimli mobil uygulaması hayata geçirilmiştir. Akıllı telefonlara ücretsiz olarak indirilebilen bu uygulamada kullanıcılar;  Çorum Müzesi, Boğazköy ve Alaca Höyük ören yerleri ve Hitit Uygarlığı ile ilgili bilgilere ulaşmaktadır.  Mobil uygulamayla Hititlerle ilgili yapılmış olan canlandırmalardan dönemin yaşamı hakkında bilgiler edinilirken, sergilenen eserler arasından seçilen önemli objelerin nasıl yapıldıkları, kullanım amaçları öğrenilmektedir.

Savaş Arabası Simulatörü Ziyaretçilerin Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olan Hattuşa’da bir Hitit savaş arabasıyla gezmesinin sağlandığı sistem, 2 eksenli bir at arabası simülatörü ve panoramik silindirik ekrandan oluşmaktadır. Ziyaretçiler at arabasının üstüne binip, dizginleri ellerine aldıkları an, bir zaman yolculuğuna çıkmaktadırlar. Şehri koruyan surların arasında, tapınakların arasından geçerek antik yolda at sürerken, yoldan geçen rahipler, halktan kişiler, askerler ziyaretçiyi adeta orada yaşıyormuş gibi hissettirmek için çalışılmıştır. Bu amaçla arkeologlarla beraber çalışarak, şehir tapınakları, evleri ve surları ile rekonstrükte edilmiştir. Bölgenin faunası ve florası dönem şartları da göz önüne alınarak yerleştirilmiştir. Yine dönemin kıyafetleri incelenerek çeşitli sınıflardan karakterler tasarlanmış,  günlük yaşamı canlandıracak şekilde animasyonları yapılmıştır.

Müzeyi gezerken de kullanılabilecek bir araç olan bu uygulama, kullanıcıların telefonlarında saklayabilecekleri ve her zaman erişebilecekleri bir bilgi bütünüdür.  Uygulamaya Google Play veya App Store’dan ücretsiz olarak erişilmektedir. Çorum Müzesinde bir program dahilinde öğrencilere ve zaman zaman da yetişkinlere müze eğitimleri verilmektedir. Ayrı bir atölye ve Hitit evinden oluşan eğitim ve uygulama merkezi içerisinde ülkemizde ilk kez Çorum Müzesinde uygulaması yapılan 20 yataklı bir yatakhane bulunmaktadır. Ülkenin çeşitli illerinden müze eğitimine gelen öğrenciler, eğitimlerini yatılı olarak da alabilmektedirler.

EN ÇOK OKUNANLAR

Ayasofya

Tapınaktan Kiliseye, Kiliseden Camiye, Camiden Müzeye, Müzeden Bilinmeze…

Ayasofya’yı ister Ortodoks dünyasının simgesi, isterse Fatih Sultan Mehmed’in mirası olarak görelim her iki durumda da bu muhteşem yapının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının en geçerli yolunun, binanın kitlesel ibadete açılmasından değil tam aksine müze kuralları çerçevesinde titizlikle korunmasından geçtiğini belirtmek zorundayız. 

Alaca Höyük

Alaca Höyük, 1835 yılında W.C. Hamilton tarafından “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtılmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir. 1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışması yürütmüştür. İlk sistemli kazılara ise 1935 yılında Atatürk’ün emri ile Türk Tarih Kurumu adına, R. Oğuz Arık tarafından başlanmıştır. 

SON İÇERİKLER

Latmos'un Küçük Çobanı : Jale Pınar

Son yıllarda Beşparmak Dağları için herkes gibi ben de çok endişeliyim. Çünkü madenler &cced...

Anadolu’ya Saygı Otobüsü Latmos’taydı

Bir Kültür Katliamı : Latmos'a Dokunma

Aktüel Arkeoloji Dergisi, 24 Kasım 2012 tarihin...

Gezginin Gözünden : Gaziantep

Güneydoğu'nun İncisi

Dört nesildir özenle sürdürülen ata mesleklerini sergiley...

X

ÖZELLİKLE DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZ OLMAK ÜZERE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

Son aylarda yaşadığımız insan kaynakları ve fiziki koşullara bağlı sıkıntılar ve buna bağlı olarak kontrolümüz dışında gelişen bazı olaylar ne yazık ki abone olan ve olmayan bazı değerli okuyucularımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Okuyucularımıza ve takipçilerimize olan sorumluluk duygusu nedeniyle bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayız.

NEDEN?

Yukarıda değindiğimiz koşulların yaşandığı süreçte, Aktüel Arkeoloji Dergisi e-ticaret sitesi olan Arkeoloji Dükkanı üzerinden yapılan abonelik ve sipariş gönderimlerinde aksaklıklar yaşanmıştır. Bu aksaklığın sadece Covid-19 pandemisi sebebiyle olduğunu söylemeyi çok isterdik. Ancak pandemi sürecine ek olarak bazı insan kaynakları seçimlerimizde hatalar yaptığımızı çok üzücü bir şekilde öğrendik. Gerek adli süreci olumsuz etkilememek gerekse bizi maddi zararın yanı sıra manevi zarara uğratmış olsalar dahi bu kimselerin haklarını ihlal etmemek için daha fazla bilgi şu an için paylaşamıyoruz. Ancak ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulması halinde bu konuda ek ve detaylı bir açıklama daha yapılacaktır.

NE YAPIYORUZ

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bir grup akademisyen, arkeolog ve diğer meslek gruplarından gönüllü katılımcılardan oluşan bir destek ve dayanışma ile yürütülen, Türkiye’nin “Arkeoloji Dergisi” unvanıyla anılan Aktüel Arkeoloji Dergisi olarak çalışmalarımızı 2007 yılından beri sürdürmekteyiz. Malumunuz olduğu üzere Türkiye’de hak ettiği değeri henüz tam olarak bulamamış olan Arkeoloji biliminin güncelliğinin, canlılığının korunması ve geliştirilmesi diğer taraftan da kültürel mirasımızın korunması ve güvence altına alınması konusunda en etkili kuruluşlar arasında gösterilmekten dolayı duyduğumuz gururu vurgulamak isteriz. Ancak yaptığımız işin sosyal sorumluluk yönü sebebiyle kendimizi ticari amaç güden bir girişim olarak değerlendiremediğimiz gibi ticari amaç güden dergilerin faydalanmakta olduğu pek çok imkândan da süreç içerisinde mahrum kaldığımızı bilgilerinize sunmak isteriz. Aktüel Arkeoloji Dergisi ekibi olarak bazı okuyucularımıza elimizde olmayan sebeplerle verdiğimiz sıkıntıdan dolayı özür dileriz. Tüm gücümüzle sorunları aşmak için çalıştığımızı, dergileri ve siparişleri kendilerine ulaştırmak için gerekli işlemlerin büyük bir özveriyle devam ettiğini belirtmek isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Saygılarımızla.

AKTÜEL ARKEOLOJİ DERGİSİ

Öneri ve şikayetleriniz tıklayınız