KAŞ’TA NELER OLUYOR?

Antalya’nın tarihî ve doğal yönüyle zengin turistik merkezlerinden biri olan Kaş’ın gündeminde Caretta Caretta Havalimanı var. Çevre Düzeni Planı’yla birlikte bölgenin doğal ve ekonomik yapısını değiştirme potansiyeline sahip bu projeler, Kaş’ın gerçekten yararına bir dönüşüm geçirmesini sağlayabilecek mi? Yoksa var olan zenginliklerin tükenmesini hızlandıracak bir süreç mi başlayacak?

Antalya’nın turizm merkezlerinden biri olan Kaş’ta hayata geçirilmek istenen havaalanı projesi ve Çevre Düzeni Planı’yla, bölgenin doğal ve tarihî niteliğine aykırı bir do­kunuş yapılmak isteniyor.

 

Antik Likya Bölgesi’nin önemli şehirlerinden biri olan Demre (Myra), özellikle Bizans Dönemin­de dini bir merkez konumuna gelmiştir. Demre, daha çok Noel Baba olarak da bilinen ve Hristiyan dünyasının önemli figürlerinden biri olan Aziz Nicholas’ın piskoposluk yaptığı yer olarak da bi­linir. Bu bakımdan bölge, inanç turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Bozulmamış doğal yapı­sı, tarihi ve kültürel dokusuyla Demre, Antalya, Kemer ve Kaş gibi yerlerde konaklayan turistlerin günübirlik gezi rotalarında ilk sıralarda yer alır.

 

Bölgedeki doğayla ve tarihle barışık kültür turiz­mi, betonların gölgesiyle bütünleşik kitlesel turiz­me dönüşüyor. Bölge için birçok açıdan olumsuz olacak bu dönüşümün ayak sesleri daha önce du­yulmuştu. Bu bağlamda, Demre sahillerinde 2014 yılında inşa edilen 7 bin 500 yatak kapasiteli ko­naklama tesisleri 8 şirkete tahsis edilmişti.

 

Bölgenin kitlesel turizme açılmasında yeni adım, Yap/İşlet/Devret modeliyle Antalya’da yeni bir ha­vaalanı inşa etme talebiyle oldu. Demre’deki otel­lerin, havaalanına uzaklığı sebep gösterilerek Batı Antalya-Kaş’ta yapılmak istenen Caretta Caretta Havaalanı’nın, bölgenin doğal, coğrafi, tarihî ve arkeolojik değerlerini doğrudan ve dolaylı bir şe­kilde etkileyeceği ortada.

 

Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği, Kaş Kalkan Pa­tara Otelciler Birliği, Kaş Su Altı Derneği (KA­SAD), ÇEKÜL Vakfı Kaş Temsilciliği, Kaş Çevre Platformu ve Kaş Koruma Platformu’nun birlik­te hazırladığı rapora göre, Çukurbağ, Pınarbaşı, Ağullu, Yeniköy ve diğer çevre köylerdeki doğal yaşamı olumsuz etkileyecek projenin gerçekleşti­rilmek istendiği bölgenin yeşil alan olması, hem birçok ağacın kesilmesine hem de bölgenin ge­çim kaynaklarından olan hayvancılığın, özellikle arıcılığın tehdit edilmesine neden olacak. Ayrıca beklentinin sadece deniz, kum ve güneş olduğu kitle turizmini tetikleyecek havaalanı projesiyle bölgenin turizm altyapısı olan küçük/butik oteller ve bölgeye mal ve hizmet sağlayan diğer küçük iş­letmelerin sonu gelecek.

 

Bölgenin doğal yapısı ve ekonomisini ilgilendiren projenin, arkeolojik boyutta da önemli etkileri ola­cak. Başta Pınarbaşı Mahallesi’ndeki Phellos antik kenti kalıntıları, tescilli dört arkeolojik sit alanı ve yüzey araştırmalarıyla kayıt altına alınmış birçok arkeolojik kalıntının, havaalanı inşasından, duble yollardan, yoğun trafikten, ses ve hava kirliliğin­den olumsuz etkilenebileceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Çeşitli doğa sporlarıyla birlikte Kaş’ın sunduğu en önemli turizm aktivitelerinden biri olan Likya Yolu yürüyüşleri de, havaalanı projesi­nin olumsuz etkilerinden nasibini alacak ve alanı bu doğa yürüyüşleri için tercih sebebi olmaktan çıkaracaktır.

 

Antik adı Antiphellos olan Kaş’ın bir dönüşüm sürecinde olduğunu hissettiren diğer etken ise, 1/25.000 Ölçekli Kaş Çevre Düzeni Planı’dır. Kentsel sit alanı ve kent merkezini çevreleyen ala­na yerleşim öngören plana göre, doğal sit ve arke­olojik sit alanlarının bulunduğu mesire niteliğin­deki İnceboğaz ve Limanağzı, turizm tesis alanları ilan edilerek imara açılacak.

 

Kaş’ta yapılmak istenen havaalanıyla birlikte böl­gedeki hava ve çevre kirliliğini pekiştirecek bu planın, doğal, tarihî ve arkeolojik yapıyı tehdit etmeyecek, ekolojik dengeyi ve bölgedeki kültüre dayalı turizm yapısını değiştirmeyecek nitelikteki projelerle değiştirilmesi gerekir.