PALMYRA İŞGALDEN KURTULDU

2015’ten beri IŞİD’in elinde olan Palmyra antik kenti, Suriye ordusunun askerî girişimleriyle, geçtiğimiz mart ayı sonunda Suriye rejiminin kontrolüne geçti.

Suriye çölünün ortasında bulunan bir vaha olan Palmyra, antik dünyanın en önemli kültür merkezlerinden birine ev sahipliği yapar. Birçok uygarlığın kesişim noktasında bulunan Palmyra’nın sanat ve mimarisinde, yerel geleneklerle Gre­ko-Romen teknikler ve Pers etkilerinin birleştiği görülür. Bu görkemli yapı ka­lıntılarının bulunduğu antik şehir, 1980 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır. İlk kez MÖ 2. binyılda Mari Arşivleri’nde adı geçen Palmyra, MS 1. yüzyılın ortalarında Roma’nın Suriye Eyaleti’nin bir parçası hâline gelmiştir. Roma İmparatorluğu ile İran, Hindistan ve Çin arasındaki ticaret rotası üzerinde bulunması dolayısıyla istikrarlı bir şekil­de büyümüş olan şehir, anıtsal yapılarıyla oldukça etkileyici bir görünüme sahip­tir. Antik şehrin aksını oluşturan uzun bir sütunlu cadde ile bunu kesen ikincil sütunlu caddeler, içinde Baal (Bel) Ta­pınağı, Diocletianus’un ordugâhı, agora, tiyatro, diğer tapınaklar ve yaşam alan­larını birbirine bağlar. Şehirde, yerel un­surlarla Greko-Romen ve İran etkilerini birleştiren benzersiz mimari süslemeler yer alır. Şehrin duvarları dışında ise bir Roma su kemeri ve nekropol kalıntıları bulunur. 17. ve 18. yüzyıllarda gezginler tarafından yeri belirlenen Palmyra’daki kalıntıların görkemi, daha sonra Batı’da klasik mimari stillerin canlanmasına da katkıda bulunmuştur.

 

Yaklaşık bir yıldır IŞİD militanlarının işgali altında bulunan bu muazzam kent, yapılan askerî operasyonlar so­nucunda geçtiğimiz mart ayı sonuna doğru Suriye rejiminin kontrolü altına geçmiştir. IŞİD militanları kentten sü­rüldükten kısa bir süre sonra, kente dair ortaya çıkan ilk görüntüler, birçok ulu­sal ve uluslararası yayın organı tarafın­dan yayımlanmıştır.

 

Şam’ın kuzeydoğusunda bulunan ve “Çölün Gelini” olarak da bilinen antik kenti ele geçiren IŞİD militanları, bir­çok tarihî esere ciddi zararlar vermiş ve eserlerin çoğunu imha etmişti. Kentle ilgili yayımlanan son görüntülerde ise, agora ve ünlü Roma tiyatrosu da dâhil görünen hasarın beklenenden az olduğu anlaşılıyor.

 

Suriye Eski Eserler Departmanı Müdürü M. Abdulkerim, kendisini en kötüsüne hazırladığını; fakat kenti beklediğinden iyi durumda bulduğunu ifade etti. Önü­müzdeki günlerde kentteki hasarın tespiti için çalışmaya başlanacağını söyleyen Ab­dulkerim, yıkılan Zafer Takı ve tapınakla­rın yeniden inşa edileceği sözünü verdi.

 

Arkeolojik yerleşmelerdeki yağma ve yıkımı engellemek için yapılan çağrılara kulak asmayan IŞİD’in kentteki faaliyet­leri, daha önce Birleşmiş Milletler Eği­tim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından savaş suçu olarak nitelen­mişti. Çok iyi korunmuş bazı eserlere ev sahipliği yapan Palmyra’da, Baalshamin Tapınağı, Baal (Bel) Tapınağı ve Zafer Takı gibi yapılar zarar görmüş, mezar­lar yağmalanmış, ünlü Roma tiyatrosu ise infazlar için kullanılmıştı. Yaklaşık 40 yıldır burada çalışan arkeolog Halid Esad da, Ağustos 2015’te IŞİD militan­ları tarafından infaz edilmişti.