ÜÇ GENETİK ÇALIŞMA DÜNYANIN İLK ÇİFTÇİLERİNİN ŞAŞIRTICI DERECEDE FARKLI OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

Antik DNA, Orta Doğu’nun Bereketli Hilali’nde ortaya çıktığı bilinen tarımın hikâyesine yeni ayrıntılar ekliyor.

Dünyanın ilk çiftçilerine ait DNA’lardan görüntü elde etmek için yeni teknikler kullanan üç ekibe göre, tarım bir grup insan tarafından değil, bölgelere dağılmış ve farklı genlere sahip gruplar tarafından benimsenmiştir. “İlk çiftçilerin çeşitliliği çok şaşırtıcı” diyen Science dergisinin ortak yazarlarından genetikçi Garret Hellenthal, birbirlerine oldukça yakın yaşayan bu erken çiftçilerin tamamen farklı olduğunu söyledi.

 

Bitkileri ekip biçme ve hayvancılık için en erken arkeolojik kanıtlar Bereketli Hilal’de (Basra Körfezi’nden Türkiye’ye ve güneyde Mısır’a kadar uzanan bir bölgede), 10-12 bin yıl öncesine dayanır. Yaklaşık olarak aynı zamanda farklı alanlarda, örneğin Ürdün'deki Jericho, Irak'taki Jarmo ve Türkiye'de Çatalhöyük'teki kazılarda, erken tahıl yetiştirme ve koyun-keçi evcilleştirmenin kanıtları bulunmuştur.

 

“Tek bir grup tarımı Avrupa’ya taşıdı”

 

Batı Anadolu’daki antik çiftçilerin DNA’ları, Avrupa’nın ilk çiftçilerinin doğrudan ataları olduğunu gösterdi. Günümüz Sardunyalıları bu DNA’yı antik Anadolulularla paylaşıyor.

 

Almanya'nın Johannes Gutenberg Üniversitesinden Joachim Burger liderliğinde, İran Ulusal Müzesinden Marjan Mashkour ve Fereidoun Biglari'nin de dâhil olduğu bir ekip, Wezme Mağarasından 9 bin yaşında bir erkek iskeletinin ve çiftçiliğin dünyada en erken kalıntılarına sahip olan 10 bin yıllık Tepe Abdul Hosein yerleşiminden 3 iskeletin tüm genomlarını sıraladı. Bu dört çiftçinin dişlerindeki izotop testleri, onların tahıllar açısından zengin beslenme biçimlerinin olduğunu doğruladı.

 

Hellenthal, DNA parçalarının kalıtımına ait modellere bakan yeni bir yöntem kullanarak, ilk Zagros Dağı çiftçilerinin, özellikle İranlılar, Pakistanlılar, Afganlar ve diğer ülkelerde bir genetik miras bıraktığını keşfetti. Fakat antik İranlıların DNA’ları, batı Anadolu çiftçilerinden çarpıcı biçimde farklıydı. 2 bin yıl boyunca yaklaşık 2 bin kilometre uzakta yaşayan iki çiftçi grubu, tamamen farklı avcı-toplayıcı grupların soyundan gelmiş olmalıydı.

 

Benzer bir genetik farklılık Harvard Üniversitesinden David Reich’in liderliğinde yapılan bir çalışmada ortaya çıktı. Reich, MÖ 14 bin ile 3 bin 400 arasında yaşamış olan 44 Ortadoğulu bireyden alınan DNA’ları analiz etti ve bunları dünyada yaşayan 2864 kişi ve antik çağ insanlarıyla karşılaştırdı. Böylece ekip, İsrail ve Ürdün’ün (Levant olarak da bilinen) ilk çiftçilerinin genetik açıdan Zagroslar’da yaşayanlardan farklı olduğunu keşfetti.

 

BioRxiv’de yayınlanan üçüncü çalışmada Ganj Dareh’den (Zagros Dağlarında yer alır) 10 bin yaşındaki bir kadının tüm genomu analiz edildi. 

 

Burger ve Reich, Zagros insanlarının bir grup Avrasyalının (Afrika dışındaki tüm diğer insanların atalarından 50 bin ile 60 bin yıl önce ayrılmış olan) soyundan geldiğini keşfetti. Dolayısıyla Zagros Dağı çiftçileri, Batı Anadolu çiftçilerinden daha az Neandertal DNA'ya sahipti.

 

Bu erken çiftçilerin nesilleri farklı yollara gitti. Batı Anadolulular Avrupa’ya göç ederken, Zagros Dağı çiftçileri kuzeyden Avrasya steplerine ve doğuya doğru Güney Asya’ya yayılmışlardır. Levant’ın eski çiftçilerinin ise Doğu Afrika’ya göç ettiği önerilmiştir.

 

Bu insanlar tarımı birbirinden mi öğrendi yoksa birden fazla icat edildi mi? Bu noktada görüşler farklı. Arkeologlar, farklı bölgelerdeki ilk çiftçilerin, farklı aletler ve tahıllar kullandıklarını kaydetti. İngiltere'deki Reading Üniversitesi'nden arkeolog Roger Matthews'e göre genetik ve arkeolojik bulgular, Bereketli Hilal'in uzak ucunda tarıma en az iki ayrı yol önerir.

 

Ancak bu gruplar obsidyen ticareti yapıyordu. Arkeologlar bu tohumların ve çiftçilik bilgisinin de paylaşılabileceğini öne sürdü. Bar-Yosef’e göre Levant’ta yeni tür yiyecek hazırlama araçları ortaya çıktığından tarım burada filizlendi. Burger’e göre ise başlangıçta tarım yayılmış bir fikirdi.

 

Öyle görünüyor ki son derece farklı insanlar tarafından yaratılan son derece karmaşık bir tarım devrimimiz var.

 

http://www.sciencemag.org/