Göbekli Tepe´de İbadethane, Kahin Tepe´de Atölye..

Kahin Tepe Göbeklitepe ile Yaşıt!

Kastamonu´nun Araç ilçesindeki Kahin Tepe´de yapılan araştırmalar sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün oluru ve Kastamonu Müze Müdürlüğünün başkanlığı ile Düzce Üniversitesi´nden Protohistorya ve Önasya Arkeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin danışmalığında yapılıyor.

 

Bu sene yapılan kazı çalışmalarında Akeramik Neolitik Döneme ait öğütme taşı, süs eşyası gibi eserle bulundu. Nurperi Ayengin, Kahin Tepe´nin Karadeniz Bölgesinde bugüne kadar bulunan en eski yerleşim yeri olduğunu, günümüzden 12 bin yıl önceki yerleşimlerden bir olması nedeniyle çok önemli olduğunuve yaşıtı yerleşimler ile benzerlikler taşıdığını aktarırken, yerleşimin bir taş atölyesi olduğunu da sözlerine ekledi. 

 

Kahintepe´nin konum olarak stratejik bir noktada olduğuna işaret eden Ayengin, "Bölgedeki yerleşim yeri ovaya hakim bir alana konuşlanmış. Önünden Araç Çayı geçiyor. Kahin Tepe´nin önünden geçen su kaynağı bölgenin besin ekonomisine katkı sağlarken savunmayı da güçlendiren bir yapıya sahip" dedi. Bölgede iki ayrı dönemde yerleşim olduğunu belirten Ayengin, "Erken Tunç Çağı´na tarihlenen bir yerleşim var. Bu alanda adak çukurlarını görüyoruz. Adak çukurlarında döneme özgü çok fazla malzeme bulundu ama maalesef bunların çoğu tarımsal faaliyet sırasında bozulmuş. Bunların altında ise Akeramik Neolitik Döneme tarihlendirilen yuvarlak plan tespit ettik. Çukur Aneolitik Dönemin tipik yapısı"dedi. Akeramik Neolitik Dönemin en meşhur yerinin Göbekli Tepe olduğunu belirten Ayengin: "Yuvarlak yapıyla birlikte buranın Akeramik Neolitik döneme tarihlenen bir taş atölyesi olduğunu söyleyebiliriz. Göbekli Tepe ilk tapınım yeri olarak değerlendirilirken, burası da taşların işlendiği bir atölye. Bu taş işleme atölyesinde ciddi bir üretim var. Buranın ihtiyacından çok daha fazlasını ürettikleri görülüyor. Büyük İhtimalle çevredeki yerleşim yerlerine takas yöntemiyle veriliyordu. Sembolik eserlerden tutun, öğütme taşlarına kadar eserler bulduk. İnsanların çevresinde gördükleri güçlü hayvanları betimlediği taş eserlere ulaştık. Taşlar arsında gündelik hayatta kullanılanlar, süs eşyası olarak yapılanlar da var. Süs eşyası olarak taşlardan boncuklar yapılmış. Yontma taşlardan yapılmış aletler keşfettik" dedi.