BEÇİN - ORTAÇAĞ KENTİ

Muğla ili, Milas ilçesinin 5 km güneyinde yer alan Beçin, Türkiye’nin güneybatısında yer alır. Kent, Klasik dönemlerden, Romalılara, Bizanslardan, Menteşeoğulları Beyliği ve Osmanlı’ya kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.

 

Bölge

Muğla İli

Milas İlçesi

Kategori

Kültürel Miras

Selçuklu Dönemi

Geometrik, Arkaik, Klasik dönemlerden, Roma, Bizans, Menteşeoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemlerine.

Kalıntılar

İç Hisar, 1, 2, ve 3 olarak adlandırılmış anonim mezarlar, Büyük Hamam, Zaviye, Mültezim Evi, Orhan Camii, Hankah, Ahmet Gazi Medresesi, Bey Konağı ve Hamamı, Kubbeli Çeşme, Kızılhan, Seymenlik Zaviye, Menteşe Mezarlığı,Yelli Külliye ve Kara Paşa Medresesi

Kabul tarihi

13.04.2012

 

Muğla ili, Milas ilçesinin 5 km güneyinde yer alan Beçin, Türkiye’nin güneybatısında yer alır. Kent, Klasik dönemlerden, Romalılara, Bizanslardan, Menteşeoğulları Beyliği ve Osmanlı’ya kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Buna rağmen, antik çağ ya da Bizans Dönemi boyunca öne çıkan bir kent olmamıştır. Ancak 13. yüzyılda 200 yıl boyunca hüküm sürmüş Menteşeoğulları Beyliği’nin başkenti olduğunda önem kazanmıştır.

Beçin kenti, bir kale ve kalenin güneyinde yer alan yerleşim alanından oluşur. Kalenin içinde Emir Avlusu, Orman Locası, Yeni Kilise, Bizans Şapeli ve diğer arkeolojik kalıntılar yer alır. Kentin en göze çarpan yapıları İç Hisar, 1, 2, ve 3 numaralı anonim mezarlar, Büyük Hamam, Zaviye, Mültezim Evi, Orhan Camii, Hankah, Ahmet Gazi Medresesi, Bey Konağı ve Hamamı, Kubbeli Çeşme, Kızılhan, Seymenlik Zaviye, Menteşe Mezarlığı,Yelli Külliye ve Kara Paşa Medresesidir. Antik çağların kalıntılarına kurulan hisar yapısı dışında bu yapıların çoğu, 14. ve 15. yüzyıllara tarihlenir.

Beçin arkeolojik yerleşmesi 1972 yılından beri sistematik bir şekilde kazılmaktadır. 2000 yılında 60.000’i İslami, 850 tanesi Avrupa’ya özgü sikke topluluğu bulunmuştur. Türkiye’deki kazılarda ortaya çıkarılmış en geniş sikke topluluğu olan bu stok aynı zamanda bugüne kadar bulunmuş Osmanlı dönemine ait en büyük sikke stoğudur.

Selçuklu Devleti sonrasında Anadolu’nun farklı bölgelerinde bağımsızlıklarını ilan eden beylikler kendi şehirlerini kurmaya başlar. 13. ve 14. yüzyıllardaki diğer Anadolu kentleriyle karşılaştırıldığında Beçin, hala ayakta duran ve dönemin mimari özelliklerini yansıtan hanları, hamamları, medrese ve camileri, çeşmelerii türbe ve zaviyeleriyle olağanüstü bir değer taşır. Osmanlı İmparatorluğu yerleşmelerinin çoğu günümüze kadar kullanılmış ve döneme özgü özelliklerini kaybetmişlerdir. Ancak Beçin kenti, 17. yüzyılın başlarında terkedildiği dönemden bu yana tarihi kent görünümünü korumuştur. Bu özelliğiyle Beçin, dönemin diğer kentlerinden ayrılır.