GÖBEKLİ TEPE VE TRT BELGESELİ

TRT Belgesel Kanalında "Cazibe Merkezlerini Destekleme" programı adı altında hazırlanan "Suların, Ateşin ve Taşların İmparatorluğu” isimli belgesel, insanlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan Göbekli Tepe’nin, Hz. İbrahim´in yıktığı putların yer aldığı tapınak olabileceğini ima ediyor.

TRT, Diyarbakır Valiliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen "Cazibe Merkezlerini Destekleme" programı aslında bölgenin hem ulusal hem de ulluslar arası turizm potansiyelini tanıtmak ve turizmin gelişmesini sağlamak. Bu kapsamda Kalkınma Bakanlığı tarafından birçok proje gerçekleştiriliyor.

 

Bu program kapsamında hazırlanan "Suların Ateşin ve Taşların İmparatorluğu” isimli belgesel, insanlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan Göbekli Tepe’nin, Hz. İbrahim'in yıktığı putların olduğu tapınak olabileceği ima ediliyor. Belgeselde Göbekli Tepe dikilitaşlarının parçalandığı bir sahne canlandırılıyor. Göbekli Tepe'ye ait bilimsel bilgiler hatalı ve tarihlendirmeler yanlış veriliyor.

 

Belgeselin bu hafta yayınlanan 2. bölümünde "Göbekli Tepe'de yer alan heykellerin Hz. İbrahim'in babası Azer'in yapmadığını kim bize söyleyebilir, ya da Hz. İbrahim'in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbekli Tepe olmadığını ileri sürebilir miyiz?" yorumuyla birlikte Göbekli Tepe'de yer alan ve tapınağın en önemli dikilitaşlarından biri olan üzerinde tilki betiminin bulunduğu T biçimli dikilitaşın kırılışı canlandırılıyor.

 

Göbekli Tepe bugün tüm dünyanın merak ettiği, dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri, belki de en önemlisi. 15 yıl gibi kısa bir sürede insanlık tarihinin anlaşılmasına yönelik açığa çıkarılan bilgiler ve eserler hem bilim insanlarının hem de tüm dünyanın ufkunu açmış durumda. Sadece arkeoloji dünyasının değil tüm dünyanın ilgi ve merakla takip ettiği bir arkeolojik alanın "Cazibe Merkezlerini Destekleme" programı altında hazırlanan bir “belgesel” Göbekli Tepe'yi oldukça zor duruma düşürebilecek şekilde hazırlanmıştır.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı büyük bir gayret ve çaba ile ülkemizde turizmin gelişmesi ve düşen turizm potansiyelinin artırılması için çalışırken bu tür fikirden, düşünceden ve tanıtımdan uzak işlerin gündeme düşmesi oldukça üzücüdür.

 

"Şimdiye dek keşfedilen en erken tarihli insan yapımı kült mimari, Şanlıurfa’nın 15 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Göbekli Tepe’de ortaya çıkmıştır. Günümüzden yaklaşık 10 bin yıl önce bilinçli olarak toprakla doldurulmuş ve yükseltilmiş olan bu anıtsal yapılar, son Buzul Çağının ardından, Çanak Çömleksiz Neolitik olarak adlandırılan dönemde avcı-toplayıcı gruplar tarafından inşa edilmiştir. Çanak çömleğin ortaya çıkışından bile daha erken tarihli olan anıtsal yapılar, birbirlerine duvar ve sekiler ile bağlı T-biçimli dikilitaşların içerisine yerleştirildiği dairesel duvarlar ile yapıların merkezine yerleştirilmiş iki büyük boyutlu dikilitaştan oluşur. Yapıların tümü belirli bir süre sonra bilinçli olarak toprakla doldurulmuş ve neredeyse bir mezarı andırır biçimde kapatılmıştır. Çanak Çömleksiz Neolitik yerleşmeleri genellikle, su ve diğer kaynaklara yakınlık gibi elverişli çevresel faktörlerin bulunduğu alanlara kurulurken, Göbekli Tepe bilinen en yakın su kaynağından oldukça uzak bir noktadaki dağ silsilesinin en yüksek noktasında kurulmuştur. Diğer yandan, geniş bir alandan kolaylıkla fark edilebilen alan, çevreye hakim konumuyla dikkat çekmektedir. Göbekli Tepe'nin, avcı-toplayıcı toplulukların değiş-tokuş ve bağları güçlendirme amaçlarına hizmet eden düzenli toplantılar, kolektif etkinlikler ve karşılıklı olarak düzenlenen şölenler için merkezi bir toplanma yeri oluşturmak için bu noktada inşa edildiği düşünülmektedir."