HASANKEYFLİLERİN GÖZÜNDEN HASANKEYF

Hasankeyf’in geçmişi ve geleceği üzerine…

 

Arkeolojik kalıntıları ve mimari eserleri son derece ciddi bir yıkımla karşı karşıya olan ve çok acil doğru bir koruma planına ihtiyaç duyan Hasankeyf, görkemli ve büyülü bir kent olarak varlığını sürdürür. Hasankeyf ’in böylesine büyülü bir antik kent olmasının temelinde, kentin yerel nüfusunun sahip olduğu eşsiz kültür yatar. Bu kültür, yalnızca sözlü tarihinde ve mutfağında değil, yerel halkın el sanatlarına karşı duyduğu gurur ve adanmışlıklarında, doğal çevreleri ile ilgili sahip oldukları geniş bilgide ve atalarının hatırasına olan derin bağlılıklarında görülür. Hasankeyfliler yaşam tarzlarıyla, dünyanın bilinen en eski yerleşik köylerinden biri olan ve Ortaçağda da önemli bir ticaret ve üretim merkezi olarak varlığını sürdüren Hasankeyf ’in tarihine paha biçilemez bir anlam sunmaktadır.

 

Hasankeyf ’in somut olmayan kültürel mirası en iyi şekilde belgelenip korunarak, geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurmalı ve yerel halkın nehrin karşı yakasındaki yeni yerleşim alanına nihai geçişini kolaylaştıracak bir araç görevi görmelidir.

 

Hasankeyf Kalesi

 

Genç ya da yaşlı fark etmez, tüm Hasankeyfliler için Kale şehrin kalbidir. Kışın sıcak, yazın serin tutan mağara evlerinin kuru ve temiz havasını sevgiyle anımsayan Hasankeyfliler için şimdi yaşadıkları, aşağı şehirde yer alan beton evler, mağaralarla kıyaslandığında pek çok yönden eksik kalır.

 

Hasankeyflilerle sohbete daldığınızda, Kale içerisindeki günlük hayatlarından ve geleneklerinden özlemle bahsettiklerini görürsünüz. Yağmur suyunu depolamak için kullanılan sarnıçlar veya kurak aylarda Tahtalpaşa Çeşmesi’nden su taşıyan kadınlar buna örnektir. Örneğin, Hasankeyf ’te Ramazan ayında halkı sahura uyandırmak için mahalleler arasında davulcu dolaşmaz, onun yerine büyük bir tokmakla kayaya vurulurdu. Kale’nin üzerinde kurulu olduğu sarp kayalıklar üzerinden yankılanan sesi duyan mağara sakinleri sahura kalkardı. Hasankeyf ’in çocukları, ayrıca kendi özel oyunlarını üretmişlerdi.

 

 

JOHN M. CROFOOT

 

DEVAMI AKTÜEL ARKEOLOJİ HASANKEYF ÖZEL SAYISINDA…