Madran Dağı Kaya Resimlerinde İnceleme Yapıldı

 

Aydın’ın ilçesi Çine’de yer alan Madran Dağı’ndaki kaya resimleriyle ilgili Aydın Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından inceleme çalışması başlatıldı.

 

Yapılan çalışmalara Aydın Müzesi’nden arkeolog Yılmaz Akkan, Müze Araştırmacısı Aynur Akkan, harita mühendisi Evrim Özgen, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Restorasyon Konservasyon Merkez Laboratuvarı Müdürlüğü’nde uzman olarak görev yapan Ayşe Eyigör ve Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü katıldı.

 

Çalışmalar hakkında bilgiler veren EKODOSD Başkanı Sürücü, “Madran Dağı´nın Çine ilçe sınırlarında yer alan bir bölgesinde tespit ettiğimiz tarih öncesi kaya resimleriyle ilgili, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz aylarda tescil çalışmaları başlatılmıştı. Aydın Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü uzmanları tarafından kurum görüşü için bir inceleme çalışması yapıldı. Yapılan incelemelerde bir kadın figürünün bezemelerin olduğu ve 17’si sayılabilen el izinden oluştuğu görüldü” dedi.

 

“KAYA RESİMLERİ EŞSİZ ÖZELLİKLERE SAHİP”

 

Devasa boyutlarda bir ana kayaya çizilen tarih öncesi kaya resimlerinin, Madran Dağları’nda ilk kez görüldüğü, Latmos (Beşparmak) Dağları’ndan hayli uzakta olduğu, bu durumun da kaya resim kültürünün geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösterdiğini belirten Sürücü, “Dünyadaki kaya resimleri arasında buradaki kaya resimleri eşsiz özelliklere sahiptirler. Mevcut buzul çağından sonraki diğer örneklerden farklı olarak, ne insana ne de hayvanlara karşı savaş ve şiddet içeren figürler bulunmamaktadır. Bu açıdan da önemli özellikleri bulunmaktadır.Aydın bölgesinin Göbeklitepe’si sayılan insanlık tarihinin en eski kültürel miraslarından biri olan kaya resimleri, gelişecek olan ekoturizm faaliyetleri için, bölgenin önemli destinasyonlarından biri olarak, bölgeyi tüm dünyaya tanıtması açısından büyük önem taşımaktadır. Batısında zeytin, doğusunda fıstık çamlarıyla olağanüstü güzellikte bir doğal peyzaj oluşturan bölgenin en önemli özelliklerinden biri de jeolojik oluşumlarıdır. Milyonlarca yılda oluşan bu kaya yapıları, rüzgar, yağmur gibi doğal nedenlerden dolayı, sanki bir heykeltraşın elinden çıkmış eserler gibi çeşitli kaya şekillerinin oluşmasına yol açmıştır. Muhtemelen tarih öncesi dönemde ve antik çağda da kullanıldığı tahmin edilen, dönemin doğayla barışık insanları tarafından kullanılan bazı doğal yapıların, küçük dokunuşlarla hala kullanılmaya devam ettiği görülmektedir. İnceleme ekibi tarafından yerel halkın tahıl ambarları olarak kullandığı doğal yapılarda da incelemeler yapıldı. Dünyada eşi benzeri olmayan içinde sayısız doğal ve kültürel değerlerin bulunduğu Latmos ve Madran Dağları bütünsel olarak korunmalıdır. Bu muhteşem coğrafyanın içinde maden kamyonları değil, turistleri taşıyan tur otobüsleri dolaşmalı ve tüm dünyaya tanıtılmalıdır” diye konuştu.

 

https://www.sesgazetesi.com.tr/