EFES

İmparatorlar Kenti

EPHESUS Bütünüyle benzersiz bir kent Eski efsanelere göre; Efes (Ephesus), Amazon adı ile bilinen kadın savaşçılar tarafından kurulmuştur. İsminin, Ana Tanrıça kenti anlamına gelen Arzawa krallığındaki bir kentten, Apasas’dan geldiği düşünülür. Karyalılar ve Lelegler muhtemelen kentin ilk sakinleri arasındaydı. Efsaneye göre, kent kâhinlerin tavsiyesi üzerine bir balık ve yaban domuzunun rehberliğiyle gittikleri Kayster Nehri’nin denize döküldüğü yerin kıyısında ikinci kez Atina kralı, Kodros’un oğlu Androklos tarafından kurulmuştur. Öte yandan, arkeolojik veriler, bölgede MÖ 2. binyılın sonlarına kadar yerli insanların yaşadığını gösterir. Bu yer, büyük olasılıkla Hitit kaynaklarında geçen, Ayasuluk Tepesi ile eşleştirilebilecek Arzawa’nın başkenti Apasa kentidir. Eğer bu varsayım doğruysa, Ege, Miken ve Girit etkilerinden çok bahsedilmese de Hitit İmparatorluğu ile yakın ilişkiler içinde olan bölgesel bir güç beklentisinde olmalıyız. MÖ 100 yılı ve sonrasında Yunan etkisinde gözlemlenebilir bir artış yaşanır. Yunan adasından gelen ilk kolonicilerin Ege Denizi’nin doğu kıyısı boyunca, bugün Ionia (İyonya) olarak adlandırılan bölgede yerleşmiş olmaları oldukça muhtemeldir. Ionia kentleri, Ionia göçlerinin Efes liderliğindeki bir konfederasyona katılmasından sonra gelişir. Lidya kralları döneminde, Efes Akdeniz dünyasının en varlıklı kentlerinden biri haline gelir. Lidya kralı Kroesus’un Pers Kralı Kyros tarafından yenilmesi, tüm Ege kıyı şeridi üzerinde Pers egemenliğinin yayılımı için zemin hazırlar. 5. yüzyılın başında, Ionia kentleri Perslere karşı ayaklandığında, diğerlerinden hızlı bir şekilde ayrılmış ve böylece yıkılmaktan kurtulmuştur. Efes, elli yıllık barış ve huzur dönemine girdiğinde MÖ 334 yılında Büyük İskender’in gelişine kadar Pers egemenliğinde kalmıştır. Lysimakhos, karısı Arsinoe’den sonra Arsinoeia olarak adlandırdığı kenti geliştirmek için kolları sıvar. Yeni bir liman, Panayırdağ ve Bülbüldağ’ın yamaçlarına savunma duvarı inşa ederek, kenti 2,5 km güneybatıya taşır. MÖ 281 yılında, kent Efes adıyla tekrar kurulur ve Akdeniz’in en önemli ticari limanlarından biri haline gelir. MÖ 129 yılında, Bergama (Pergamon) kralı Attalos, tüm bölgeyi, bir Asya eyaleti olarak Roma İmparatorluğu’na katmaları için krallığını Romalılara miras bırakmış, onlar da bu vasiyetin şartlarından... Sabine LADSTÄTTER – Lilli ZABRANA kaleminden EFES yazısının devamı Aktüel Arkeoloji Dergisi, Temmuz-Ağustos sayısında yer almaktadır."