PELOPONEZ SAVAŞI

MÖ 431’de, Antik Yunanistan’ın en güçlü iki şehir devleti olan Atina ve Sparta, MÖ 404 yılına kadar sürecek bir savaşa girdi. Savaşın başlamasına doğrudan yol açan nedenler, Atina ve Korint arasındaki, Epidamnus (günümüz Arnavutluk topraklarındaki Durres kenti) ve Potidaea kentleri üzerine olan tartışmalardı.

Bununla birlikte, savaş sırasında yaşamış Atinalı tarihçi Thukydides, savaşın asıl nedeninin Atina’nın Kıta Yunanistan’da kurmuş olduğu kapsamlı denizcilik imparatorluğu ile birlikte artan gücü ve bölgesel hırslarının, Sparta ve müttefikleri üzerinde korku uyandırması olduğunu söyler.

 

Savaşın ilk yıllarında, Atinalı devlet adamı Perikles tarafından planlanan strateji, büyük askeri taahhütlerden kaçınmayı ve kent ile Piraeus’taki (Pire) limanları çevreleyen devasa tahkimat duvarlarının içerisinde kalmayı öngörüyordu. Spartalılar ve müttefikleri Attika bölgesini yakıp yıktığı sırada, Atinalılar da trireme adı verilen büyük savaş gemilerinden oluşan filoları ile Peloponez çevresinde karşı baskınlarda bulunuyordu. MÖ 430’da Atina’yı kırıp geçen bir veba, hem Perikles’in hem de binlerce kişinin ölümüne sebep olmuş ancak ne veba ne de Spartalıların Atina yönetimine bağlı kentleri Atina’dan ayırma denemeleri iki şehir devleti arasındaki bu anlaşmazlığın sonuçlanmasını sağlayabilmiş ve MÖ 421’de bir barış antlaşması imzalanmıştır.

 

Yazı: Philip de Souza

 

Yazının tamamına Aktüel Arkeoloji Dergisi 61. sayısından ulaşabilir, okuyabilirsiniz.