BİR DİNOZOR YUMURTASI NE KADAR SÜREDE ÇATLIYORDU?

Bir insan genellikle 9 ay sonra doğum yapar. Deve kuşu yavrusu 42 gün sonra yumurtadan çıkar. Peki bir bebek dinozorun yumurtadan çıkması ne kadar sürer? Florida Eyalet Üniversitesinden bir profesör tarafından yürütülen çığır açan araştırmada, dinozora bağlı olarak 3 ile 6 ay arasında bir zaman çizelgesi oluşturuldu.

FSU Ulusal Biyoloji Bilimleri Profesörü Georgy Erickson ve araştırma ekibi, bu tarih öncesi canlıların karmaşık biyolojilerini ayrıntılarına kadar araştırdılar ve embriyonik diş kayıtlarından yola çıkarak dinozor yumurtalarının ne kadar süreyle çatladığının gizemini çözdüler. Erickson, dinozorlar hakkındaki en büyük bilmecelerin bazılarının embriyolojiyle ilgili olduğunu ve neredeyse bu konu hakkında hiçbir şeyin bilinmediğini belirtti.

 

Yumurtalarını, sürüngen kuzenleri krokodilya ve kertenkele gibi, yavaş kuluçkaya mı yatırdılar, yoksa yaşayan dinozorlar olan kuşlar gibi hızlı mı? Bilim insanları, dinozor kuluçka süresinin, kuluçka süreleri 11-85 gün arasında değişen kuşlara benzediğini uzun zamandır teorik olarak öngörmüştü. Benzer büyüklükte sürüngen yumurtaları genellikle iki kat daha uzun süre sonra çatlar; yani haftalar, aylar sonra. Dinozorların yumurtaları o kadar büyüktü ki (bazıları yaklaşık 4 kilogramdı ya da bir voleybol topu kadardı) bilim insanları, bu karakteristik özelliklerini dinozor atalarından devralan kuşlar gibi hızlı bir kuluçka yaşamış olmaları gerektiğine inanıyorlardı.

 

Erickson, aynı üniversiteden lisansüstü öğrencisi David Kay, Calgary Üniversitesi’nden meslektaşları ve Amerikan Doğa Tarihi Müzesi, bu teorileri test etmeye karar verdi. Bunu yapmak için, bazı nadir fosillere (dinozor embriyolarına) eriştiler. Calgary Üniversitesi’nden yerbilimleri öğretim üyesi Darla Zelenitsky, yumurtadaki zamanın, gelişimin çok önemli bir parçası olduğunu; ancak bu en erken büyüme evresinin bilinmediğini, çünkü dinozor embriyolarının nadir olduğunu söyledi.  Zelenitsky’e göre embriyolar, dinozorların nasıl gelişip büyüdüklerini ve bu bakımdan kuşlara mı, sürüngenlere mi daha fazla benzediklerini ya da benzemediklerini bize potansiyel olarak gösterebilir. İncelenen iki tür dinozor embriyosu araştırması sonucuna göre, Moğolistan’daki Gobi Çölü’nde bulunan ve oldukça küçük bir dinozor olan Protoceratops yumurtası 194 gr ve Alberta, Kanada’da bulunan dev ördekgagalı dinozor olan Hypacrosaurus’a ait yumurtalar ise 4 kg’dan daha ağırdır.

 

Erickson ve ekibi, embriyonik çeneleri ve şekillenen dişleri görselleştirmek için bir CT tarayıcısı ile çalıştılar. Ardından, karmaşık mikroskoplar altında daha da incelemek için birkaç diş çıkardılar. Aradıklarını bu mikroskop lamlarında buldular. Dişlerdeki büyüme çizgileri araştırmacılara, dinozorların yumurtalarda ne kadar sürede yetiştiğini tam olarak gösterdi. Erickson, “Bunlar, herhangi bir hayvanın dişleri geliştiğinde oluşan çizgilerdir ve tıpkı ağaç halkaları gibidir, ama günlük olarak oluşurlar. Her dinozorun ne kadar süreyle geliştiğini görmek için onları sayabiliriz” dedi. Sonuçlar, küçük Protoceratops embriyoları için yaklaşık üç ay ve dev Hypacrosaurus embriyoları için ise altı ayı gösterdi.

 

Amerikan Doğal Tarih Müzesi’nde görevli küratörü ve çalışmanın ortaklarından Mark Norell, dinozor embriyolarının dünyanın en iyi fosillerinden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca Amerikan Müzesi’nin Gobi Çölü seferi esnasında topladığı muhteşem fosilleri kullandıklarını, onları yeni teknolojiler ve yeni fikirlerle birleştirdiklerini ve bunların onları dinozorlar hakkında gerçek yeni keşiflere yönlendirdiğini de ekledi.

 

Uzun dinozor kuluçka süresinin etkileri oldukça fazladır. Araştırmacılar, dinozor kuluçkalamasının ilkel sürüngenlerinkine benzerliğini bulmanın yanı sıra, dinozor biyolojisinin birçok yönünü de bu sonuçlardan çıkarabilir. Kuluçka süresi uzadığında, yumurtaları ve ebeveynlerini açlık ve diğer çevresel risk faktörlerine karşı risk altına sokar.

 

Bazı dinozorların Kanada’nın daha ılıman iklim bölgelerinde yer aldığı ve daha sonra yaz aylarında Arktik’e gittiği yönündeki teori, kuluçka ve göç için zaman çizelgesi göz önüne alındığında, pek mümkün görünmüyor. Bununla birlikte, araştırmadan elde edilen en büyük ayrışma, dinozorların yok olmasıyla ilgiliydi. Bu sıcakkanlı canlıların yetişkinliğe erişebilmek için önemli kaynaklara ihtiyaç duydukları göz önüne alındığında, olgunlaşması da bir yılı aşıyordu ve kuluçka sürelerinin yavaş olması nedeniyle, yok oluş olayından sağ kurtulmuş diğer hayvanlara kıyasla farklı bir dezavantaja sahiptiler.

 

Erickson’a göre Mezozoik dönemde dinozorların soyunun neden tükendiğini anlamak için bulguların yeterliliği kuşkuludur; ancak amfibiyenler, kuşlar, memeliler ve diğer sürüngenler bu dönemi geçip başarılı olmuşlardır.

 

https://archaeologynewsnetwork.blogspot.com.tr