KÜLTÜREL MİRAS

UNESCO’nun eğitim, bilim, kültür, iletişim ve bilgi alanındaki çalışmaları, toplumlar arasında, insan haklarının, cinsiyetler arası eşitliğin, sürdürülebilir sosyokültürel gelişiminin gözetilmesini ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in Milenyum Kalkınma Hedefleri’ni biçimlendiren, ırkçılığın durdurulmasına yönelik işbirliği oluşmasını sağladı.

 

UNESCO’nun amaçları ve Dünya Kültürel Miras Listesi çalışmaları

YAŞAGÜL EKİNÇİ 

16 Kasım 1945’te, İkinci Dünya Savaşından sadece iki ay sonra, 37 ülkenin temsilcileri Londra’da UNESCO Anayasası’nı imzalamak amacıyla buluştu ve bu yasa 1946 yılında anlaşmaya atılan 20 imzanın oylamasıyla önemli bir güç haline geldi. Bundan sonra UNESCO; toplumlar, kültürler ve haklar arasındaki bağlantıları, ortak değerlere duyulan saygı çerçevesinde kurmak için çaba harcadı. Ayrıca bu ilişkiler Birleşmiş Milletlere, ülkelerin savaşa yeniden dönmesini önlemek için de yardımcı olacaktı.

UNESCO’nun eğitim, bilim, kültür, iletişim ve bilgi alanındaki çalışmaları, toplumlar arasında, insan haklarının, cinsiyetler arası eşitliğin, sürdürülebilir sosyokültürel gelişiminin gözetilmesini ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in Milenyum Kalkınma Hedefleri’ni biçimlendiren, ırkçılığın durdurulmasına yönelik işbirliği oluşmasını sağladı.

UNESCO, barışın sağlanmasına katkıda bulunmaya yönelik tüm potansiyelin farkına varmak ve sürdürülebilir gelişimin devamlılığını sağlamak amacıyla, farklı kıtalar, bölgeler ve ülkelere dayalı kendi merkezlerini, enstitülerini ve programlarını kullanıyor. Bu programlar, merkezler ve enstitülerin işleyişi, yine de geniş çapta yayılım gösteriyor: Herkes için eğitim, bilgi teknolojileri, kapasite gelişimi, mesleki eğitim, kuramsal fizik, kültürel zenginlik, biyosferin korunması, fikri haklar veya istatistikler…

Abu Simbel Tapınağı ve Dünya Kültürel Miras Konvansiyonu

Sürdürülebilir gelişim, yaşam boyu eğitim veya cinsiyetler arası eşitlik üzerine yürütülen programların başlatılmasından çok kısa bir süre önce, 1960 yılında, UNESCO, Aswan Barajı’nın devasa gölünden Abu Simbel Tapınağı’nı taşımak amacıyla Mısır’da Nubian Kampanyasını başlattı. Mısır ve Suriye hükümetlerinin 3000 yıllık anıtların ve tapınakların Aswan Barajı’nın sularından kurtarılması için UNESCO’ya yönelttiği yardım talebinin ardından, uluslararası bir kampanya başlatıldı. UNESCO’nun koordinatör rolünü üstlendiği bu Uluslararası Kampanya dâhilinde, toplam 22 anıtın tasfiye edilerek, bulundukları yerlerden taşınıp yeni yerlerine yerleştirilebilmesi için beş kıtadan uluslararası bir bilirkişi heyeti toplandı ve fon sağlandı.

20 yıl süren bu Kampanya’nın gelişimi ve başarıyla sonuçlanması, 1972’de imzalanan UNESCO’nun Dünya Kültürel Miras Konvansiyonu (Dünya Kültürel ve Doğal Mirasını Korumaya yönelik Konvansiyon) için bir ilham kaynağı oldu ve Abu Simbel’deki anıtlar Nubian Kampanyası 1980 yılında sona ermeden hemen önce, 1979 yılında Dünya Kültürel Miras Listesi’ne alındı.

Dünya Kültürel Miras Konvansiyonu’nun kabul edilmesinin ardından, Nubia Anıtlarına yönelik UNESCO kampanyası hala devam ederken; 1976 yılında, Dünya Kültürel Miras Komitesi kuruldu ve ilk alanlar 1978 yılında Dünya Miras Listesi’ne alındı.

 

Dünya Mirası ve Uluslararası İşbirliği Kavramı

UNESCO’nun da söylediği gibi, “kültürel miras geçmişten bize kalan, bugün içinde yaşadığımız ve gelecekteki nesillere devredeceğimiz bir emanettir ve Dünya Kültürel Miras kavramını özel yapan onun evrensel kabulüdür. Dünya Miras alanları, bulundukları topraklar gözetilmeden tüm insanlığa aittir”

UNESCO’nun Dünya Kültürel Miras misyonunu;

  • İnsanlığın seçkin evrensel değeri olarak kabul edilen dünya genelindeki kültürel mirasları tanımlamak, korumak ve muhafaza etmek,

  • Dünya Kültürel Miras Konvansiyonu’nun imzalanması için ülkeleri teşvik etmek ve böylece kendi doğal ve kültürel miraslarının korunmasını sağlamak,

  • Dünya Kültürel Miras Konvansiyonu imzalayan Taraf Devletlerin, kendi ulusal sınırları içinde bulunan alanları Dünya Miras Listesi’ne dâhil etmek üzere aday göstermelerine teşvik etmek,

  • Taraf Devletleri, kendi Dünya Miras alanlarının korunma durumu hakkında raporlama sistemleri ve yönetim planları oluşturma yönünde teşvik etmek,

  • Teknik yardım ve profesyonel eğitim sağlayarak, Taraf Devletlerin Dünya Miras varlıklarını korumalarına yardımcı olmak,

  • Olası tehlikelere karşı Dünya Miras alanları için acil yardım sağlamak,

  • Taraf Devletlerin halkına yönelik, kültürel ve doğal mirasın korunması amacıyla bilinç oluşturma çalışmalarını desteklemek,

  • Yerel nüfusun, kendi kültürel ve doğal miraslarını korumaya yönelik çalışmalara katılımını sağlamak,

  • Dünya kültürel ve doğal mirasını korumaya yönelik uluslararası işbirliği oluşturmak gibi amaçlar oluşturur.

Taraf Devletler, kendi sınırları dahilinde yer alan anıtları ve alanları Dünya Miras Listesine sokabilmek için, bu alanların korunması yolunda yerel ve uluslararası katılımı teşvik etmeli; korumak, muhafaza etmek ve alanların kullanımını sağlamaya yönelik bir yönetim planı oluşturmak amacıyla bilirkişiler, sivil toplum kuruluşları, yerel ve uluslararası yönetimlerle, vatandaşlarla işbirliği içinde çalışmalıdır. Bu şekilde taraf devletler, kültürel çeşitliliği vurgulamak, yerel öncelikleri dinlemek, alanlarının korunmasına yönelik ihtiyaçları belirlemek, katılımı sağlamak ve şeffaf bir üslupla çalışmayı öğrenmek için teşvik edilmişlerdir.